"Haberin İşçisi"
İstanbul
Kapalı
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,8219 %0.05
56,0135 %0.05
6.782,55 %-0.47
4.160.601 %5.02
İşçi Haber Gündem Son dakika... Depreme dayanıklılık testi yaptırın önerisi!

Son dakika... Depreme dayanıklılık testi yaptırın önerisi!

Türkiye Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Bilge Siyahi, ortalama yapıların 50 sene ömrü olduğunu belirterek, "Betonun sağlamlığı, demirlerin çapları, sıklığı bunların çok iyi araştırılması gerekiyor. Bunu belediyeler ve üniversitelerin ilgili laboratuvarlarıyla tespit etmek mümkün." dedi.

Okunma Süresi: 3 dk

6. Uluslararası Deprem Mühendisliği ve Sismoloji Konferansı dolayısıyla Kocaeli'ye gelen Siyahi, AA muhabirine, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin herkes için sarsıcı bir özelliği bulunduğunu, binaların nasıl yıkılabileceğini, köprülerin nasıl çökebileceğini, toprağın nasıl kayabileceğini insanların yaşayarak gördüğünü söyledi.

Depremin ardından özellikle deprem mühendisliği alanında çalışmalar yapıldığına işaret eden Siyahi, Türkiye'deki yapı stokunun iyileştirilmesi için kentsel dönüşüm projeleri başlatıldığını anlattı.

Siyahi, kentsel dönüşümü, yapı stokunun yenilenmesi, yapıların son yönetmeliğe uygun hale gelmesi dolayısıyla önemli bulduğunu dile getirerek, "Yapıların kontrol edilmesi planlandı. Bu sürüyor. Belki daha başka yenilikçi projeler olabilir. Türkiye'de genel olarak baktığımızda; projenin yapılması ve kullanılan teknikler dünyadan farklı değil, hem uyguladığımız yöntemler hem de bunların projelendirilmesi ve yeni deprem yönetmeliği açısından hiçbir eksiğimiz yok. Kesinlikle büyük adımlar atıldı. Belki kontrol açısından ya da yerleşimlerin nerede olacağına karar verirken daha teknik bakmalıyız." diye konuştu.

Depremle ilgili çalışmalara insanların ilgisi var

Siyahi, Marmara Depreminden önce bu alanda çalışmalar yaptığını belirterek, "Çalışmalara 1999'dan önce başladığımdan şu anda insanların depreme bakışındaki farkı görebiliyorum. Bugünlerde depremle ilgili herhangi bir çalışma olduğunda halkın ilgili olduğunu görüyoruz. Camiamızın eleştireceği bir şey olabilir; o da doğru soruların o konuda bilgisi olan kişilere sorulması. Şu soru doğru değil, 'Türkiye'de ne zaman deprem olacak? Türkiye'de 7 büyüklüğünde deprem ne zaman olacak?' Dünyada bunun cevabı yok. Bunu bilen, cevaplayabilen herhangi bir araştırma yok. Dolayısıyla tüm yapıları depreme dayanıklı tasarlamamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Binaların belirli ömre göre inşa edildiğine dikkati çeken Siyahi, şöyle devam etti:

"Ortalama yapılar için 50 sene ömür olduğunu düşünüyoruz. Türkiye gibi bir bölgede binaların belirli depremlere maruz kalarak ayakta kalması gerekiyor. 50 senede binadaki malzemelerin bozulma ihtimali var. İçindeki beton ve demirin bozulduğu ya da etkisinin azaldığını düşünüyoruz. Oturduğunuz binaların hangi sene inşa edildiği ve nasıl inşa edildiği önemli. Mühendis projelendirmiş mi? Eskiden kontrolün bu kadar yapılmadığı zamanlarda onay beklemeden yapılmış yapılar var. Bina kaç yaşında, içindeki malzemeler nasıl, mühendislik projesi var mı ve bu uygulandı mı?' bunlara bakmak gerekiyor. Betonun sağlamlığı, demirlerin çapları, sıklığı bunların çok iyi araştırılması gerekiyor. Bunu belediyeler ve üniversitelerin ilgili laboratuvarlarıyla tespit etmek mümkün. Yapım senesini, kimin projelendirdiğini, malzemenin içeride nasıl davrandığını bilmediğimiz, yani kullanılan demir paslanmış mı, bunları bilmediğimiz bir yapının içinde yaşamak bana son derece riskli geliyor."

Siyahi, 50 sene önceki yönetmelikle şu anki yönetmelik arasında farklar bulunduğunu, dünyadaki gelişmelerin yönetmeliklere entegre edildiğini anlatarak, "Hem dünyadaki bilgi birikimi farkı var hem de Türkiye'deki hasarlar değerlendirilip uzmanlarca yapılan yeni yönetmelik var. Daha yeni, kontrol görmüş, projesi mühendis tarafından yapılan, iyi malzeme kullanılmış ve ruhsatı alınmış bir binada yaşamayı, daha önceki yapıdan daha küçük bile olsa tercih etmeliyiz. İçinizin rahat olacağı bir mekanda yaşayın veya çalışın." değerlendirmesinde bulundu.

İlginizi çekebilir