reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2859 %0.22
50,1746 %-0.15
6.336,41 % -0,91
4.090.255 %-1.179
İşçi Haber Gündem 'Terörsüz Türkiye' Komisyonu toplandı

'Terörsüz Türkiye' Komisyonu toplandı

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun altıncı toplantısında TBMM Başkanı Kurtulmuş, sürecin yasal zemininin önemini vurguladı. Baro başkanlarının dinleneceği toplantıda, komisyonun çalışmalarını eylül ortasına kadar sürdürmesi planlanıyor.

Okunma Süresi: 8 dk

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, altıncı toplantısını TBMM’de gerçekleştiriyor. Toplantı öncesinde konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sürecin yasal boyutuna ve toplumsal katılımın önemine vurgu yaptı. Kurtulmuş, toplantı öncesi yaptığı açıklamada, sürecin ilerlemesinde hukuki düzenlemelerin zorunluluk taşıdığını belirterek, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Kurtulmuş'un başkanlığında toplandı. TBMM Tören Salonu'ndaki toplantıda, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ile Ankara 2 Nolu, Bingöl, Diyarbakır, Hatay, İstanbul 2 Nolu, Malatya, Mardin, Mersin, Van ve Sivas baro başkanları hazır bulundu.

Kurtulmuş, komisyonun 6'ncı toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye Barolar Birliğinin ve Türkiye'deki farklı baroların komisyonda dinlenmesinin önemine işaret etti.

"İmralı'dan yapılan açıklama ve arkasından örgütün bütün unsurlarıyla birlikte bu açıklamaya uyacağını ilan etmesiyle birlikte Türkiye'de tarihi bir fırsat ortaya çıkmıştır." diyen Kurtulmuş, bir daha silahların konuşmadığı, tam manasıyla huzurun, esenliğin ve barışın sağlandığı bir ortamın temin edilebilmesi için siyasetin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi amacıyla Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kurulduğunu anlattı.

Komisyonun şimdiye kadarki süreçte oldukça başarılı çalışmalar ve çok değerli bir mesai ortaya koyduğunu belirten Kurtulmuş, "Bu süreçte, bundan sonra sürecin başarıyla sürdürülmesiyle birlikte özellikle bazı yasal altyapı hazırlıklarının gerçekleştirilmesi kaçınılmazdır. Bu çerçevede başta Barolar Birliğimiz, barolarımız olmak üzere bu konuyla ilgili Türkiye'deki hukuk camiasının katkılarının çok değerli, çok faydalı olacağını düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Bu çerçevede başta Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sağkan olmak üzere Türkiye'deki farklı baroların temsilcilerinin komisyonda konuşacağını belirten Kurtulmuş, "Gönül arzu ederdi ki 81 baromuzun tamamı burada olsun. Ama fiilen bunun mümkün olması sağlanamadı." diye konuştu.

Kurtulmuş, baro başkanlarının katkılarını, bundan sonraki süreçteki yasal altyapının hazırlanması için ortaya konulacak fikirleri değerli ve anlamlı bulduklarını belirtti.

'Bu komisyonun amacı, Türkiye'de toplumsal rızanın da artırılmasıdır'

"Bu komisyonun amacı, Türkiye'de toplumsal rızanın da artırılmasıdır." diyen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bununla ilgili başta komisyonumuzun her bir üyesine, bu komisyonda bulunan siyasi partilerimize, burada olmayan siyasi partilerimize de büyük sorumluluklar düşmektedir. Türkiye'nin kendisine has, kendisine özgü bir modelle gerçekleştirmeye çalıştığı bu sürecin inşallah en iyi şekilde tamamlanması için hiç şüphesiz toplumda var olan desteğin artırılması, farklı toplum kesimlerinin de bu sürecin içerisinde katkılarının temin edilmesi şarttır. Zaten bu amaçla sizlerden, komisyon üyelerimizden ve partilerimizden gelen teklifleri değerlendirerek Türkiye'nin farklı toplumsal kesimlerini bu komisyona davet edip dinliyoruz. Buralardan da önemli fikirlerin ortaya çıkacağını, buralardan da sürecin tamamlanmasına ilişkin pozitif katkıların ortaya konulacağını görüyoruz."

TBMM Başkanı Kurtulmuş, komisyonun geçen hafta gerçekleştirilen toplantılarında, önceki dönemin acılarını yaşamış farklı kesimlerden insanların ortaya koyduğu ortak bir bakış açısı olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Diyarbakır Annelerinin de Cumartesi Annelerinin de Barış Annelerinin de şehit yakınlarının ve gazilerin de hepsinin söylediği: 'Biz bedel ödedik ama artık bu milletin çocukları bedel ödemesin. Biz evlatlarımızı toprağa verdik. Artık toprağa evlatlarımızı değil, silahlarımızı gömelim.' Şu karşıdaki masadaki gazi bir kardeşimizin takma gözünü eline alarak söyledikleri de hem tutanaklarda vardır hem de her birimizin kulaklarından herhalde hayatımızın sonuna kadar silinmeyecektir. Bu kardeşimizin söyledikleri de aynı şeydir. 'Biz bu kadar zorluk yaşadık, şehitler verdik, gazi olduk. Memleket, ülke için şehit olmaya hazırım ama yeter ki bu terör bitsin, silahlar sussun, barış, kardeşlik ve dostluk Türkiye'de daim olsun.'"

Komisyonun "toplumsal rızayı çoğaltma" görevine işaret eden Kurtulmuş, "Her birimizin bu çok olumlu katkılarımızı artırmak bakımından, söylediğimiz sözlere, verdiğimiz katkılara olağanüstü dikkat göstermemiz ve süreci sahiplenerek kamuoyunda bu konuda ortaya çıkan destekleri artırmamız gerekiyor." diye konuştu.

Şimdiye kadar dinlediklerinden, her birinin kişisel birikimlerinden, bu modelin gerçekten Türkiye'ye özgü bir model olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"9 ay gibi kısa bir süre içerisinde, en başından bugüne kadar olan süreci söylüyorum. Fevkalade büyük bir mesafe alınmıştır. Bu mesafenin hızla sonlandırılması ve bu meselenin artık Türkiye'nin gündeminden kaldırılması gerekir. Başka ülkelerdeki barış süreçleriyle kıyasladığınızda, onların 4-5 yıl içerisinde geldiği noktaya çok şükür Türkiye'de 9 aylık bir süre içerisinde gelmiş bulunuyoruz. Bu Türkiye modelini ortaya koymak, Türkiye'ye özgü bir modeli gerçekleştirmek de bu tarihi komisyonun tarihi başarılarından birisi olacaktır. Milletimizin bizlerden beklentisi de budur."

Komisyonda, Kurtulmuş'un konuşmasının ardından Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sağkan söz aldı.

TBB Başkanı sağkan söz aldı

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sağkan, komisyonda yaptığı sunumda, terörün ülke gündeminden çıkarılması ve toplumsal barışı sağlamak için atılacak adımlar kapsamında, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanında çalışmalar yapılmasının önemli olduğunu söyledi.

"TBB olarak milli birlik ve beraberliğin pekiştirilmesinin ön koşullunun Anayasa'nın içerdiği asgari teminatların sağlanması olduğu düşüncesindeyiz." ifadesini kullanan Sağkan, Anayasa'ya saygı gösterilmesinin önemine işaret etti.

Yıllara yayılmış derin sorunların çözümünün aniden köklü adımların atılmasıyla değil, öncelikle karşılıklı güvenin inşasıyla mümkün olabileceğini belirten Sağkan, "Bu güven inşası anlaşma sağlanamayan konuların sessizce geçiştirilmesindense bunun açıklıkla ortaya konulmasını ve gerekli koşulları varsa bir sonraki adımda çözüm oluşturacağının ilan edilmesiyle mümkün görülmektedir. Bu çerçevede terör örgütünün ve üyelerinin tüm silah ve mühimmatını tamamen teslim edip yeni bir isimle yeniden kurulmayacağını temin etmesi, Türkiye'nin bölünmez bütünlüğüne tam riayeti taahhüt etmesi tüm bu sürecin sağlıklı yürümesinin ön koşuludur." diye konuştu.

'Güçlü bir gerekçelendirme yapılması gerekir'

TBB Başkanı Sağkan, terörün Türkiye gündeminden tamamen çıkartılması amacıyla komisyonun yapacağı çalışmalara ilişkin şu önerilerde bulundu:

"Geçiş dönemi kanunu kapsamında adı 'af' olmayan ama sonuçları itibarıyla af niteliği taşıyan örtük af biçimlerinin sağlıklı yöntemler olmadığının altını çizmek isteriz. Nitekim Anayasa Mahkemesi de bu tür tutumlara mesafelidir. Sonucu itibarıyla af niteliği taşıyan düzenlemelerin İnfaz Kanunu'nda değişiklik yapılması yöntemiyle değil, TBMM'de nitelikli çoğunlukla değerlendirilmesi gerekir. Nitelikli çoğunluk şartı böylesi hassas bir konuda toplumsal uzlaşının sağlanmasının da teminatıdır. Eğer bu çoğunluk sağlanamıyorsa bu konuda koşullar henüz olgunlaşmamış demektir. Bu tür düzenlemeler için bunun bir zorunluluk olması ve güçlü bir gerekçelendirme yapılması gerekir."

Sağkan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göre zorunlu durumlardan birinin toplumsal uzlaşının sağlanması amacı olduğunu ifade ederek, "Bu bakımdan düzenleme keyfi biçimde uygulanmayacak, toplumsal barışa katkı sağlayacak bir nitelik taşımalıdır. Bu yüksek meşru amaç, 'geçiş dönemi adaleti' denen ideal açısından özellikle önem taşımaktadır." diye konuştu.

Bu nedenle yapılacak bir düzenlemenin gerekçesinde ve icabında ilk maddesinde "barış", "geçiş dönemi adaleti" ve "toplumsal uzlaşının sağlanması" amaçlarının net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini söyleyen Sağkan, "Sadece geçiş dönemi adaletini sağlamak üzere çıkartılacak bir geçiş dönemi kanunu, komisyonun belirlediği temel hedefe ulaşılmasını sağlayamayacak olup akut sorunlar olarak yönelttiğimiz alanlarda yapılacak düzenlemelerle birlikte toplumun tamamını kucaklayan, temel hak ve özgürlükler alanını genişleten adımların atılması ile bu hedefe ulaşılabilir inancındayız." değerlendirmesinde bulundu.

Komisyonda Sağkan'ın ardından bazı baro başkanları söz alıyor.

Baro Başkanlarından ‘Terörsüz Türkiye’ Çağrısı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplanan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 6’ncı toplantısının ikinci oturumunda, Malatya, Mardin, Mersin, Sivas ve Van baro başkanları görüşlerini sundu.

Malatya Baro Başkanı Onur Demez, “Terörsüz Türkiye hedefini sonuna kadar desteklediğimizi” ifade ederek, sürecin adalet ve hukuka güven esas alınarak ilerlemesi gerektiğini söyledi.

Mardin Baro Başkanı Ahmet Duyan, ETA ve IRA örneklerinin Türkiye’ye uygun olmadığını belirterek, “Bizim esin kaynağımız Mandela modeli olabilir” dedi.

Mersin Baro Başkanı Gazi Özdemir, terörün yalnızca can kayıplarına değil, aynı zamanda ekonomi, eğitim, sosyal barış ve halkın umuduna darbe vurduğunu söyledi. Özdemir, “Bizim yolumuz şiddetin değil, kardeşliğin yolu olmalıdır” ifadelerini kullandı.

Sivas Baro Başkanı Fatih Sevim, terörle mücadeledeki başarıya dikkat çekerek, sürecin uzun vadeli ve neredeyse sıfır hata ile yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Van Baro Başkanı Sinan Özaraz, barışın savaş ve çatışmadan daha zor ama daha üstün bir yol olduğunu belirterek, somut yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

KOMİSYON EYLÜL’E KADAR ÇALIŞACAK

Komisyonun Eylül ayının ortasına kadar faaliyetlerini sürdürmesi planlanıyor. Bu süre zarfında akademisyenler ve çeşitli alanlardan sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri TBMM’de dinlenecek. Ardından komisyon üyesi siyasi partiler kendi önerilerini sunacak

Komisyon, bugüne kadar beş kez bir araya geldi. Bu toplantılarda şehit yakınları, gaziler, Diyarbakır Anneleri, Cumartesi Anneleri ve Barış Anneleri dinlendi. Ayrıca pek çok sivil toplum kuruluşunun temsilcisi de sürece katkı sundu.