Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hayata geçirilen Türk Dünyası Diyalog Forumu çerçevesinde, Medeniyet Perspektifinden Türk Dünyası ve Gelecek Tasavvuru başlıklı özel bir oturum gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kılıç Buğra Kanat'ın moderatörlüğünde düzenlenen etkinlikte katılımcılara hitap eden Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Türk coğrafyasını birbirine bağlayan temel unsurların devlet aklı, dil, fikir ve gönül birliği olduğunu dile getirdi.
Türk Devletleri Teşkilatı Kimseden Teşkil Etmiyor
Oturumdaki konuşmasında Türk dünyasının ulaştığı devasa boyuta dikkat çeken İbrahim Kalın, yaklaşık 4,8 milyon kilometrekarelik alan ve 200 milyona yakın nüfusuyla bu coğrafyanın küresel barışa sunduğu katkının elzem olduğunu belirtti. Teşkilatın hiçbir üçüncü tarafa karşı bir tehdit barındırmadığının altını çizen Kalın, her aktörle eşit ve karşılıklı çıkar temelli ilişkiler kurduklarını vurguladı. Sovyetler Birliği'nin yıkılmasının ardından geçen sürede Azerbaycan ve Kazakistan gibi ülkelerin kalkınma hamlelerinde büyük mesafe katettiğini ifade etti.
İstihbarat Alanında Ortak Mücadele ve Alarm Sistemi
Teknolojik gelişmelerin yanı sıra güvenlik alanındaki iş birliklerine de değinen MİT Başkanı Kalın, terörizm, insan kaçakçılığı ve radikalleşme gibi tehditlere karşı istihbarat teşkilatlarının eş güdümlü çalıştığını kaydetti. Kurulan özel alarm mekanizması sayesinde ortaya çıkan risklerin paydaşlarla aynı anda takip edildiğini açıklayan Kalın, bu sayede geçmiş yıllarda görülen ufak çaplı sınır anlaşmazlıklarının ve toplumsal gerilimlerin kriz büyümeden engellendiğini aktardı.
Bütüncül Güvenlik Anlayışı ve Siber Tehditler
Türkiye'nin güvenlik politikasının bütüncül bir yaklaşıma dayandığını yineleyen Kalın, kimsenin bencilce hareket edemeyeceğini belirtti. Hepimiz güvende olmadan hiçbirimiz güvende değiliz ilkesiyle hareket ettiklerini söyleyen Kalın, komşu ülkelerin huzurunun kendi emniyetleri için şart olduğunu kaydetti. Ayrıca dijital çağın getirdiği siber riskler ve dezenformasyon tehlikesine karşı teyakkuzda olunması gerektiğini sözlerine ekleyerek kurumlar arası temasların artırılmasının önemine işaret etti.
(Kaynak ve Görsel: Hürriyet)
