2. Türk Devletleri Onkologları Kongresi, Özbekistan’ın tarihi Semerkant şehrinde düzenlendi.
Özbekistan Sağlık Bakanı Asilbek Hudayarov’un ev sahipliğindeki kongreye Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’dan çok sayıda uzman, doktor ve bilim insanı katıldı, kongrenin açılışında Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da yer aldı.
‘Bizler, kalpleri daima bir atan büyük bir aileyiz’
Açılışta konuşan Hudayarov, bu önemli etkinliğin tarihi Semerkant'ta yapılmasından duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Türk devletlerinden çok sayıda uzman ve doktoru ortak tarih ve medeniyetin kesiştiği şehirde bir araya getiren kongrenin önemini vurguladı. Hudayarov, ilki Bakü’de düzenlenen kongrede onkoloji hastalıklarının teşhis ve tedavisine yönelik Türk devletleri arasında bilgi ve tecrübe değişimi açısından önemli kararların alınacağına inandığını belirtti.
Memişoğlu da ilmin kadim merkezlerinden Semerkant’ta bulunmaktan memnuniyet duyduğunu dile getirerek, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin iki ülke cumhurbaşkanlarının öncülüğünde diplomatik ortaklığın çok ötesine geçtiğini, "tek millet, iki devlet" anlayışıyla köklü kardeşlik ve kader birliğine dönüştüğünü söyledi.
Memişoğlu, "Bizler, aradaki mesafelere rağmen kalpleri daima bir atan büyük bir ailenin mensuplarıyız" dedi.
Bu kadim toprakların İbni Sina, Uluğ Bey ve İmam Buhari gibi büyükleri yetiştirdiğinin ve asırlar boyunca ilim yolcularını ağırlayan ulu medreseleriyle tüm insanlığı aydınlattığının altını çizen Memişoğlu, şunları kaydetti:
"Tıbbın, bilimin ve irfanın tohumlarının serpildiği, gölgesinde nice alimlerin yetiştiği bu müstesna topraklarda bugün modern tıbbın en kıymetli alanlarından biri olan onkoloji üzerine ortak bir şuur çerçevesinde toplanmış bulunuyoruz.
Ecdadımızın eşsiz mirasının doğduğu bu topraklarda böylesine kıymetli bir kongrenin düzenlenmesini sadece bilimsel bir buluşma olarak değil tarihi köklerimize ve sarsılmaz kardeşlik hukukumuza sahip çıkmak adına da son derece anlamlı buluyorum."
'Kanserle mücadelede tıbbi başarı ancak uluslararası işbirliği, bilimsel paylaşım ve ortak akılla mümkün'
Memişoğlu, kanserle mücadelede tıbbi başarının ancak uluslararası işbirliği, bilimsel paylaşım ve ortak akılla mümkün olabileceğine dikkati çekerek, Türk dünyası olarak sahip bulundukları güçlü bağların bu alanda önemli bir dayanışma potansiyeli oluşturduğunu söyledi.
Teşhis, etkili tedavi ve hasta odaklı sağlık hizmetleri konusunda önemli adımlar attıklarının altını çizen Memişoğlu, önleme, tarama ve tedavi hizmetlerini kapsayan Ulusal Kanser Kontrol Programı'nı başarıyla uyguladıklarını, kanser taramalarını ülke genelindeki tüm sağlık kuruluşlarında tamamen ücretsiz gerçekleştirdiklerini anlattı.
Memişoğlu, “Sağlıkta Dönüşüm” ve “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” tecrübesi, "Şehir Hastaneleri" Modeli ve kamu-özel işbirliği deneyimlerini kardeş ülkelerin hizmetine sunmaya hazır olduklarını belirterek, ilaç ve tıbbi cihaz üretiminde ortak fabrikaların kurulması ve bölgesel tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi yönünde çok net bir iradeye sahip olduklarını vurguladı.
'Üreten Sağlık Modeli'ni hayata geçirdik'
"Türk dünyasında sağlık alanında tüm anlayışı değiştirecek yeni yaklaşımlar ortaya koymak zorundayız" diyen Bakan Memişoğlu, rollerinin mevcut tedavi yöntemlerinin ve tıbbi cihazların kullanımının ötesine geçmesi gerektiğini söyledi.
Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bilgi ve tecrübelerimizle araştıran, geliştiren ve üreten bir anlayışa sahip olmalıyız. Biz, Türkiye olarak bu vizyonla "Üreten Sağlık" Modeli'ni hayata geçirdik. Bilim insanlarımızın, sağlık çalışanlarımızın, “Yeni bir fikrim var.” diyen herkesin önerisine değer veriyor, bunları insanımızın sağlığına fayda sağlayacak ürünlere dönüştürüyoruz. Bu vizyonun merkezinde olan, Sağlık Bakanlığımıza bağlı inovasyon gücümüz TÜSEB bünyesinde dev bir ekosistem kurduk.
Hizmete sunduğumuz Üreten Sağlık Portalı ve teknoloji transfer ofislerimiz aracılığıyla sanayiciyi, üreticiyi ve bilim insanını aynı çatı altında buluşturuyoruz. Sağlık Bakanlığı olarak geride bıraktığımız 2025 yılında yaklaşık iki bin projeye destek verdik."
Memişoğlu, bu emeklerin en somut ve gurur verici sonuçlarını onkoloji alanında almaya başladıklarını, Ulusal Genom Projesi kapsamında 12 bin biyolojik örnek toplayarak Türkiye’nin ulusal gen bankasının temellerini attıklarını dile getirdi.
Bakan Memişoğlu, şunları ifade etti:
"Bu devasa birikimi yalnızca Türkiye için değil müşterek araştırmalar yapmak üzere tüm Türk dünyası için ortak bir bilimsel zemin olarak görüyoruz. Bir diğer büyük gururumuz ise hematolojik kanserlerde kişiselleştirilmiş tedavinin zirvesi olan CAR-T hücre tedavisidir. Bu teknolojiyi Sağlık Bakanlığımızın çatısı altında yerli imkanlarla geliştirdik.
Sağlık Bakanlığımızın teşviki ile yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz kalp akciğer makinemizi, mobil röntgen cihazımızı, OED cihazlarımızı, ventilatörlerimizi, monitörizasyon ekipmanlarımızı, anestezi cihazımızı ve yerli sağlık teknolojilerinde yeni bir çağ açtığımızın gökyüzündeki ilanı olan milli gururumuz GÖKBEY ambulans helikopterimizi de Özbekistan ve diğer kardeş ülkelerimizle ortak kullanıma açmaya hazırız. Biz, sağlık alanındaki tüm bu teknolojik ve bilimsel birikimi sadece ulusal bir başarı olarak değil Türk dünyasının ortak geleceğini şekillendirecek stratejik bir güç olarak görüyoruz. "
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeler için “Birliğimiz gücümüzdür” vurgusunu hatırlatan Memişoğlu, “Bu sesleniş, ülkelerimiz arasındaki işbirliğiyle geleceğe daha güvenle bakabilmemiz için bir çağrıdır. Türk devletleri olarak ortak hareket etmeli, sağlıkta eşitliği sağlamak adına somut adımlar atmalıyız. Bu vesileyle, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında Sağlık Bakanlığımıza bağlı ilgili kurumlar olan USHAŞ ve TÜSEB'in koordinasyonunda “Bölgesel Sağlık İşbirliği Ağı” kurulmasını var gücümüzle destekliyoruz." ifadelerini kullandı.
Bakan Memişoğlu, Özbek mevkidaşı Asilbek Hudayarov ile görüştü
Bakan Memişoğlu, kongre kapsamında görüştüğü Özbek mevkidaşı Asilbek Hudayarov ile ikili işbirliklerini ele aldı. Görüşmenin ardından basına değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, iki ülke cumhurbaşkanlarının dirayetleri ve liderliğinde tüm alanlarda olduğu gibi sağlık alanında da iki ülke arasındaki işbirliğinin çok iyi seviyelere ulaştığını söyledi.
Bu toprakların sadece Türk tarihinin değil tıp tarihinin de merkezlerinden olduğunun, burada yetişen ilim insanlarının bugünkü tıbbın bu seviyeye gelmesinde en büyük temelini oluşturduklarının altını çizen Memişoğlu, bu bölgeleri ziyaret ederek hem geçmişlerini anladıklarını hem de liderlerinin öncülüğünde daha iyi gelecek için çalıştıklarını dile getirdi.
Memişoğlu, sağlık alanında da daha ileri iş birlikleriyle Özbekistan'daki insanlara sağlık hizmetini ulaştırmış olacaklarını, ocak ayında imzaladıkları işbirliği anlaşmasıyla Özbek vatandaşlarına da sağlık hizmetlerini gerektiği zaman verebileceklerini söyledi.
Kemal Memişoğlu, "Türk dünyası, artık kendi benliğiyle, kendi bilim insanlarıyla, ürettikleriyle sağlıkta da söz sahibi" dedi.
Kaynak: AA
