Türkiye, mobil görüşme trafiğinde Avrupa'nın lideri konumunu sürdürmeye devam ediyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından açıklanan 2026 yılının ilk çeyrek verileri, Türk halkının sesli iletişime olan tutkusunun dijitalleşme sürecine rağmen değişmediğini ortaya koyuyor.
Mobil Görüşme Süreleri ve Kullanım Alışkanlıkları Nasıldır?
BTK'nın güncel raporuna göre Türkiye, aylık ortalama 439 dakikalık mobil görüşme süresi ile Avrupa'da mobil trafiğin zirvesine yerleşmiştir. Bu durum, vatandaşların ayda ortalama 7,5 saatini sadece telefonla konuşarak geçirdiğini göstermektedir. Sosyal medya platformlarında harcanan günlük 2,5 saatlik süre de göz önüne alındığında, mobil cihazların günlük yaşamda ne denli merkezi bir rol oynadığı daha net bir şekilde anlaşılmaktadır.
Sektördeki Yatırımlar ve Genel Görünüm Nasıldır?
Mobil iletişim sektörü, sadece kullanım süreleriyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda önemli yatırımları da beraberinde getirmiştir. 2026'nın ilk üç ayında Türkiye'de faaliyet gösteren dört büyük operatör toplamda 255 milyar TL'lik yatırıma imza atmıştır. Diğer işletmecilerin yatırımları ise 7,9 milyar TL olarak kayıtlara geçmiştir. Sektörün toplam net satış geliri ise 134,7 milyar TL'ye ulaşmıştır. 85,96 milyonu bulan mobil kullanıcı sayısı, makineler arası iletişim hariç yüzde 100,3'lük bir yaygınlık oranını beraberinde getirmiştir.
Dijital Altyapıda Büyüme Nasıl Gerçekleşiyor?
Dijital altyapıda büyüme, sabit genişbant tarafında fiber dönüşümle devam etmektedir. Toplam fiber altyapı uzunluğu 697 bin kilometreyi aşarken, fiber abone sayısı 10,30 milyonu geçmiştir. xDSL teknolojisinde ise 8,35 milyon abone bulunmaktadır. Sabit genişbant abonelerinin aylık veri tüketim ortalaması ise 322,4 GByte seviyesinde gerçekleşmiştir.
Şikayetler ve Güvenlik Verileri Neler Gösteriyor?
Sektördeki büyüme, bazı çözüm bekleyen sorunları da beraberinde getirmiştir. BTK'ya ulaşan 85 binin üzerindeki şikayetin yarısından fazlasını, yüzde 51,1 oranıyla internet servis sağlayıcıları oluşturmaktadır. Ayrıca, dijital güvenliğin önemli bir parçası olan nitelikli elektronik sertifika sayısı ise 11,22 milyona yükselerek, dijitalleşen Türkiye’nin güvenli işlem kapasitesini gözler önüne sermektedir.
