"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,9589 %0.07
55,8121 %-0.26
6.222,90 %-3.56
3.851.042 %0.12
İşçi Haber Gündem Türk Öğrenciler Tarantula Zehrinden Yara İyileştirici Hidrojel mi Geliştirdi?

Türk Öğrenciler Tarantula Zehrinden Yara İyileştirici Hidrojel mi Geliştirdi?

Erzurumlu öğrenciler, tarantula zehrinden geliştirdikleri hidrojel ile yara iyileşmesine yönelik önemli bir başarıya imza attı.

Okunma Süresi: 3 dk

Erzurumlu öğrenci İrfan Sefiloğlu, babaannesinin yoğun bakımda kaldığı dönemde oluşan yaralardan etkilenerek, arkadaşı İrem Alparslan ile birlikte yenilikçi bir projeye imza attı. İki Türk öğrenci, beş aylık laboratuvar çalışmasının ardından tarantula zehrinden yararlanarak yara iyileşmesine yönelik biyoteknolojik bir hidrojel geliştirdi. Bu proje, TÜBİTAK yarışmasında Türkiye ikincisi olarak ödüllendirildi ve şimdi ABD'deki uluslararası bilim yarışmasında tanıtılmaya hazırlanıyor.

Örümcek Zehrinin Bilimsel Araştırmalardaki Yeri Nedir?

Normal şartlarda tehlikeli etkileriyle bilinen örümcek zehri, bu kez bilimsel bir araştırmanın merkezine yerleşti. Erzurum'da iki öğrencinin, uzun süre yatağa bağımlı kalan hastalarda oluşan yaralara çözüm arayışı, beklenmedik bir madde üzerinde yoğunlaştı. Bir aile ferdinin yaşadığı sağlık sorunundan yola çıkan gençlerin laboratuvar ortamında yürüttüğü çalışma, Türkiye sınırlarını aşan bir başarıya dönüştü.

Erzurum Remzi Sakaoğlu Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri İrfan Sefiloğlu ve İrem Alparslan, uzun süre yatağa bağımlı hastalarda oluşan yaraların iyileştirilmesine yönelik, tarantula zehrinin biyoaktif bileşenlerinden yararlanarak biyoteknolojik hidrojel geliştirdi. TÜBİTAK yarışmasında ikinci olan öğrenciler, projeleriyle 2027 Uluslararası Regeneron ISEF Bilim Yarışması'nda Türkiye'yi temsil edecek.

Projenin Doğuşu ve Gelişimi Nasıl Gerçekleşti?

Remzi Sakaoğlu BİLSEM öğrencileri İrfan Sefiloğlu ve İrem Alparslan, danışman öğretmenleri Mustafa Akay'ın rehberliğinde, uzun süre yatağa bağımlı hastalarda ortaya çıkan bası yaralarının iyileştirilmesine yönelik çalışma başlattı. Sefiloğlu'nun yaklaşık iki ay yoğun bakımda kalan babaannesinde oluşan yaralardan etkilenmesiyle başlayan projede, öğrenciler örümcek zehrindeki biyoaktif bileşenlerin doku yenilenmesi üzerindeki potansiyel etkilerini araştırdı.

Literatür taramalarında örümcek zehrinin farklı alanlarda biyolojik ajan olarak kullanıldığını belirleyen öğrenciler, özellikle yara iyileşmesi ve hücresel yenilenme üzerindeki etkilerin araştırılmasına odaklandı. Çalışmada Küba tarantulası olarak bilinen 'Tarantula cubensis' türünün zehrinden yararlanıldı. Öğrenciler, Türkiye'de örümcek zehri sağımına yönelik bir merkezin bulunmaması nedeniyle temin edilen çözeltideki zehri çeşitli işlemlerden geçirerek ham örümcek zehrini elde etti.

Hidrojel Geliştirme Süreci ve Başarılar

Yaklaşık beş ay süren çalışmada hücre deneyleri gerçekleştirilirken, elde edilen sonuçlar doğrultusunda biyoteknolojik hidrojel geliştirildi. Öğrenciler, belirli dozlarda yara iyileşmesi yönünde olumlu sonuçlar elde ettikleri projelerini rapor haline getirerek TÜBİTAK yarışmasına müracaat etti. Bölge yarışmasında birincilik elde eden İrfan Sefiloğlu ve İrem Alparslan, TÜBİTAK Türkiye finalinde 24 proje arasında Türkiye ikincisi oldu.

Ardından Uluslararası Regeneron ISEF kapsamında gerçekleştirilen çevrim içi mülakata katılan öğrenciler, değerlendirme sonucunda 2027 yılında ABD'de düzenlenecek yarışmada Türkiye'yi temsil etme hakkı kazandı. Projenin çıkış noktasının babaannesinin yaşadığı sağlık süreci olduğunu belirten İrfan Sefiloğlu, bu süreçte halk arasında 'yatak yarası' olarak bilinen yaraların oluştuğunu ifade etti. Projenin doğuşunun bu yaralara bir çözüm bulmak üzerine olduğunu vurguladı.