"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı az bulutlu
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,6821 %0.05
56,0339 %0.36
6.815,33 %2.19
3.724.277 %0.62
İşçi Haber Gündem İdlib şehidi oğlunun hatıralarını evinin odasında yaşatıyor

İdlib şehidi oğlunun hatıralarını evinin odasında yaşatıyor

Rejim unsurlarınca Suriye'nin İdlib bölgesinde önceki yıl düzenlenen saldırıda şehit olan Piyade Uzman Onbaşı İbrahim Halil Açıkgöz'ün babası Hasan Açıkgöz, oğlunun fotoğrafları ve kullandığı eşyayla evinin bir odasını müzeye çevirdi.

Okunma Süresi: 3 dk

Şehit babası Açıkgöz, oğlunun anılarını yaşatmak ve hatırlanmasını sağlamak için Gaziantep'teki evinin bir bölümünü eşi Süreyya Açıkgöz'ün desteğiyle "müze oda" olarak düzenledi.

Odada 2020 yılının şubat ayında şehit olan oğlunun fotoğraflarının yanı sıra kullandığı cep telefonu, saat, tespih, çakmak, eşya ve askeri malzemelere yer veren Hasan Açıkgöz, evladının 2020 yılında Suriye'nin İdlib kentinde 4 arkadaşıyla şehit düştüğünü söyledi.

Şehit düşmeden önce oğluyla telefonda konuştuğunu anlatattı

"Oğlumla sabah saatlerinde sohbet ettik. İyi olduğunu söyledi. Telefonunun çekmeyeceğini ve bunun için merak etmememiz gerektiğini belirtti. Annesiyle de bir süre sohbet etti. Sonra telefonu çekmedi. Öğrendik ki şehit düşmüş. Sabah konuştuk, öğlen şehit oldu. Babaoğul değil de iki arkadaş gibiydik. Benden hiçbir şeyini saklamazdı. Gizli saklımız yoktu. Sevdiği kızı bile biliyordum. Ben de oğluma hep destek verdim. Çevresine yanlış bir hareketi olmadı. O yüzden oğlumla gurur duyuyorum. Şimdi daha çok gurur duyuyorum. Vatan sağ olsun. Bir evladımı verdim, gerekirse ben de canımı veririm. Yeter ki bayrağımız dalgalansın. "

"Annesiyle odada bütün fotoğraflarına tek tek bakıyorum"

Açıkgöz, oğlunun anılarını yaşatmak için odasını anılarıyla doldurduğunu dile getirdi.

Ev sahibine odalardan birini müze gibi yapacağını söylediğini, onun da konuya olumlu baktığını ifade eden Açıkgöz, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bir odanın tamamını şehit oğluma ayırdım. Oğluma çeyiz ve düğün yapamadım. Yine de kendisinin bir odasının olmasını istedim. Fotoğrafları da özenle koydum. Bir misafir geldiği zaman hoş geldin şeklinde karşılasın istedim. Tavana adını ve Fatiha Suresi'ni yazdırdım. Annesiyle odada bütün fotoğraflarına tek tek bakıyorum. Fotoğraflarına bakınca oğlumla konuşuyor gibi geliyor. Bu şekilde teselli oluyoruz. Her şeyimizi oğluma anlatıyorum. Odayı görenler, 'Allah sizlere sabır versin.' diyenler de var, 'Bu odayı niye yaptınız? Acınız tazelenecek.' diyenler de var. Bu fotoğraflar da olmasa bizim hiç dayanacak gücümüz yok. Fotoğraflarla oğlumuz sanki canlıymış gibi konuşuyoruz. Benim tek dayanağım oğlumdur."

Anne Süreyya Açıkgöz de odaya girince adeta oğlunu gördüğünü belirterek, "Fotoğraflara bakınca oğlumu yaşıyorum. Oğluma doyamadım, Allah ahirette doyursun. Mertliği, dürüstlüğü, saygısı ve annesine sevgisine doyamadım. Bana çoğu zaman 'sultanım' diye seslenirdi. Bir daha dünyaya gelsem yine İbrahim'in annesi olmayı çok isterim. İyi ki Rabbim İbrahim gibi bir oğlu bana nasip etti. Ruhu şad olsun. Oğlumu anlatmaya söz yetmez." diye konuştu.

İlginizi çekebilir