"Haberin İşçisi"
İstanbul
Az bulutlu
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,6902 %0.05
55,9518 %0.15
6.744,80 %1.13
3.723.173 %1.22
İşçi Haber Gündem Ürdünlü eski diplomat Bireyzat’tan ”Türkiye ile üst düzey ilişkiler Ürdün halkının yararına” vurgusu:

Ürdünlü eski diplomat Bireyzat’tan ”Türkiye ile üst düzey ilişkiler Ürdün halkının yararına” vurgusu:

”Türkiye bölgesel ittifaklarda Ürdün’e Arap ülkelerinden dahi daha fazla destekçi olabilir” ”Ülkedeki genel durum, 1952 Anayasası’nda olduğu gibi monarşiyi savunan her şerefli Ürdün vatandaşı için rahatsız edici ve endişe verici”

Okunma Süresi: 4 dk

AMMAN (AA) LEYS ELCUNEYDİ Ürdünlü eski politikacı ve diplomat Musa Bireyzat, Türkiye ile üst düzeyde, çekincesiz ve karşılıklı menfaat temeline dayanan ilişkilerin Ürdün halkının yararına olduğunu belirtti.

Eski Ulusal İnsan Hakları Merkezi Genel Direktörü Bireyzat, Ürdün'deki genel duruma ve Türkiye ile ilişkilere yönelik AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Bireyzat, "Ülkedeki genel durum, 1952 Anayasası'nda olduğu gibi monarşiyi savunan her şerefli Ürdün vatandaşı için rahatsız edici ve endişe verici." dedi.

"Rejim tarafından halka dönülmesi gerekli bir durumdur." diyen eski diplomat, "Bu da özgür diyalog, ayrıca halkın gözdağı veya uyarı olmaksızın temsilcilerini seçmesi yoluyla gerçekleştirilir. Çünkü herhangi bir siyasi rejim, kendi toplumuna dayanmıyor, ondan güç almıyorsa, havada asılı kalacaktır." ifadelerini kullandı.

Buna güvenmemenin uluslararası güçlerin çıkarına olduğunu, Arap ve Ürdün halkının çıkarlarıyla çeliştiğini aktaran Bireyzat, güvenlik birimleri aracılığıyla baskıyla hükmetmenin sonuçlarının garanti edilemeyeceğini ve yönetimin meşruiyetini etkileyeceğini vurguladı.

Ürdün'deki hükümetlerin performansının genel yetkiye sahip olmadıkları için zayıf olduğuna işaret eden Bireyzat, hükümetlerin performanslarını özgür ve adil seçimlerle oluşan bir parlamento aracılığıyla gösterebileceğini söyledi.

Bireyzat, "Parlamento halkın iradesini ifade eder, yürütme erkinin iradesini değil." dedi.

"Ürdün'ün kaderini neden İsrail'e bağlıyoruz?"

Bireyzat, demokratik anlayıştan, halkın çıkar, seçim ve taleplerinden uzak bir devlet yönetimi yaklaşımının doğru olmayacağını aktardı.

Eski diplomat, "Ürdün bilinmeyen ve endişe verici bir yolda ilerliyor. Arap ülkeleri başta olmak üzere yabancı ülkelerin nüfuzundan korkarak takındığı tutum, Ürdünlüleri şaşkınlığa uğratıyor." diye konuştu.

Ürdün halkının, İsrail'le ilişkiler konusunda ve baskılar karşısında görüşlerini ifade etmesi gerektiğini vurgulayan Bireyzat, "Ürdün'ün kaderini neden İsrail'e bağlıyoruz?" diye sordu.

Düşük katılımla gerçekleştirilen seçimlerle oluşan Temsilciler Meclisinin ülkedeki rolüne ilişkin konuşan Bireyzat, "Meclis, Ürdün halkının iradesinden farklı bir iradeyi temsil ediyor. Eğer halkın iradesini temsil etseydi siyasi rejim, rejimin meşruiyeti, gücü, manevra kabiliyeti ve dış baskılarla mücadelesi destek görürdü." ifadelerini kullandı.

Bireyzat, ülkesinin dış politikasıyla ilgili olarak ise şunları söyledi:

"Dış politikamız tek bir kişi tarafından şekillendirilir, o da Kral. Diplomatlar, ülkelerinin amaç ve çıkarlarının yanı sıra bulundukları devletin kendi ülkelerini destekleme veya ona zarar verme yeteneğini bilmelidir. Dış politika, devletin gerçek yeteneklerine, Ürdün halkının değerlerine, çıkarlarına ve isteklerine dayanmalıdır."

"Türkiye bölgesel ittifaklarda Ürdün'ün destekçisi olabilir"

19972002 yılları arasında Ürdün'ün Ankara Büyükelçiliği görevini üstlenen Bireyzat, TürkiyeÜrdün ilişkilerine de değindi.

Bireyzat, "Türkiye'ye yönelik bakış açımız net değil. Ancak iki ülkenin siyasi rejimleri ve toplumları arasında stratejik çıkar çatışması olmadığını biliyoruz." dedi.

Ürdün'ün stratejik çıkarlar açısından en az anlaşmazlık yaşadığı ülkenin Türkiye olduğunu kaydeden Bireyzat, bunun Ankara'nın Amman'ın kararlarını etkileme arzusunun olmamasından kaynaklandığını vurguladı.

Bireyzat, "Türkiye bölgesel ittifaklarda Ürdün'e Arap ülkelerinden dahi daha fazla destekçi olabilir." ifadelerini kullandı.

Türkiye'ye yönelik açılımların önündeki engellere ilişkin de Bireyzat, ülkesinin diğer ülkelerin tutumlarından etkilendiğini kaydetti ancak söz konusu ülkelere ilişkin bilgi vermedi.

Bölgesel durumun hareketli ve ittifak kavramının da kapsamlı olduğuna işaret eden Bireyzat, ittifaklar kurulmasından yana olmadığını ifade etti.

Ürdünlü diplomat, dostluk ve ilişkilerin güçlendirilmesini desteklediğini, Türkiye ile de bu bağlamda iyi bir şekilde ilerlenebileceğini aktardı.

Bireyzat, "Türkiye ile en üst düzeyde, çekincesiz ve karşılıklı çıkar temelindeki ilişkiler, Ürdün halkının yararına." ifadelerini kullandı.

İki ülke arasındaki ilişkinin tarihi, Ürdün'ün kurucu Kralı 1. Abdullah'ın 1930'larda Türkiye'ye resmi bir ziyarette bulunmasına kadar uzanıyor.

Bu, 1. Dünya Savaşı'nın (19141918) sona ermesinden ve 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra Arap liderin gerçekleştirdiği ilk ziyaret olarak biliniyor.

AmmanAnkara arasındaki ilişkinin, 2000'lerden bu yana ülke yetkililerinin karşılıklı ziyaretlerini yoğunlaştırmasıyla saygı çerçevesinde şekillendiği görülüyor.

Filistin meselesi başta olmak üzere bölgesel meseleler karşısındaki tutumlarının yanı sıra Amman ve Ankara arasında Türkiye'nin ağustos ayında onayladığı ticaret ve iş birliği alanındaki anlaşmayla bağlantı bulunuyor.

"Hassas meselelerde ifade özgürlüğü kısıtlanıyor"

Ürdünlü eski diplomat, toplanma ve barışçıl protesto hakkının kısıtlanmasına da değinerek, bu yaklaşımın insan haklarının ihlali olduğunu dile getirdi.

Bireyzat, direktör olarak çalıştığı 8 yılda (20122020) hassas olmayan meseleler konusunda belirli çerçevede ifade özgürlüğüne müsaade edildiğini ancak etkili ve hassas meselelerde ise ifade özgürlüğünün kısıtlandığını fark ettiğini söyledi.

Gösterilerin düzenlendiği alanlara demir barikatlar konulmasının kendisini rahatsız ettiğini belirten Bireyzat, tutuklamalar ve suç sayma durumunun artmasının yanı sıra demir barikatları ifade özgürlüğünü ciddi şekilde kısıtlayan bir gösterge olarak değerlendirdi.