Suriye'de uzun yıllardır tartışma konusu olan Kürt vatandaşlık sorunu, 2026 yılına gelinirken tarihi bir gelişmeyle yeniden gündemde. Ülke topraklarında yaşayan Kürt kökenli nüfusun önemli bir bölümü, 1962 yılında Haseke ilinde gerçekleştirilen olağanüstü nüfus sayımı sonrası kayıt dışı bırakılmıştı. O tarihten bu yana vatandaşlık haklarından mahrum bırakılan bu topluluk, Suriye'de resmi statüye sahip olamayan bir grup olarak yaşamını sürdürmek zorunda kaldı.
2026 Yılında Ne Değişecek?
16 Ocak 2026 tarihinde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından imzalanan “2026 Yılı 13. Kararname”, bu konuda köklü bir değişikliğe işaret ediyor. Kararnameyle birlikte, Suriye Kürtlere vatandaşlık mı veriyor, kimleri kapsıyor, uygulama nasıl işleyecek gibi sorulara yönelik resmi yanıtlar da netleşmeye başladı.
Bu kararnameye göre, 1962 yılında Haseke ilinde yapılan olağanüstü nüfus sayımı sırasında kayıt dışı bırakılan tüm Kürt kökenli kişiler, resmen Suriye vatandaşlığına dahil edilecek. Bu kişiler, vatandaşlık verilmesi sonrası tüm hak ve yükümlülükler bakımından diğer Suriye vatandaşlarıyla eşit statüde olacak.
Uygulama Süreci Nasıl İşleyecek?
İçişleri Bakanlığı, uygulamanın yürütülmesi için idari işlemleri hızlandıracak. Vatandaşlık süreci, ilgili yerel idarelerle koordineli şekilde yürütülecek. Bu kararla birlikte, on binlerce Kürt kökenli bireyin hukuki statüsü değişecek, eğitim, sağlık, çalışma ve seyahat gibi temel vatandaşlık haklarına erişimi mümkün hale gelecek.
Suriye İçişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin ardından uygulama süreci için resmi talimat yayınladı. Bu talimatta, kayıt dışı Kürt kökenli bireylerin kimlik belgeleri düzenlenecek ve vatandaşlık verilen kişiler için nüfus kayıtları, sosyal güvenlik numaraları ve pasaport işlemleri hızla tamamlanacak.
Kürt Toplulukların Tepkileri Neler?
Suriye'deki Kürt topluluklar ve yurtdışındaki Kürt diasporası açısından bu karar, tarihi bir gelişme olarak görülüyor. Uzun yıllardır vatandaşlık hakkından mahrum bırakılan bireyler, nihayet temel haklarına kavuşma fırsatı elde ediyor. Ancak bazı çevrelerde temkinli bir yaklaşım da söz konusu. Özellikle siyasi güvenceler verilmeden bu adımın kalıcı olmayabileceği yönünde endişeler dile getiriliyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yaptığı değerlendirmede YPG/SDG yapılanmasının Suriye Kürtlerini temsil etmediğini belirtti. Türkiye, Suriye Kürtlerinin meşru haklarına karşı değildir; ancak bu hakların terörle ilişkilendirilmeden, gerçek sivil yapılarla tanınması gerektiğini savunmaktadır.
Yeni Sürecin Bölgesel Etkileri Neler Olacak?
Bu vatandaşlık kararı, Suriye Kürtleri için sadece hukuki değil, sosyal ve politik düzeyde de önemli etkiler yaratabilir. Vatandaşlık alacak bireyler, resmi çalışma iznine sahip olacak, devlet kurumlarında görev alabilecek, eğitim, sağlık ve sosyal haklardan yararlanabilecek ve Suriye'nin geleceğinde söz sahibi olabilecek.
Bu durum, hem Kürtlerin Suriye'ye entegrasyonunu kolaylaştıracak hem de ülkenin yeniden yapılanma sürecinde Kürt topluluğunun etkin rol üstlenmesine olanak sağlayacak. Ancak bu gelişmenin bölgedeki diğer aktörler, özellikle Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, Türkiye ve İran gibi ülkeler nezdinde nasıl karşılanacağı da sürecin istikrarı açısından önemli olacak.
Uygulama Takvimi Nedir?
Kararname 16 Ocak 2026'da yürürlüğe girdi. İçişleri Bakanlığı talimatları ise aynı hafta içerisinde yayınlandı. Uygulamanın ilk aşamasında kimlik tespiti ve dosya oluşturma işlemleri yapılacak. Vatandaşlık belgeleri dijital sisteme işlenecek ve yerel idarelerin iş yükü azaltılmak için bölgesel koordinasyon merkezleri kurulacak.
Bakanlık kaynaklarına göre, ilk aşamada 50 binden fazla kişinin vatandaşlık süreci başlatılacak. Süreç, 2026 yılı sonuna kadar aşamalı olarak tamamlanacak.
