reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
6.704,43 % 0,27
3.005.668 %0.906
İşçi Haber Gündem İnsanlık tarihinin kara lekesi: Sabra ve Şatilla katliamı

İnsanlık tarihinin kara lekesi: Sabra ve Şatilla katliamı

Filistin toprakları, 42 yıldır devam eden acı ve direnişin simgesi haline geldi. 16 Eylül 1982’de Lübnan’ın Beyrut kentindeki Sabra ve Şatilla kamplarında yaşanan katliam, 3 binden fazla masum insanın hayatına mal olmuş ve Filistin halkının hafızasında silinmez bir yara bırakmıştı. Aradan geçen yıllara rağmen direniş, bugün Gazze’de devam ediyor.

Okunma Süresi: 3 dk

16 Eylül 1982 tarihinde, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyinde bulunan Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında, İsrail ordusunun gözetiminde aşırı sağcı Hristiyan Falanjist milisler tarafından gerçekleştirilen katliamda, 3.000 ila 3.500 arasında savunmasız insan hayatını kaybetti.

BİNLERCE İNSANI KATLETTİLER

Katliamın hemen öncesinde, Lübnan Cumhurbaşkanı Beşir Cemayel'in suikaste uğraması, Falanjist milisler için bir intikam bahanesi oldu. İsrail Savunma Bakanı Ariel Şaron'un komutasındaki İsrail ordusu, milislere kamp alanlarına giriş için koridor açtı. Falanjist milisler, çoğunluğunu kadın, çocuk ve yaşlıların oluşturduğu kamplara baskın düzenleyerek, balta ve kesici aletlerle vahşice saldırdılar. 

Saldırılar üç gün boyunca sürdü ve kamptaki sokaklar, cesetlerle doldu. İsrail ordusu, kamp çevresini kuşatarak kaçış yollarını kapattı ve gece boyunca aydınlatma fişekleri kullanarak milislerin işini kolaylaştırdı. Birleşmiş Milletler, bu olayları "soykırım" olarak nitelendirerek kınadı.

DEM Parti'den Sabra ve Şatilla Katliamı'nın yıldönümünde açıklama

katliamın sorumlusu şaron ceza bile almadı

Sabra ve Şatilla Katliamı’ndan sağ kurtulan 23 kişi, dönemin İsrail Başbakanı Ariel Şaron’a karşı insanlık suçu işlediği gerekçesiyle 18 Haziran 2001’de Belçika’da dava açtı. Ancak ABD ve İsrail’in yoğun baskıları sonucunda Belçika, bu davanın açılmasına olanak tanıyan yasayı değiştirmek zorunda kaldı ve 15 Mayıs 2002’de dava yetkisizlik gerekçesiyle düşürüldü.

Dava sürecinde, katliamın baş aktörlerinden olan Falanjist Lübnan Güçleri lideri Eli Hubeyka, Şaron aleyhinde şahitlik yapacağını açıklamasının birkaç gün ardından Beyrut’ta aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu yaşamını yitirdi.

Katliamdan sorumlu tutulan Şaron ise hakkında herhangi bir dava açılmadan ve hesap sorulmadan Ocak 2014’te hayatını kaybetti.

Katliam planı Mossad Belgelerinde ortaya çıktı

Haaretz gazetesi, 8 Eylül’de Sabra ve Şatilla olaylarıyla bağlantılı İsrail’in Lübnan işgaline ilişkin Mossad belgelerine ulaştı. Gazete, İsrail Başbakanlık ofisinin kısmen sınıflandırılmış belgelerini, mahkemeye sunulan bir dilekçe üzerine yayımladı.

Belgelerde, İsrail ordusunun Lübnan işgaline 1981 yılından itibaren Falanjist milislerle koordinasyon içinde hazırlandığı belirtiliyor. Ayrıca, Mossad’ın Lübnan’daki müttefiklerine 6 bin M-16 piyade tüfeği, 60 bin cephanelik, 12 bin havan topu sevkiyatı yaptığı da belgelerde yer alıyor.

Bu belgeler, katliamın önceden planlandığını ve kapsamlı bir işgal stratejisinin parçası olduğunu gösteriyor.

Lübnan'ın başkenti Beyrut’un batısında, yaklaşık bir kilometrekarelik alana sıkışmış Sabra ve Şatilla kampları, günümüzde resmi olmayan verilere göre 12 bin Filistinli mülteciye ev sahipliği yapıyor.

lübnan'da bir savaşın hikayesi: Beşir ile Vals

Sabra ve Şatilla, Orta Doğu’nun toplumsal hafızasında derin izler bıraktı. Olayla ilgili birçok belgesel, kısa film ve öykü hazırlandı.

Bunlar arasında öne çıkanlardan biri Ari Folman’ın yönetmenliğini üstlendiği “Beşir ile Vals” adlı İsrail yapımı animasyon filmidir. Film, bir İsrailli askerin kamp saldırısı sonrası yaşadığı travmaları konu alıyor. 2008’de beyaz perdeye çıkan bu yapım, İsrail üretimi olmasına rağmen toplumsal hafızayı canlı tutması ve gerçekliği yansıtması nedeniyle pek çok ödül kazandı.

2008'de beyaz perdeye çıkan film İsrail yapımı olmasına rağmen, toplumsal hafızayı canlı tutması ve önemli bir gerçekliğe vurgu yapması dolayısıyla birçok ödüle layık görüldü.

Her yıl, katliamın yıldönümünde, hayatta kalanlar ve dünya kamuoyu, bu insanlık suçunun unutulmaması ve sorumlularının hesap vermesi için çağrılarda bulunuyor.

Sabra ve Şatilla'nın acısı, bugün Gazze'de, Batı Şeria'da ve Filistin topraklarında yaşanan haksızlıklarla yankılanmaya devam ediyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı, GZT, Fikriyat Dergisi