reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Az bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,1909 %0.16
52,8979 %0.09
6.722,91 % 2,00
3.426.391 %-2.035
İşçi Haber Gündem Muğla'dan Giresun'a köylüler tek yürek: Köylüler tarım arazilerini savunuyor

Muğla'dan Giresun'a köylüler tek yürek: Köylüler tarım arazilerini savunuyor

Muğla ve Giresun’da acele kamulaştırma kararları sonrası köylüler, zeytinlikler, meralar ve su kaynaklarının maden ve altyapı projeleri kapsamında kullanıma açılmasına tepki göstererek yaşam alanlarını savunmak için bir araya geldi. Akbelen Ormanı çevresinden Giresun’un köylerine uzanan süreçte köylüler, tarım arazileri ve doğal alanların kamulaştırılmasına karşı çıkarak geçim kaynaklarının korunmasını talep ediyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Muğla'nın Milas ilçesine bağlı Bağdamları, Çakıralan, İkizköy, Çamköy, Karacağaç ve Karacahisar sınırları içerisinde yer alan IV. Grup linyit maden işletme ruhsatlı sahada üretimin kesintisiz sürdürülebilmesi amacıyla bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildi. Limak Holding ve IC Holding ortak iştiraki olan YK Enerji tarafından işletiliyor. Şirket, Akbelen Ormanı ve çevresindeki köyleri de içine alan geniş bir alanı kömür madeni sahası olarak kullanmayı hedefliyor.

Karar kapsamında Akbelen Ormanı çevresindeki 679 parsel tarım arazisi linyit madeni sahası olarak kullanılmak üzere kamulaştırıldı.

maden genişletme kararına halkın tepkisi artıyor

Söz konusu bölge, yıllardır süren maden faaliyetleri ve genişleme planları nedeniyle tartışmaların merkezinde yer alıyor. Süreç aslında 2018 yılında, bölgedeki kömür madenlerinin genişletilmesiyle birlikte İkizköy’de bazı alanların istimlak edilmesiyle başlamıştı. Köylüler, yerleşim alanlarının daralması üzerine birkaç kilometre uzaklıktaki Karadam Mahallesi çevresine taşınmak zorunda kalmış ancak maden ruhsat sahasının genişliği nedeniyle yeni yerleşim alanlarının da risk altında olduğu iddia edilmişti.

Süreç boyunca açılan davalarda farklı kararlar çıkarken, çevre ve yaşam savunucuları hem hukuki hem de sahadaki mücadeleyi sürdürdü. Akbelen Ormanı çevresinde devam eden süreçte bilirkişi keşiflerine yönelik protestolar da zaman zaman meydana geldi. Bu kapsamda tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı düzenlenen protesto sonrasında 30 Mart gecesi gözaltına alınan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık, “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla 31 Mart’ta tutuklanmıştı.

Esra Işık'ın ilk duruşmasında mahkeme salonuna sınırlı kişi alınsa da İkizköylüler Işık'a verdikleri desteği sürdürdü. Köylüler Akbelen’de adalet nöbeti başlatarak duruşmayı yakinen takip etti. Esra Işık'ın bir sonraki duruşması 1 Haziran'da görülecek.

direnen köylülerin ortak derdi yaşam alanlarını korumak

Köylüler, zeytinliklerin, meraların ve su kaynaklarının korunması gerektiğini savunarak, “çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras doğadır” görüşünü dile getiriyor. Bir araya gelen bölge halkı, seslerini duyurmak istediklerini ifade ediyor.

Benzer bir tablo Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü Köyü’nde de yaşanıyor. Bölgede maden faaliyetlerine karşı çıkan köylülerden birinin Biz şimdi nereye gideceğiz? Çocuklarımız buraya artık gelemez” sözleri duygusal anlara sahne oldu. Köylüler, yaşadıkları toprakları terk etmek istemediklerini, doğayla kurdukları yaşamın sürmesini talep ettiklerini ifade ediyor.

Muğla’dan Giresun’a uzanan süreçte köylülerin ortak talebi ise zeytinliklerin, ormanların, su kaynaklarının ve tarım arazilerinin korunması. Bölge halkı, yaşadıkları alanların geleceğine dair karar süreçlerinde daha fazla söz sahibi olmak istediklerini belirtiyor. Farklı bölgelerde süren mücadeleler çevre, yaşam alanları ve ekonomik faaliyetler arasında denge kurulması gerektiğine dair kamuoyundaki tartışmaları da beraberinde getiriyor.