"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,8762 %0.1
53,7089 %0.34
6.185,45 % 0,81
2.943.685 %1.222
İşçi Haber Gündem Marmara Denizi'nde sıcaklık artışı : Ekosistem ve insan sağlığı üzerindeki etkileri neler?

Marmara Denizi'nde sıcaklık artışı : Ekosistem ve insan sağlığı üzerindeki etkileri neler?

Marmara Denizi'nde son 50 yılda su sıcaklığı 2,5 santigrat derece arttı. Bu durum ekosistem, insan sağlığı ve turizm açısından riskler taşıyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, iklim değişikliğinin denizler üzerindeki etkilerini mercek altına alarak Marmara Denizi'nde son 50 yılda deniz suyu sıcaklığının 2,5 santigrat derece arttığını açıkladı. Bu artışın ekosistem, insan sağlığı, balıkçılık ve turizm açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirten Tecer, deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesinin sonuçlarının dikkatle incelenmesi gerektiğini vurguladı.

Marmara Denizi'nde Sıcaklık Artışının Nedenleri Neler?

Tecer, küresel iklim değişikliğinin deniz suyu sıcaklıkları üzerindeki etkilerini değerlendirirken, dünya genelinde deniz suyu sıcaklıklarının son yıllarda ortalama 1,1 ila 1,5 santigrat derece yükseldiğini ifade etti. Türkiye'deki denizlerde ise bu artışın daha yüksek seviyelere ulaştığını belirten Tecer, Ege ve Akdeniz'de son 50 yılda 1,5 ila 2 santigrat derece, Karadeniz'de ise 1,3 santigrat derece sıcaklık artışı yaşandığını kaydetti. En dikkat çekici artış ise Marmara Denizi'nde gözlemleniyor.

Marmara Denizi'nde uzun dönem ortalamalarına göre son 50 yılda tam 2,5 santigrat derecelik bir artış rapor ediliyor. Bu durum, deniz ekosisteminin dengesini bozma potansiyeli taşırken, yerli balık türlerinin yaşam alanlarını terk etmesine ve istilacı türlerin yaygınlaşmasına neden olmaktadır.

İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri Neler?

Deniz suyu sıcaklığındaki yükselişin insan sağlığı üzerindeki etkileri de önemli bir konu olarak öne çıkıyor. Tecer, sıcaklık artışıyla birlikte salmonella ve kolera gibi hastalık yapıcı mikroorganizmaların çoğaldığını belirtti. Ayrıca, artan sıcaklıkların deniz ekosistemindeki doğal dengeyi bozduğunu ifade eden Tecer, bu durumun insan sağlığı açısından da riskler taşıdığını vurguladı.

Marmara kıyılarında son dönemde görülen yoğun denizanası artışının da bu değişimin sonuçlarından biri olduğunu dile getiren Tecer, deniz suyu sıcaklığındaki yükselişin çözünmüş oksijen miktarını azalttığını, bunun da oksijene duyarlı deniz canlılarının yaşamını olumsuz etkilediğini söyledi.

Turizm ve Kıyı Bölgeleri Üzerindeki Etkileri

Deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesinin turizm ve kıyı bölgelerini de etkileyebileceği ifade ediliyor. Tecer, bu durumun buharlaşmayı artırarak kıyı bölgelerinde ani ve şiddetli yağış riskini yükselttiğini belirtti. Ayrıca, deniz seviyesindeki yükselmenin kıyı şeridindeki tarım ve turizm alanlarını tehdit ettiğini vurguladı.

İnsan konforu açısından deniz suyu sıcaklığının ideal seviyesinin 24-26 santigrat derece olduğunu belirten Tecer, 29 derecenin üzerindeki sıcaklıkların serinleme yerine bunaltıcı etki oluşturduğunu ve bunun yaz turizmini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Marmara Denizi'ndeki bu tablo, yalnızca küresel iklim değişikliğiyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir durum arz ediyor.

Tecer, atık su deşarjlarının ve çevresel kirliliğin de deniz suyu sıcaklıklarının etkilerini artırdığını belirterek, çözüm için bireysel ve kurumsal düzeyde karbon emisyonlarının azaltılması, yenilenebilir enerji kullanımının artırılması, ileri biyolojik arıtma sistemlerinin yaygınlaştırılması ve deniz koruma alanlarının genişletilmesi gerektiğini vurguladı.