Avukat Feyza Altun, 21 Ocak 2026 tarihinde Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran Atlas Çağlayan cinayetiyle ilgili olarak kendisine yöneltilen ölüm tehditlerini kamuoyuna açıkladı. Altun, tehditlerin Melih Winchester isimli bir şahıs tarafından gönderildiğini belirtirken, bu tehditlerin Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesi ile bağlantılı olduğunu ifade etti.
Tehditlerin İçeriği Nasıldı?
Altun’un paylaştığı bilgilere göre, tehdit mesajlarında kendisini “ensesi kalın abilerin temsilcisi” olarak tanıtan bir şahıs, dosyadan çekilmesi yönünde baskı yapmıştır. Mesajlarda, “Atlas’ın dosyasına şahsınız hakim ama bunu bizler istemiyoruz. Dosyadan çekilmeni istiyoruz aksi takdirde başınıza kötü şeyler gelecek” ifadeleri yer aldı.
Mesajda bir hafta süre tanındığı belirtilirken, tehditlerin devamında “Eğer dosyadan çekilmez iseniz her şey 2 kurşuna bakar, yalan olursunuz vallahi” sözleriyle açıkça suikast imasında bulunulduğu görüldü. Bu durum, Altun’un ve ailesinin güvenliğini tehlikeye atan ciddi bir tehdit olarak değerlendirildi.
Aile ve Çocuk Hedef Alındı mı?
Tehditlerin yalnızca Feyza Altun ile sınırlı kalmadığı, ailesi ve çocuğunun da hedef alındığı ortaya çıktı. Gönderilen mesajlarda, “Aileniz ve çocuğunuz da üzülmesin, halledelim” ifadeleriyle psikolojik baskı kurulmaya çalışıldığı aktarıldı. Bu tür tehditlerin, toplumda ciddi bir korku ve endişe yarattığı gözlemlenmektedir.
Mesajların “RISINGLOL aslanları” aracılığıyla iletildiği ve “Daltonlar” olarak bilinen suç örgütüyle bağlantılı olduğu iddia edilmesi, durumu daha da karmaşık hale getirmiştir. Altun, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Atlas Çağlayan dosyasında avukat olmamasına rağmen tehdit edildiğini belirterek, “Atlas’ın dosyasında avukat olmamama rağmen beni tehdit ediyorlar. Ne desem az ne desem çok. Ne günlere kaldık” sözleriyle yaşadıklarını kamuoyuyla paylaştı.
Güvenlik Güçlerinin Soruşturması
Güvenlik güçlerinin, Bursa Mustafakemalpaşa merkezli olduğu iddia edilen tehdit mesajlarının kaynağına yönelik inceleme başlattığı öğrenildi. Bu süreçte, benzer bir gelişmenin silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı dosyasında da yaşandığı bildirilmektedir. Kundakçı’nın ailesine gönderilen tehdit mesajlarında, kendisini “lolrising” isimli bir yapı ile ilişkilendiren kişi veya kişiler tarafından ağır ifadeler kullanıldığı görülmüştür.
Mesajlarda, mezara zarar verilmesinden cesedin çıkarılmasına ve ölüm tehdidine kadar uzanan ifadelerin yer aldığı belirtilmiştir. Her iki olayın ardından güvenlik güçlerinin tehdit içerikli mesajların kaynağına ilişkin kapsamlı inceleme başlattığı bildirilmektedir.
