"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
28°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,8511 %-0.01
53,5753 %0.13
6.144,04 % -0,65
2.912.548 %-2.402
İşçi Haber Gündem İsrail basını : Türkiye'nin yükselişi bölgesel dengeleri değiştiriyor

İsrail basını : Türkiye'nin yükselişi bölgesel dengeleri değiştiriyor

İsrail basını, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güvenlik ve diplomasi alanındaki politikalarını öne çıkardığını yazdı. Haberde, Türkiye'nin savunma sanayisindeki gelişmeler, artan askeri kapasitesi ve bölgesel etkisiyle uluslararası alanda daha güçlü bir konuma ulaştığı belirtildi.

KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 3 dk

Israel Hayom gazetesinin haberinde, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güvenlik ve diplomasi alanlarındaki başarısının yanı sıra Türkiye'yi bölgesel ve uluslararası bir güç olarak konumlandırma hedefini gösteren bir platforma dönüştüğü belirtildi.

NATO Zirvesi Türkiye'nin stratejik konumunu güçlendirdi

Haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın NATO Zirvesi ile Türkiye'nin bölgesel bir güç olarak konumunu daha da sağlamlaştırdığı vurgulandı.

Türkiye’nin 355 bin aktif ve 378 bin yedek askeriyle NATO içinde ABD’den sonra en büyük ikinci orduya sahip olduğunu ve savunma sanayisinin son 10 yılda belirgin bir ivme kazandığı, Ankara’nın savunma sanayi alanındaki tedarikçi rolünün ötesine geçerek politika dikte edebilen stratejik bir ortak olmayı hedeflediği kaydedildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu bağlamda, Türkiye'nin Avrupa savunma ve güvenlik mimarisine, özellikle de Avrupa Birliği'nin 150 milyar avroluk (171 milyar dolar) SAFE programına "dahil edilmesi" için baskı yaptığı aktarıldı.

'Türkiye, mevcut düzeni değiştirmek isteyen bir ülke'

Israel Hayom gazetesine konuşan Ariel Üniversitesi Orta Doğu Çalışmaları ve Siyaset Bilimi Bölümü'nden Türkiye uzmanı Dr. Assa Ophir, Türk politika yapıcılarının diplomatik hedeflerin askeri güçle desteklenmesi gerektiğini anladığını belirtti.

Dr. Ophir, Türkiye'nin son yıllarda izlediği politikaya ilişkin şunları söyledi:

"Türkiye'nin askeri tahkimatı kendi başına bir amaç değildir. Bu, hırslı ve revizyonist bir dış politikayı desteklemenin bir aracı. Yani, Türkiye mevcut düzeni değiştirmek isteyen bir ülke. Ankara'nın son yıllarda kendisini daha önce karakterize eden temkinli, statüko odaklı dış politikadan kademeli olarak uzaklaştığını görebiliyoruz. Türkiye bunun yerine sadece bölgesel statükoyu değil, küresel güç dengesini de reddeden; oyunun kurallarını yeniden yazmayı hedefleyen daha bağımsız ve kararlı bir tutum takındı."

'Türkler askeri tehditlere karşı bir savunma ağı alıyorlar'

Türkiye'nin geniş jeopolitik hedefleri için savunma sanayisinin temel gövde işlevi icra ettiğini savunan Ophir, "Türkiye'nin politika yapıcıları, diplomatik hedeflerin askeri güçle desteklenmesi gerektiğini anlıyorlar. Eğer bir ülke Doğu Akdeniz, Karadeniz, Kafkaslar, Orta Doğu, Balkanlar ve giderek artan bir şekilde Afrika ve Orta Asya'daki olayları etkilemek istiyorsa, sınırlarının çok ötesine güç yansıtabilecek askeri güce ihtiyacı vardır." dedi.

Türkiye'nin NATO üyeliğinin ülkenin askeri gücünü önemli ölçüde ilerlettiğini de savunan Dr. Ophir, "NATO'ya katıldığından beri Türk ordusu, ortak tatbikatlara katılma yeteneğinden, standardizasyondan, istihbarat paylaşımından ve dünyanın en gelişmiş ordularıyla birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesinden yararlandı. Türkler askeri tehditlere karşı bir savunma ağı alıyorlar.” dedi.

Tüm komşularının toplamından daha büyük bir askeri bütçe

Stokholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'ne (SIPRI) göre, Türk savunma sanayisinin dünyada 11. sırada yer aldığı ve küresel silah pazarının yüzde 1,8’ine sahip olduğunu hatırlatan haberde, Türkiye'nin savunma sanayisi ihracatının, 2024 yılında yüzde 29, 2025’te ise yüzde 48’lik artış gösterdiği aktarıldı.

Haberde, SIPRI verilerine göre, Türkiye'nin 2025 yılındaki askeri harcamalarını 2024 yılına kıyasla reel bazda yüzde 7,2 artırdığı ve son 10 yılda savunma bütçesinin yüzde 94 büyüdüğünün altı çizildi.

Türkiye’nin artık sadece bir askeri tedarikçi olmayı arzulamadığını, aynı zamanda "bölgede ve hatta belki de dünyada birinci sınıf bir askeri güç olmayı hedeflediğini" belirten haberde, Türkiye'nin askeri harcamalarının 2025 yılında 30 milyar dolara ulaşarak yakın komşularının toplam savunma harcamalarını aştığı ve bölgesel güç dengesinde önemli bir kaymaya sebep olduğu belirtildi.

Haberde, Türkiye'nin savunma harcamalarının Yunanistan, Irak, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan ve diğer komşu ülkelerin toplamda yaklaşık 25 milyar dolara ulaşan tahmini toplam askeri bütçelerini aştığı belirtildi.

Kaynak: AA