reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2789 %0.22
50,2002 %-0.1
6.375,38 % -0,30
4.137.411 %0.357
İşçi Haber Gündem Rezan Epözdemir kimdir, kaç yaşında? Neden tutuklandı?

Rezan Epözdemir kimdir, kaç yaşında? Neden tutuklandı?

Türk hukuk dünyasının son dönemde en çok konuşulan isimlerinden Avukat Dr. Rezan Epözdemir, özellikle kamuoyunu derinden etkileyen davalardaki rolüyle tanınıyor. Münevver Karabulut ve Pınar Gültekin davalarının yanı sıra, son olarak Minguzzi ailesinin avukatlığını üstlenerek adalet mücadelesine liderlik eden Epözdemir, akademik başarıları ve profesyonel kariyeriyle de dikkat çekiyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Rezan Epözdemir, yalnızca bir avukat değil; aynı zamanda akademisyen, spor yöneticisi ve toplumsal meselelere duyarlı bir hukukçu olarak öne çıkıyor. 2007 yılında kurduğu Analiz Hukuk Bürosu, yerli ve yabancı müvekkillere kapsamlı hukuk ve danışmanlık hizmeti sunuyor.

Ceza hukuku, aile hukuku, ticaret hukuku ve spor hukuku gibi alanlarda uzmanlaşan Epözdemir, aynı zamanda Galatasaray Spor Kulübü’nde eski başkan yardımcılığı yapmış bir isim olarak da tanınıyor.

Rezan Epözdemir Kimdir, Kaç Yaşında, Nereli?

Rezan Epözdemir, 24 Kasım 1984’te İstanbul’un Fatih ilçesinde doğdu. Aslen Siirt Baykanlı olan hukukçu, köklü bir aileden geliyor. Eğitim hayatına İstanbul’da başlayan Epözdemir, ilköğretimini Haznedar Abdi İpekçi İlköğretim Okulu ve Dr. Refik Saydam İlköğretim Okulu’nda tamamladı. Lise eğitimini Osman Ülkümen Lisesi’nde bitiren Epözdemir, 2007 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden ikincilikle mezun oldu.

Akademik kariyerine de büyük önem veren Epözdemir, yüksek lisansını Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı’nda, doktorasını ise aynı enstitünün Kamu Hukuku Anabilim Dalı’nda “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” başlıklı teziyle tamamlayarak Hukuk Doktoru unvanı aldı.

Öne Çıkan Davalarda yer aldı

2007 yılında İstanbul Beşiktaş’ta kurduğu Analiz Hukuk Bürosu, Epözdemir’in profesyonel kariyerinde önemli bir adım oldu. Hem bireysel hem de kurumsal müvekkillere hizmet veren hukukçu, kamuoyunun yakından takip ettiği davalarda mağdur ailelerin avukatlığını üstlenerek adaletin sağlanması için ön saflarda yer aldı.

2009 yılında Münevver Karabulut cinayeti davasında Karabulut ailesinin avukatı olarak gösterdiği kararlılık, Epözdemir’in adını geniş kitlelere duyurdu. Benzer şekilde, 2020 yılında Muğla’da vahşice katledilen Pınar Gültekin davasında da mağdur aileye destek verdi.

2025 yılında Mattia Ahmet Minguzzi’nin Kadıköy’de bıçaklanarak öldürülmesi olayında ise Minguzzi ailesinin avukatlığını üstlendi. Epözdemir, bu davada aldığı ölüm tehditlerine rağmen geri adım atmadı ve kararlılığını şöyle ifade etti:

“Bu tehditler bizi korkutamaz ve sindiremez. Ahmet Minguzzi’yi katleden faillerin emsal mahiyette cezalandırılması için hukuki mücadelemiz devam edecek.”

Rezan Epözdemir: Mahkum olursam intihar edeceğim

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında 10 Ağustos’ta gözaltına alınan ve 14 Ağustos’ta “rüşvete aracılık etmek” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilen avukat Rezan Epözdemir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada dikkat çeken ifadeler kullandı.

Epözdemir, kendisine yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu savunarak tutukluluğunu “hukuka aykırı” olarak nitelendirdi ve şu ifadeleri kullandı: 

Sosyal medya eliyle ve yalancı tanıkla bana bu kumpası kuranlar benim cezaevinde çürümem ve yaşayan bir ölüye dönmem için hasmane tavırlarla ve gayri ahlaki bir şekilde sosyal medyada Can ve Ciner Holding soruşturmasıyla beni ilişkilendirmeye çalışıyorlar.

Bu açıkça vicdansızlıktır.

Hasmane tavırla aynı merkezden yönetilen ve menfaat karşılığında paylaşım yapan bu troller, benim 20 yıllık hak ve hukuk mücadeleme ve itibarıma karşı suikast yapmaya çalışıyorlar.

Benim üç çocuğum, eşim ve ailem var.

Allah hepimizin evlatlarını bağışlasın. Çocuklarım da bu yalan ve iftiralardan oldukça kötü etkileniyor.

Biraz vicdanı olanların bu itibar suikastini sonlandıracağı umuduyla yazıyorum.

Herkesten biraz vicdan ve merhamet rica ediyorum.

Bu hukuka aykırı tutuklama ve beni haksızca hedef gösteren iftiralar artık bir zulme dönüşmüştür.

Eğer bu dosyadan mahkum olursam hayatıma son vereceğim.

Benim için hiç yaşamamak onursuzca yaşamaktan iyidir.

Kamuoyundan ricam hasmane tavırlarla kaleme alınan hayal ürünü ve kötü niyetli iddialara lütfen itibar etmeyiniz.

Selam ve sevgilerimle.