Hawala ya da Türkiye'de yaygın kullanılan adıyla Havala sistemi, bankalar ve geleneksel finans kuruluşları dışında faaliyet gösterebilen, aracılar arasındaki güven ilişkisine dayanan alternatif bir para ve değer transfer yöntemidir.
Sistemde para çoğu zaman fiziksel olarak bir ülkeden diğerine gönderilmez; gönderici ile alıcının bulunduğu bölgelerdeki aracılar, kendi aralarındaki hesaplaşma yöntemiyle işlemi tamamlar.
Havala ve benzeri hizmet sağlayıcıları, para veya karşılığının bir bölgeden başka bir bölgeye aktarılmasını sağlayan, mutabakatı banka sistemi yerine nakit, ticaret veya farklı değer aktarım yöntemleriyle gerçekleştirebilen yapılardır. Bu sistemler bazı ülkelerde lisanslı ve kayıtlı olarak faaliyet gösterebilirken, bazı ülkelerde düzenleme dışı veya yasa dışı kabul edilebiliyor.
Havala (Hawala) sistemi nedir?
Havala, temel olarak güvene dayalı alternatif bir para transfer sistemi olarak tanımlanabilir. Sistemde gönderici, bulunduğu ülkedeki bir havaladara para veya değer teslim eder. Bu aracı, başka bir ülkede ya da şehirde bulunan bağlantılı havaladara talimat gönderir. Alıcı ise karşılığındaki tutarı o aracıdan teslim alır.
Buradaki temel özellik, gönderilen paranın klasik banka havalesindeki gibi doğrudan bir hesaptan diğer hesaba aktarılmasının gerekmemesidir. FATF, havala ve benzeri yapıların ayırt edici özelliğinin banka dışı mutabakat yöntemlerine dayanması olduğunu belirtiyor.
Havala sistemi nasıl çalışır?
Havala sisteminin çalışma mantığı basit bir örnek üzerinden şöyle özetlenebilir:
Bir kişi Türkiye'den başka bir ülkedeki yakınına para göndermek istediğinde, bulunduğu yerdeki havaladara belirli bir miktar para verir. Havaladar, karşı ülkedeki bağlantısına işlemin bilgilerini iletir. Alıcı da kendi ülkesindeki aracıya giderek ilgili tutarı teslim alır.
Bu noktada iki aracı arasındaki borç-alacak ilişkisi daha sonra farklı yöntemlerle kapatılabilir. FATF'ye göre bu hesaplaşma; nakit, ticaret veya belirli dönemlerde yapılan net mutabakatlar üzerinden gerçekleşebilir.
Dolayısıyla sistemde göndericinin verdiği para ile alıcının aldığı paranın aynı fiziksel banknotlar olması gerekmez.
Havala sistemi nasıl kullanılır?
Havala sisteminde kullanıcı genellikle kendi bölgesindeki bir aracıyla iletişime geçer ve göndermek istediği tutarı aracıya teslim eder. İşlemin tamamlanması için alıcıya veya alıcının bulunduğu ülkedeki aracıya ait bilgiler paylaşılır.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: Bir sistemin pratikte kullanılabiliyor olması, o işlemin ilgili ülkede yasal olduğu anlamına gelmez.
Havala hizmetlerinin hukuki statüsü ülkeden ülkeye değişebiliyor. FATF de havala ve benzeri hizmetlerin bazı ülkelerde lisanslı veya kayıtlı olarak faaliyet gösterebildiğini, bazı yerlerde ise düzenlenmemiş ya da yasa dışı olabildiğini belirtiyor.
Havala güvenilir mi?
"Havala güvenilir mi?" sorusunun tek bir cevabı bulunmuyor. Çünkü güvenilirlik yalnızca sistemin çalışma biçimine değil, işlemi gerçekleştiren aracının kim olduğuna, yasal statüsüne ve bulunduğu ülkedeki düzenlemelere de bağlı.
Havala geleneksel olarak güven ilişkisine dayandığı için taraflar arasında resmi banka kayıtlarının bulunmaması veya sınırlı olması kullanıcı açısından önemli riskler yaratabilir. Özellikle lisanssız ve denetim dışı bir aracıyla yapılan işlemlerde paranın kaybolması, işlemin gerçekleştirilememesi veya uyuşmazlık halinde hukuki başvuru imkanlarının sınırlı olması gibi riskler ortaya çıkabilir.
Bu nedenle "havala sistemi tamamen güvenlidir" veya "havala sistemi her durumda güvensizdir" şeklinde genel bir değerlendirme yapmak doğru değildir.
Havala yasal mı?
Havala'nın yasal olup olmadığı ülkeye ve işlemin nasıl gerçekleştirildiğine göre değişir.
FATF'nin güncel değerlendirmelerinde havala ve benzeri hizmet sağlayıcılarının hukuki statüsünün ülkelerin düzenlemelerine göre farklılaştığı belirtiliyor. Bazı ülkelerde bu tür faaliyetler lisans ve kayıt şartlarına bağlanırken, bazı ülkelerde kayıt dışı faaliyetler yasa dışı kabul edilebiliyor.
Bu nedenle yalnızca "havala" kelimesine bakarak işlemin otomatik olarak suç olduğunu söylemek de, tüm havala işlemlerinin yasal olduğunu düşünmek de doğru değildir.
Türkiye açısından değerlendirme yapılırken belirleyici olan nokta, para transferi faaliyetinin ilgili mevzuat kapsamında yetkili bir kuruluş tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğidir.
Türkiye'de ödeme hizmetleri 6493 sayılı Kanun çerçevesinde düzenleniyor ve ödeme kuruluşlarının hangi hizmetleri sunabileceğine ilişkin faaliyet izinleri TCMB tarafından yayımlanıyor. TCMB'nin güncel listesinde faaliyet gösteren ödeme kuruluşları ve sahip oldukları izin kapsamları yer alıyor.
Bu nedenle Türkiye'de kayıt dışı bir aracının, gerekli izin ve yükümlülükler olmadan para transferi hizmeti sunması ile mevzuat kapsamında yetkilendirilmiş bir ödeme kuruluşunun para transferi hizmeti sunması aynı hukuki durum değildir.
Havala sisteminin riskleri neler?
Havala ve benzeri sistemlerin en önemli tartışma başlıklarından biri kara para aklama ve terörizmin finansmanı açısından taşıdığı riskler.
FATF'ye göre banka dışı mutabakat yöntemleri, farklı ülkelerdeki işlemlerin bir araya getirilmesi ve yasal gelirlerle yasa dışı gelirlerin aynı yapıda bulunabilmesi, denetim açısından zafiyet oluşturabiliyor. Ancak FATF aynı zamanda havala ve benzeri hizmet sağlayıcılarının tamamının suç amaçlı faaliyet gösteren yapılar olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Başka bir ifadeyle havala sisteminin kendisi ile havlanın suç amaçlı kullanılması birbirinden ayrılmalıdır.
kara para aklamada mı kullanılıyor?
Havala ve benzeri alternatif para transfer sistemleri, bazı durumlarda kara para aklama amacıyla kötüye kullanılabiliyor. Bunun temel nedenlerinden biri, para hareketlerinin geleneksel bankacılık sistemindeki işlemlerden farklı biçimde gerçekleştirilmesi ve aracılar arasındaki mutabakatın farklı yöntemlerle yapılabilmesi.
FATF, havala ve benzeri hizmetlerin kara para aklama ve terörizmin finansmanı bakımından kırılganlıklar taşıyabileceğini belirtiyor. Bununla birlikte kurum, geleneksel ve meşru şekilde faaliyet gösteren havala hizmet sağlayıcıları ile suç faaliyetlerine bilerek dahil olan yapılar arasında ayrım yapılması gerektiğini de vurguluyor.
