Marmara Denizi'nde can kaybı ve yaralanmalarla sonuçlanan gemi kazasının ardından başlatılan adli soruşturma kapsamında iki kaptan tutuklandı. Silivri Sulh Ceza Hâkimliği, Türk bayraklı "Alsu" gemisinin birinci kaptanı Ahmet Erarslan ile kaza sırasında vardiyada bulunan üçüncü kaptan Murat Evciman'ın "Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma" suçundan tutuklanmasına karar verdi.
Kaptanların mahkemedeki ifadelerinde ise kazaya ilişkin dikkat çeken ayrıntılar yer aldı. Sorgu tutanaklarına yansıyan beyanlar, kaza sırasında köprüüstündeki gözcülük uygulamasından acil durum bildirimine kadar bir dizi ihmal iddiasını gündeme getirdi.
kaza anında gözcü bulunmadığı ortaya çıktı
Sabah'ın haberine göre sorgu zaptında yer alan en dikkat çekici ayrıntılardan biri, çatışma sırasında Alsu gemisinin köprüüstünde herhangi bir gözcünün bulunmaması oldu.
Birinci kaptan Ahmet Erarslan, ifadesinde kaza meydana geldiği sırada gemide gözcü bulunmadığını kabul etti. Erarslan, gözcü görevlendirilmesinin kendi inisiyatifinde olduğunu belirtirken, özellikle yoğun deniz trafiğinin olduğu bölgelerde gözcü bulundurulması gerektiğini ifade etti. Ancak kazanın Marmara Denizi'nde meydana geldiği sırada bu uygulamanın hayata geçirilmemiş olması, soruşturma dosyasına yansıyan önemli ihmallerden biri olarak değerlendirildi.

Üçüncü kaptan kazadan birkaç gün önce gemiye katılmış
Kaza sırasında vardiyada bulunan üçüncü kaptan Murat Evciman'ın da köprüüstünde yalnız olduğu ve yanında gözcü bulunmadığı öğrenildi. Mesleki deneyiminin henüz yedi ay olduğu belirtilen Evciman'ın, Alsu gemisinde göreve kazadan yalnızca birkaç gün önce, 31 Ağustos 2026 tarihinde başladığı kaydedildi.
Marmara Denizi gibi deniz trafiğinin yoğun olduğu bir bölgede, deneyimi sınırlı bir vardiya zabitinin kritik saatlerde tek başına görev yapması da soruşturma kapsamında dikkat çekilen unsurlar arasında yer aldı. Üçüncü kaptan Murat Evciman, kazadan önce yaşananlara ilişkin ifadesinde, kazaya karışan "Tuğberk İmamoğlu" isimli gemiden telsiz aracılığıyla "iskeleye al" şeklinde çağrı geldiğini belirtti.
Bunun üzerine radarı kontrol ettiğini söyleyen Evciman, karşı geminin ışıklarını çıplak gözle göremediğini ifade etti. Evciman ayrıca ECDIS ekranında karşı gemiye ilişkin herhangi bir AIS, yani Otomatik Tanımlama Sistemi bilgisinin bulunmadığını belirtti. Bu nedenle gemiyi radar ekranındaki bir hedef üzerinden takip edebildiğini aktardı.
alsu gemisi Telsiz uyarılarının ardından iki ayrı manevra yaptı
Karşı gemiyle görsel temas kuramadığını ve geminin konumuna ilişkin kesin verilere ulaşamadığını belirten Evciman, telsizden gelen yönlendirmelerin ardından manevra yaptığını anlattı. İlk olarak gemisini 5 derece iskeleye kırdığını belirten üçüncü kaptan, telsizden gelen ikinci uyarının ardından bu kez 9 derece iskeleye doğru daha keskin bir dönüş gerçekleştirdiğini söyledi.
Evciman, karşı geminin bir anda rotasını kendilerine çevirmesi üzerine çatışmanın kaçınılmaz hale geldiğini iddia etti.
Kazanın ardından yaşanan süreçte de dikkat çeken bir başka ayrıntı ortaya çıktı. Üçüncü kaptan Murat Evciman, çarpışmanın ardından Kıyı Emniyeti ve arama kurtarma koordinasyonunda görev yapan Sektör Marmara birimine yaklaşık 10 ila 15 dakika sonra bilgi verilebildiğini ifade etti. Bu süre zarfında gemide acil durum yaşanırken, yetkili birimlere yapılan bildirimin gecikmesi soruşturma kapsamında önem taşıyan hususlardan biri oldu.

Birinci kaptan karşı gemiyi yaklaşık 300 metre mesafede gördü
Çarpışmanın ardından oluşan sürtünme sesiyle uyanarak köprüüstüne çıkan birinci kaptan Ahmet Erarslan, Tuğberk İmamoğlu gemisini yaklaşık 300 metre uzaklıkta ve ışıkları açık şekilde gördüğünü belirtti.
Erarslan'ın ifadesine göre Alsu gemisi sola dönüş manevrasını sürdürürken karşı geminin ışıkları yaklaşık 2 ila 3 dakika boyunca görülebiliyordu. Ancak dönüşün tamamlanmasına yaklaşıldığı sırada, yaklaşık 5 dakikalık süreçte karşı geminin ışıkları tamamen kayboldu. Ardından geminin radar ekranından da silindiği belirtildi.
Karşı geminin ışıklarının kaybolması ve radar görüntüsünden çıkmasının ardından resmi makamlara bildirimin yaklaşık 15 dakika gecikmesi, soruşturma dosyasında dikkat çeken bir başka unsur oldu.
alsu gemisinin iki kaptanına tutuklanma kararı
Silivri Sulh Ceza Hâkimliği, soruşturma dosyasındaki deliller, bilirkişi raporları ve şüphelilerin ifadelerini değerlendirdi. Hâkimlik, Ahmet Erarslan ve Murat Evciman hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli suç şüphesi ve somut deliller bulunduğu kanaatine vardı.
Mahkeme, kazanın meydana geliş biçimini, şüphelilerin karşı karşıya olduğu olası cezanın ağırlığını, delillerin henüz tamamen toplanmamış olmasını ve delillerin karartılma ihtimalini değerlendirdi. Kaçma şüphesinin de bulunduğuna hükmeden mahkeme, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı sonucuna ulaştı.
Bu değerlendirmelerin ardından Ahmet Erarslan ve Murat Evciman'ın ayrı ayrı tutuklanarak cezaevine gönderilmesine karar verildi. Marmara Denizi'nde yaşanan kaza, denizcilikte gözcülük, seyir güvenliği ve acil durum bildirimlerinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
