İşyerinde çalışanlar arasında yaşanan anlaşmazlıklar kadar, çalışma arkadaşları hakkında ortaya atılan iddialar ve yapılan dedikodular da iş ilişkisini etkileyebiliyor. Peki, işyerinde dedikodu yapmak doğrudan işten çıkarma gerekçesi sayılıyor mu? Dedikodu yapan çalışan kıdem ve ihbar tazminatı alamadan işten çıkarılabilir mi?
Bu soruların yanıtında 4857 sayılı İş Kanunu'nun haklı feshe ilişkin hükümleri ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin konuya ilişkin kararı önem taşıyor.
İş Kanunu haklı fesih konusunda ne diyor?
4857 sayılı İş Kanunu'nun "İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı" başlıklı 24'üncü maddesinde, işçinin belirli şartların ortaya çıkması halinde iş sözleşmesini sürenin bitimini veya bildirim süresini beklemeden feshedebileceği düzenleniyor.
Kanunda haklı fesih nedenleri; sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri ile zorlayıcı sebepler olmak üzere üç başlık altında ele alınıyor. İşveren açısından haklı fesih şartları ise İş Kanunu'nun "İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı" başlıklı 25'inci maddesinde düzenleniyor.
İşveren hangi durumlarda iş sözleşmesini derhal feshedebilir?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25'inci maddesinde, işverenin haklı nedenle fesih yapabileceği durumlar arasında "ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri" de bulunuyor.
Bu kapsamda işçinin; işverenin veya aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi ya da davranışlarda bulunması, işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması, işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması veya işverene, aile üyelerinden birine ya da başka bir işçiye sataşması haklı fesih nedenleri arasında sayılıyor.
Bunun yanı sıra işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, hırsızlık yapması veya işverenin meslek sırlarını ortaya atması gibi doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları da haklı fesih kapsamında değerlendiriliyor.
İşyerinde dedikodu yapmak haklı fesih nedeni olabilir mi?
Sabah'ın haberine göre işyerinde yapılan dedikodunun iş sözleşmesine etkisi konusunda dikkat çeken kararlardan biri Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından verildi.
Yargıtay'ın 1 Temmuz 2019 tarihli, E: 2017/12550, K: 2019/14617 sayılı kararına konu olayda, çalışanın bir başka işçi hakkında "dost hayatı yaşadıklarına dair dedikodular yaptığı" ve bu durumun yönetime intikal ettiği belirtildi.
Yüksek Mahkeme, somut olayda çalışanın bu davranışını 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-d maddesi kapsamında işyerinde başka bir işçiye sataşma olarak değerlendirdi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin kararında konuya ilişkin şu değerlendirmeye yer verildi:
"Davacının bu davranışı 4857 Sayılı Kanun'un 25/II-d maddesi gereği iş yerinde başka bir işçiye sataşma olup işverene haklı fesih imkanı vermektedir. İş akdi haklı olarak feshedilen davacının kıdem ihbar tazminatının reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir."
Bu değerlendirmeyle Yargıtay, somut olayda çalışanın gerçekleştirdiği davranışın başka bir işçiye sataşma niteliği taşıdığına ve işverene haklı nedenle fesih imkânı verdiğine hükmetti.
Dedikodu yapan çalışan kıdem ve ihbar tazminatı alamayabilir
Yargıtay'ın söz konusu kararından hareketle, işyerinde bir çalışan hakkında yapılan dedikodunun içeriğine ve niteliğine göre bunun başka bir işçiye sataşma kapsamında değerlendirilmesi mümkün olabiliyor.
Çalışma arkadaşları hakkında ortaya atılan sözlerin işyerindeki düzeni bozması, çalışma ortamını olumsuz etkilemesi veya doğruluk ve bağlılık kurallarına aykırı bir davranış niteliği taşıması halinde işveren açısından haklı fesih gündeme gelebiliyor. Ancak burada belirleyici olan yalnızca "dedikodu" yapılmış olması değil, somut olayda söylenen sözlerin niteliği ve davranışın iş ilişkisine etkisi oluyor. Davranışın haklı fesih kapsamında olduğunun ortaya konulması ve ispatlanması halinde işveren, iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir.
Bu durumda çalışan açısından kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeden işten çıkarılma sonucu doğabiliyor.
Dolayısıyla "işyerinde dedikodu yapan herkes tazminatsız işten çıkarılır" şeklinde genel bir sonuç çıkarmak mümkün değil. Her olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor. Yargıtay'ın ilgili kararında ise somut olayda yapılan dedikodu, başka bir işçiye sataşma kapsamında değerlendirilerek işverene haklı fesih imkânı tanındı.
