Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, İstanbul'da düzenlenen TRT World Forum 2026 kapsamındaki 'Uluslararası Hukuk ile İnsani Çöküşün Kesişiminde Gazze' başlıklı panelde önemli açıklamalarda bulundu. Kalın, konuşmasında siyaset ve ahlak arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, günümüz dünyasındaki küresel yönetişim krizinin insani değerleri nasıl tahrip ettiğini vurguladı.
Gazze'nin bağımsız bir mesele olmadığını, çok daha geniş bir adalet ve onur mücadelesinin parçası olduğunu belirten MİT Başkanı İbrahim Kalın, yaşanan trajedinin sadece bir toprak parçası meselesi değil, evrensel ahlaki ilkelerin çöküşüyle ilgili olduğunu dile getirdi. Kalın, küresel sistemin belirsiz bir yöne evrildiğini ve bu süreçte sağlam bir zeminin kalmadığını ifade ederek mevcut durumu 'kaotik' olarak nitelendirdi.
İşgal Gerçeği ve Çözüm Arayışı
'Filistin sorunu' ifadesinin gerçeği tam yansıtmadığını savunan Kalın, meselenin kökenine dair şu ifadeleri kullandı: Sorun Filistin değil, sorun işgal. İşgal sonlanmadığı müddetçe bölgede barış ve adaletin tesis edilmesinin imkansız olduğunu belirten MİT Başkanı, Türkiye'nin arabuluculuk faaliyetleriyle krizin çözümü için yoğun çaba gösterdiğini belirtti.
Kalın, kalıcı barışın ancak 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti ile mümkün olabileceğini yineledi. Bu hedefin sadece Filistinliler için değil, bölgedeki tüm halkların huzuru ve güvenliği için kritik bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Radikalleşme Riski ve Küresel Uyanış
Gazze'deki zulmün ve devam eden işgalin, yeni radikalleşme dalgalarını tetikleyebileceği konusunda uyarıda bulunan İbrahim Kalın, bunun bir insan doğası gereği kaçınılmaz bir sonuç olduğunu dile getirdi. Bununla birlikte, dünya genelinde yaşanan 'kolektif vicdan' uyanışına dikkat çeken Kalın, bu durumun tarihi bir paradigma kırılması olabileceğini vurguladı.
• Filistin meselesinin artık dünya genelinde daha geniş kitlelerce sahiplenilmesi küresel bir uyanışa işaret ediyor.
• ABD ve İsrail'deki seçimlerin ardından oluşacak siyasi iklimin, bölgedeki çözüm süreçlerine dair umutları artırabileceği öngörülüyor.
(Kaynak ve Görsel: Haber 7)
