Arefe gününün gelmesiyle birlikte bayramın başlangıcını belirleyecek hilal gözlemi yeniden gündemin merkezine yerleşti. Aralarında Filistin ve Kuveyt'in de bulunduğu ülkeler bayram coşkusunun başlayacağı günü duyurdu. Peki, Şevval hilali tespit edilemeyince alınan 30 gün kararı ne anlama geliyor? İşte 2026 bayram takviminin perde arkası.
Hilal gözlemleri neden bu kadar önemli?
Ramazan ayının sonuna yaklaşılırken her yıl olduğu gibi bu yıl da milyonlarca Müslümanın gözü hilal gözlemlerine çevrildi. "Hilal göründü mü?" sorusu, bayramın hangi gün başlayacağını belirleyen en kritik gündem başlığı haline geldi. Farklı ülkelerden gelen resmi açıklamalar ise bu süreci yeniden tartışmaya açtı.
Başta Suudi Arabistan olmak üzere birçok ülke, Şevval hilalinin gözlemlenemediğini duyurdu. Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'nın geçtiği bilgilere göre, Kraliyet Divanı'na ulaşan bildirimler doğrultusunda hilalin görülmediği kesinleşti. Bunun üzerine Yüksek Mahkeme, 19 Mart Perşembe gününü Ramazan'ın son günü olarak ilan ederken, 20 Mart Cuma gününün Ramazan Bayramı'nın ilk günü olacağını açıkladı.
Farklı ülkelerin kararları nasıl şekillendi?
Suudi Arabistan'ın ardından Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Filistin, Kuveyt, Bahreyn, Yemen, Lübnan ve Sudan da benzer yönde açıklamalar yaptı. Bu ülkelerdeki yetkili dini kurumlar, yapılan gözlemlerde hilalin tespit edilemediğini bildirerek bayramın Cuma günü başlayacağını duyurdu. Böylece farklı takvim uygulamalarının sıkça ayrıştığı İslam dünyasında, bu yıl geniş bir coğrafyada ortak bir tarih üzerinde uzlaşılmış oldu.
Katar Vakıflar ve İslam İşleri Bakanlığı'na bağlı Hilal Gözlem Komitesi, yürütülen tüm çalışmalara rağmen hilalin görülemediğini açıkladı. Kudüs ve Filistin Müftüsü Şeyh Muhammed Hüseyin de benzer bir değerlendirmeyle bayramın Cuma günü idrak edileceğini duyurdu. Lübnan ve Sudan'daki dini otoriteler de aynı doğrultuda karar alarak takvimleri netleştirdi.
Geleneksel ve modern yaklaşımlar arasındaki farklar nelerdir?
Klasik İslam anlayışına göre, Ramazan'ın başlaması da bitmesi de doğrudan hilalin görülmesine bağlıdır. Bu görüş, Peygamber Efendimiz'in şu hadisine dayanıyor: "Ramazan ayının hilâlini gördüğünüzde oruç tutun. Şevvâl ayının hilâlini gördüğünüzde de bayram edin. Eğer (Şaban ayının hilâli) size görünmezse, (oruca başlamak için Şaban ayını, bayram etmek için ise Ramazan ayını) otuz güne tamamlayın." Bu çerçevede hareket eden alimler, gözlemin esas olduğunu ve hesaplamaların bu hükmün yerine geçemeyeceğini ifade ediyor.
Günümüzde bazı alimler ve dini kurumlar ise astronominin ulaştığı hassasiyete dikkat çekiyor. Ayın doğuşu, konumu ve görünürlüğü bilimsel verilerle önceden hesaplanabiliyor. Bu yaklaşımı savunanlara göre, hilalin görülebilirliği bilimsel olarak tespit edilebildiği için gözleme bağlı kalmak zorunlu değil. Özellikle farklı coğrafyalarda yaşayan Müslümanların aynı gün ibadet edebilmesi açısından bu yöntemin daha pratik olduğu ifade ediliyor.
