Rojin, yurttan çıktıktan sonra bir daha haber alınamayan genç bir öğrenciydi. Babası Kabaiş, kızının ölümünün acısıyla mücadele ederken, iki ay önce savcıyla yaptığı görüşmede umut ışığı bulduğunu söyledi. Nizamettin Kabaiş, geçen yıl bu dönemde Rojin’in üniversite hazırlığı yaptığını belirterek yaşadığı büyük acıyı dile getirdi. “24 Eylül’de kızımla Van’a gitmiştim. Çok zor bir durum, çok büyük bir acıdır. Keyfi yerindeydi. Okulun açılmasına daha 1-2 gün kala Rojin, sürekli hazırlık yapıyordu. Minare yapma işine gidiyordum, eve geldiğimde ona para veriyordum. ‘Rojin’im sana ne lazım?’ diye soruyordum, o da ‘Baba, elbise alacağım’ diyordu” şeklinde konuştu.
Acılı baba, Van 100. Yıl Üniversitesi ve yurt yetkililerine tepki gösterdi:
“Üniversiteye güvendik, yurda güvendik, teslim ettik. Onlar sahip çıkmadılar. Bütün ailelere çağrı yapıyorum: Çocuklarınıza mukayyet olun, sürekli takip edin. Bazı üniversiteler iyidir, ama bazıları sahip çıkmadı. Van 100. Yıl Üniversitesi, sonuna kadar onlardan şikayetçiyim. Hukuki süreç çık sıkıntılı geçti. Çalışmalar eksikti. İki kişiye ait DNA'lar var Rojin'in bedeninde. Van'a sürekli gidip avukatlarla beraber savcımıza söylüyoruz. Bunlar vardır, delildir, tespittir, kanıttır. İki kişi Rojin'e zarar vermiş. Suçlu kişiler var, ama tutuklama yok. Dediler belki bulaştır. Defalarca gittik, bulaş değildi. Taşıyan kişiler olsa, jandarma olsa, ekipler olsa. Hepsine baktılar. En son gittiğimizde 109 kişiye bakmışlar, bulaş değil. Bu ne anlama geliyor. İki erkeğe ait DNA vardır, onlar Rojin'e zarar vermiş. Hem boğazında zarar var, hem sırtında, ayağında. Serçe parmağı kırıktır. Bunlar hepsi delildir, tespittir, kanıttır. Kızımı katletmişler. Ama Van 100. Yıl Üniversitesi yangından mal kaçırır gibi aceleden dediler intihar etmiş. Kızım, kesinlikle intihar etmemiş. Van ve Diyarbakır Barosu yazılı açıklama yaptı. Dediler, 'Bulaşın sonu geldi, bulaş değil.”
'Cezasını Çekseler biraz Nefes Alacağız'
Nizamettin Kabaiş, Rojin’in bedeninde iki farklı kişiye ait DNA’lar bulunduğunu açıkladı. Kabaiş, "Onlar yakalansa, cezasını çekse, biz az da olsa nefes alacağız. Allah, kimsenin başına getirmesin. Ölüm sebebi belli olmazsa o daha da büyük bir acıdır. Çocuğuma ne oldu, kim ne yaptı, neden yaptılar 3 günlük bir öğrenciye. Ne kadar bu soruları soruyoruz maalesef cevap alamıyoruz. 'Çalışıyoruz, bakacağız, çıkartacağız' cevaplarını alıyoruz. Avukatlarımız soru soruyor, önemli sorular vardır. O soruların cevabı gelirse kesin ve kesin olay çözülür. Mesela, kulağın içindeki larvalar, onun cevabını istiyorum, avukatlarımız istiyor. Bakacağız bakacağız, 11 aydır hala aynıdır. Rojin'in akciğerinde su yoktur, onun cevabını da alamıyoruz. Kaç gün suda kalmış, kaç gün önce rahmet etmiş, hangi saatte rahmet etmiş, bunların cevabı gelirse belli olur" ifadelerini kullandı.
baba kabaiş: çok acı çekiyoruz
Yaşadığı acının psikolojisini derinden etkilediğini söyleyen baba, ilaç tedavisi gördüğünü açıkladı. Kabaiş, “Rojin olayından sonra psikolojim tamamen bozuldu. Doktora gittim, ilaç kullanmaya başladım. İlacı kullanmazsam uyuyamıyorum, kullanırsam da sürekli uyku yapıyor. En son savcımızla görüşmem iki ay önceydi. Savcımız, bunu söyledi. Daha öncede söyledi ama bu sefer ciddi umut verdi. Bana dedi ki, 'Fazla ağlama, kendini üzme, bir şey bulmuşum, bir şey biliyoruz. Sabret, çıkartacağız. İki kişiden şüpheleniyoruz' dedi. İki kişi dediği, demek ki iki kişinin DNA'sı vardır. Odur işte. Bana bu umudu verdi. Birazda olsa ferahlamışım. İnşallah o katillerde bulunur, en ağır ceza ne ise çeksinler. Çünkü biz çok acı çekiyoruz” dedi.
Kaynak: İHA
