Türkiye'de genç nüfusun çocuk sahibi olma eğilimindeki azalma ve doğurganlık hızındaki sert düşüş, demografik yapıyı tehdit eden boyutlara ulaştı. Artan yaşlı nüfusla birleşen bu tablo, geleceğe yönelik ciddi bir risk haritası ortaya çıkarıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, doğurganlık oranlarında uzun yıllardır süren gerilemeyi net bir şekilde gözler önüne serdi. Verilere göre; 2001 yılında 2,38 düzeyinde olan toplam doğurganlık hızı, 2014 yılından itibaren kesintisiz bir düşüş trendine girdi. 2014'te 2,19 olarak ölçülen oran, 2018 yılında kritik eşik sayılabilecek 2 seviyesinin de altına geriledi.
Nüfus Kendini Yenileyemiyor
Düşüş eğilimi 2018 sonrasında da hız kesmeden devam etti. 2024 yılı itibarıyla doğurganlık hızı 1,48'e kadar düştü. Ortaya çıkan bu rakam, bir toplumun nüfusunu sabit tutabilmesi için gerekli olan ve "yenilenme düzeyi" olarak kabul edilen 2,1 eşiğinin oldukça altında kalıyor.
Uzmanlar, verilerin işaret ettiği bu tablonun, Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda hızla yaşlanan bir nüfus yapısıyla yüzleşmek zorunda kalacağını belirtiyor. Demografik göstergelerin alarm verdiğini vurgulayan uzmanlar, mevcut eğilimin sürmesi halinde çalışabilir nüfusun daraldığı, buna karşın yaşlı nüfusun hızla arttığı zorlu bir dönemin kapıda olduğu konusunda uyarıyor.
