Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran Can Holding operasyonu kapsamında çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında hukuk ve medya dünyasında tanınan Mehmet Kenan Tekdağ da yer aldı. Soruşturmanın odağındaki Tekdağ hakkında kamuoyunda yoğun merak oluşurken, operasyonun kapsamı ve suçlamalar da dikkat çekiyor.
Mehmet Kenan Tekdağ Kimdir?
1956 yılında Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde doğan Mehmet Kenan Tekdağ, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1979 yılında mezun oldu. Kariyerine adliyede başlayan Tekdağ, Cumhuriyet Savcılığı görevinde bulunduktan sonra 1984 yılında istifa ederek serbest avukatlığa geçti. 1990’lı yıllarda medya sektörüne yönelen Tekdağ, özellikle Ciner Grubu bünyesindeki görevleriyle öne çıktı.
Ciner Yayın Holding’de Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Hukuk Başmüşavirliği görevlerini yürüten Tekdağ, Turgay Ciner’in medya sektöründen çekilmesinin ardından Can Holding’in medya yatırımlarının yönetimini üstlendi. Televizyon ve dijital medya alanlarındaki projelerle uzun süredir adından söz ettiren Tekdağ, evli ve üç çocuk babasıdır.
Can Holding Operasyonu hakkında bilgi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Can Holding soruşturması, Türkiye’nin son dönemdeki en kapsamlı mali operasyonlarından biri olarak öne çıkıyor. Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) hazırladığı rapor ve yeni elde edilen deliller doğrultusunda operasyonun ikinci aşaması başlatıldı.
Bu kapsamda, İstanbul merkezli olarak Mersin, Iğdır ve İzmir’de eş zamanlı baskınlar yapıldı. Operasyon sonucunda 35 kişi hakkında yakalama kararı çıkarılırken, 26 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Mehmet Kenan Tekdağ’ın yanı sıra Bilgi Üniversitesi eski Rektörü Remzi Sanver, Binsat Holding yöneticileri Arafat Bingöl ve Cengiz Bingöl ile Can Holding sahiplerinden Şakir Can ve Murat Can’ın eşleri de bulunuyor.
Şüphelilerin şirket merkezleri ve evlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, belge ve değerli evrak ele geçirildi.
Kenan Tekdağ neden gözaltına alındı?
Tekdağ hakkındaki suçlamalar, kişisel faaliyetlerinden ziyade Can Holding çatısı altında olduğu iddia edilen organize mali yapıya ilişkin. MASAK raporunda Tekdağ’ın, yapının mali organizasyonunda ve medya alanındaki stratejik görevlerde yer aldığı öne sürülüyor.
İddialar arasında medya ayağında kritik rol üstlenmek, şirketler üzerinden gerçekleştirilen şüpheli para transferlerine dahil olmak veya bunlara göz yummak, delillerin karartılması için faaliyetlerde bulunmak ve mali suçlara ilişkin belge ya da dijital materyallerin saklanması yer alıyor.
Başsavcılık, soruşturmanın henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve dijital delillerin incelenmesiyle yeni gözaltıların olabileceğini ifade ediyor.
Soruşturmanın detayları
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yakalama listesinde bulunan 35 şüpheliden üçünün yurt dışında olduğu, altısının ise firari konumda bulunduğu belirlendi. Güvenlik birimleri bu kişilere yönelik çalışmaları sürdürüyor.
Cumhuriyet Başsavcılığı, operasyonların yasal çerçevede ve kesintisiz biçimde devam edeceğini duyurdu. Ayrıca, organize yapının mali bağlantıları ve para hareketlerinin detaylı analiz edilerek şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılacağı bildirildi.
Can Holding soruşturması, Türkiye’de mali suçlarla mücadelede önemli bir adım olarak değerlendiriliyor ve gelişmeler yakından takip ediliyor.
