Meclis Başkanı Kurtulmuş, 28. Dönem 5. Yasama Yılı dolayısıyla TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen resepsiyonda basın mensuplarının sorularını cevapladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM’deki özel oturumda konuşma yapmak için Genel Kurul'a geldiği sırada YENİ Partili milletvekillerinin salonu terk etmesi hakkındaki soru üzerine Kurtulmuş, "Siyaset farklı fikirler var olduğu, farklı fikirlerin mücadele verdiği bir alandır. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir numaralı koltuğunda oturan, milletin oyları ile seçilmiş olan cumhurbaşkanıdır. Bütün yurttaşların cumhurbaşkanıdır. Siyasetin yerine getirmesi gereken sorumluluk cumhurbaşkanlığı makamına nezaket göstermektir. Bu çerçevede Cumhurbaşkanının siyasi partilerle ilişkiye geçtiği en önemli ortamlardan biri de her sene 1 Ekim’deki Meclisin açılış törenidir. Gönlümüz arzu ederdi ki YENİ Parti milletvekilleri Cumhurbaşkanının konuşmasını dinlesinler. Hiç şık olmamıştır. Demokrasi bakımından bunlar bir protesto olarak görülebilir ama demokratik nezaket içesinde kabul edilemez. Herkes yaptığı bir işe kulpunu bulur. Türkiye’de geçmiş dönemlerde farklı siyasi kanaatlere sahip olan cumhurbaşkanları oldu. Ama bütün siyasi partiler cumhurbaşkanını dinledikten sonra Meclis faaliyetlerine devam ettiler. Cumhurbaşkanının partili olup olmaması meselesi, yeni Anayasa tartışmaları ile ilgili konudur. Etkin ve akıllı bir muhalefet yeni Anayasa konusunda bir teklifleri varsa bunların hazırlığını yapar ve Anayasa tartışmaları açıldığında bunları gündeme getirir" dedi.
'Muhalefetin sesi kısılıyor iddiası rasyonel değildir'
Anayasa ve demokratikleşme tartışmalarına ilişkin de Kurtulmuş, "Hukuk çerçevesinde yürütülen soruşturmalar var. Türkiye demokrasisi dünyanın en olgun demokrasilerinden birisidir. Muhalefetin en çok sesinin çıktığı parlamentolardan birisi de TBMM’dir. Pratik olarak 6 Ekim’de Meclis başladığında 7 parti grubu söz alacak. Bunlardan ikisi iktidara, 5’i de muhalefete mensup partiler. Muhalefetin sesi kısılıyor, konuşturulmuyor eleştirilerini de doğru bulmuyorum. Rasyonel değildir, gerçeğe aykırıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: İHA
