İzmir'de son dönemde etkili olan yağışlar, kuraklık sonrası barajlarda kısmi bir toparlanma yaşanmasına neden oldu. Ancak, kentin en büyük içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı'ndaki doluluk oranı hala kritik eşik olan yüzde 50'nin altında kalmaktadır.
Tahtalı Barajı'ndaki Durum Nedir?
Uzmanlar, yaz ayları öncesinde su yönetimi konusunda uyarılarda bulunmakta ve yağışların devam etmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Son yıllarda kuraklığın etkisini sert bir şekilde hisseden İzmir'de, barajlar uzun süre kritik seviyelerde kalmıştı. 2026 yılının ocak ve şubat aylarında etkili olan yoğun yağışlar, kentteki su kaynaklarına kısmi de olsa nefes aldırdı.
Yağışların ardından bazı barajlarda doluluk oranı hızla yükseldi. Ancak, Tahtalı Barajı'ndaki seviyenin hala kritik eşik olan yüzde 50'nin altında kalması dikkat çekmektedir. Mart ayı başından itibaren barajda su seviyesinde sınırlı bir yükseliş yaşanmış olup, son ölçümlere göre doluluk oranı yüzde 40,17 olarak kaydedilmiştir.
Kuraklık ve Su Yönetimi Üzerine Etkileri
Uzmanlar, yüzde 50 seviyesinin güvenli sınır olduğunu belirtmekte ve bu seviyenin altında kalan oranların özellikle yaz aylarında su yönetimini zorlaştırabileceğini ifade etmektedir. İzmir'de yaşanan tabloyu en iyi ortaya koyan veri ise yağış miktarlarıdır. Uzun yıllar ortalamasına göre İzmir'de yıllık yağış miktarı yaklaşık 712 kilogram seviyesinde bulunurken, 2025 yılında bu rakam 430 kilogramda kalmıştır.
Bu durum, hem içme suyu hem de tarımsal sulama açısından ciddi bir baskı oluşturmuştur. Kuraklığın en çarpıcı görüntülerinden biri de 2025'in sonunda yaşanmış ve Tahtalı Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 0,97'ye kadar gerilemiştir. Bu seviyeler, kentin su güvenliği açısından alarm zillerinin çalmasına neden olmuştur.
Gördes Barajı ve Diğer Barajların Durumu
Gördes Barajı da yılın başında en kritik barajlardan biri haline gelmişti. 30 Ocak'ta yapılan ölçümlerde barajın doluluk oranı yüzde 0 olarak kaydedilmişti. Ancak ocak ayının son günlerinde başlayan yağışlarla birlikte baraj yeniden su tutmaya başlamış ve son verilere göre doluluk oranı yüzde 28,24 seviyesine ulaşmıştır.
Devlet Su İşleri 2. Bölge Müdürü Hüseyin Koray Bilgi, geçen yılın İzmir için oldukça kurak geçtiğini belirterek, 2026'nın ilk aylarında yağışların önemli bir toparlanma sağladığını ifade etmiş ve nehirlerin neredeyse tam kapasiteye yaklaşmaya başladığını söylemiştir. 16 Mart 2026 itibarıyla kentteki bazı barajlarda ölçülen doluluk oranları ise Tahtalı Barajı: %40,17, Balçova Barajı: %94,10, Ürkmez Barajı: %100, Gördes Barajı: %28,24, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %70,27 şeklindedir.
Yağışların Barajlar Üzerindeki Etkisi
Uzmanlara göre, ocak ve şubat aylarında etkili olan kuvvetli yağışlar İzmir'in su kaynaklarına önemli bir katkı sağlamıştır. Ancak, kurak geçen yılların ardından barajların tamamen rahatlaması için bahar aylarında da yağışların sürmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Özellikle yaz aylarında artan su tüketimi düşünüldüğünde, İzmir'de su yönetimi hala kritik başlıklar arasında yer almaktadır.
Baraj doluluk oranı, bir barajın toplam depolama kapasitesinin ne kadarının suyla dolu olduğunu gösteren yüzdelik ölçüdür. Bu veri, şehirlerin içme suyu planlaması, tarımsal sulama kapasitesi ve enerji üretimi açısından en önemli göstergelerden biri olarak kabul edilmektedir. Barajlardaki su miktarı büyük ölçüde yağışlara bağlıdır. Yağmur ve kar suları, akarsular ve yer altı akışları aracılığıyla barajlara ulaşarak rezervleri besler. Ancak yalnızca yağış miktarı değil, yağışın süresi ve düzenliliği de belirleyici olmaktadır.
