reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Hafif yağmur
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4757 %0.11
51,0062 %-0.43
6.509,74 % 1,43
3.008.016 %1.734
İşçi Haber Gündem İran Savaşı Sonrası Altın ve Gümüş Fiyatlarının Artmamasının Sebepleri Neler?

İran Savaşı Sonrası Altın ve Gümüş Fiyatlarının Artmamasının Sebepleri Neler?

İran savaşı sonrası artan petrol fiyatları ve enflasyon endişeleri, yatırımcı davranışlarını değiştirdi.

Okunma Süresi: 3 dk

İran savaşı sonrası artan petrol fiyatları ve enflasyon endişeleri, yatırımcı davranışlarını değiştirdi. Güvenli liman olarak görülen altın ve gümüşte sert satışlar yaşanırken piyasalarda likiditeye yönelim öne çıktı.

Petrol Fiyatlarının Yükselmesi Ne Anlama Geliyor?

İran savaşı, enerji güvenliği ve küresel istikrara yönelik uzun vadeli riskleri artırırken, kısa vadede piyasalarda farklı bir yönelim ortaya çıktı. Yükselen petrol fiyatları ve yeniden güçlenen enflasyon beklentileri, yatırımcıların metallere değil likiditeye ve daha yüksek getirili varlıklara yönelmesine neden oldu.

Altın, ocak ayı sonunda 5 bin 602 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı ve mart başında yükseliş eğilimini sürdürme sinyali verdi. Ancak bu tarihten sonra yaklaşık yüzde 25 değer kaybederek 4 bin 100 dolar seviyesine geriledi.

Altın ve Gümüşteki Düşüş Nedenleri Nelerdir?

Bu düşüş, altının 2025 yılında sergilediği güçlü performansın ardından keskin bir düzeltmeye işaret etti. Geçen yıl merkez bankalarının rezerv alımları ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle artan talep, altının yüzde 60’tan fazla yükselerek rekor kırmasını sağlamıştı.

2026 yılında yaşanan düşüşte, vadeli işlemler ve borsada işlem gören fonlardaki kaldıraçlı pozisyonların hızla çözülmesi etkili oldu. Bu gelişme, jeopolitik risk dönemlerinde güvenli liman olarak görülen altının geleneksel rolüyle çelişen bir tablo ortaya koydu.

Yatırımcıların Tercihleri Nasıl Değişti?

Yükselen ABD Hazine tahvili getirileri ve güçlenen dolar, kıymetli metaller üzerinde baskı oluşturdu. Artan petrol fiyatlarının enflasyon beklentilerini yukarı çekmesi, piyasaların faiz indirimi beklentilerini azaltırken ek sıkılaşma ihtimallerini gündeme taşıdı.

Bu durum, getiri sağlamayan altını elde tutmanın maliyetini artırırken, güçlü dolar uluslararası yatırımcılar için altını daha pahalı hale getirdi. Piyasalarda beklenen güvenli liman talebi yerine, kaldıraçlı yatırımcıların teminat tamamlama çağrılarıyla karşı karşıya kalması sonucu “likiditeye kaçış” süreci hız kazandı.

Metallerde yaşanan bu düzeltme, son yılların en sert gerilemelerinden biri olarak öne çıktı. Altının hareketlerini genellikle daha sert yansıtan gümüş de benzer bir seyir izledi.

Gri metal, 29 Ocak’ta 121 dolar ile zirveye ulaştıktan sonra yaklaşık yüzde 50 düşüşle 61 dolara kadar geriledi. Gümüş fiyatı halen 70 dolar seviyesinde işlem görüyor.

2025 yılında güneş panelleri, elektronik ve elektrikli araç sektörlerinden gelen güçlü talep sayesinde yaklaşık yüzde 145 yükselen gümüş, 2026’da ise güçlü dolar ve yüksek getirilerin baskısı altında kaldı. Buna karşın sanayi kaynaklı talebin, gümüş fiyatları üzerinde uzun vadede destekleyici etkisini sürdürmesi bekleniyor.