Türkiye'de konut fiyatları, 0-4 yaş bandındaki daire nitelikli konutlar dikkate alındığında, geçen yıl ortalama %30,74 oranında bir artış gösterdi. Bu oran, yıllık enflasyonun %30,89 seviyesinde olması nedeniyle, sınırlı bir reel düşüş ile sonuçlandı. Ancak, büyükşehir statüsünde bulunan iller incelendiğinde, Aralık 2025 itibarıyla 24 şehirde yıllık fiyat artışlarının enflasyonu aştığı görülüyor. Özellikle dört ilde yıllık artış oranları %40'ın üzerinde gerçekleşti.
TÜRKİYE GAZETESİ'nden Faruk Bingöl'ün haberine göre, Türkiye'de bazı büyükşehirlerde konut fiyatları 10 milyon TL'yi aşarken, 2026 yılında konut yatırımcıları yeni fırsatlara yönelmeyi planlıyor. Geçtiğimiz yıl, 0-4 yaş bandındaki dairelerin ortalama metrekare satış fiyatı 4 milyon 507 bin TL olarak belirlenmişti. Bu statüdeki konutlarda yıllık artış oranı ise Endeksa verilerine göre %30,74 olarak kaydedildi.
Büyükşehirlerdeki Fiyat Artışları Neden Yükseliyor?
Büyükşehir statüsündeki illerde, Aralık 2025 itibarıyla yıllık fiyat artışlarının enflasyonu yenmesi dikkat çekici bir durum. Bu iller arasında Muğla, Ankara, Denizli ve Diyarbakır gibi şehirler, %40'ı aşan artış oranlarıyla öne çıkıyor. Muğla'da ortalama metrekare fiyatı 56.624 TL, Ankara'da 44.156 TL, Denizli'de 40.463 TL ve Diyarbakır'da 38.771 TL olarak belirlenmiş durumda. Bu şehirler, konut yatırımcılarına reel olarak en yüksek getiriyi sunuyor.
Mega kent İstanbul'da ise ortalama fiyat artış oranı %37'yi geçti. Bu durum, büyükşehirlerde konut talebinin artması ve maliyetlerin yükselmesi ile ilişkilendiriliyor. Sektör temsilcileri, son yıllarda maliyetlerde yaşanan önemli artışların konut fiyatlarını yükselttiğini ifade ediyor.
Konut Sektöründeki Gelişmeler ve Yatırım Fırsatları
Konut sektöründe zaman zaman “fiyatlar yüksek mi?” soruları gündeme gelirken, sektör temsilcileri, kredili satışların tarihî düşük seviyelerde olduğunu belirtiyor. Her 100 satıştan 85'inin peşin alımlarla gerçekleştiği bilgisi, sektördeki risklerin minimize edildiğini gösteriyor. Ayrıca, Türkiye'de kiraların da yükselmesiyle birlikte konutta amortisman süreleri 15 yıl olan tarihi ortalamaların altına gerileyerek 13,5 yıl seviyelerine düştü.
Bu faktörler, konut fiyatlarında bir balon riski olamayacağını gösteriyor. Yatırımcılar için konut almak, uzun vadede değer kazanma potansiyeli taşıyan bir seçenek olarak öne çıkıyor. Türkiye'de konut sektöründeki bu dinamikler, yatırımcılar için yeni fırsatlar sunmaya devam ediyor.
