"Haberin İşçisi"
İstanbul
Hafif yağmur
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,6659 %0.06
55,9456 %-0.45
6.734,96 %0.31
3.687.722 %-0.36
İşçi Haber Gündem Yılmaz Vural: “Benim için Fenerbahçeli diyorlar ama ben Sakaryaspor’luyum”

Yılmaz Vural: “Benim için Fenerbahçeli diyorlar ama ben Sakaryaspor’luyum”

Okunma Süresi: 3 dk

Birbirinden önemli isimler Sakaryalılarla buluşturan Büyükşehir Belediyesi’nin son programında futbol duayeni Yılmaz Vural sevenleriyle bir araya geldi. AKM’de
konuşan Sakaryalı teknik adam, “Bana Fenerbahçeli deseler de ben Sakaryaspor’luyum. Burada doğdum, futbolu burada sevdim. Futbol her kesimden insana, her şeyi unutturdu ve ortak bir yerde buluşturdu. Bu ülkede genç potansiyel, dinamizm var. Çok çalışıp bunu değerlendirmeliyiz” dedi. Başkan Yüce de, hediye takdim ettiği Vural’la geçen anılarını anlattı.SAKARYA (İGFA)- Sakarya Büyükşehir Belediyesi, sosyal ve kültürel programlarına aralıksız devam ediyor. Her bir kültür ayında Türkiye’nin yakından tanıdığı isimleri ağırlayan Büyükşehir, son
olarak futbolun duayeni, Sakaryalı teknik direktör Yılmaz Vural’ı AKM’de misafir etti. Programa Başkan Ekrem Yüce, İl Milli Eğitim Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı, Büyükşehir bürokratları ve sporseverler katıldı. Söyleşide sevenleriyle buluşan Vural, Türkiye’de futbolun yerini ve yaşamı boyunca bu alanda edindiği tecrübeleri anlattı. Çocukluğunun geçtiği Sakarya’ya duyduğu sevgiyi anlatan Vural, şehrin şu anki merkezinde dünyaya geldiğini ve Orhan Camii’nde dini eğitim aldığını belirtirken, futbola olan tutkusunun da Adapazarı’nda yaşadığı anılarla başladığını söyledi. Ayrıca Vural, Türkiye’nin son dönemde spor alanında çok iyi imkânlara sahip olduğunu, genç ve dinamik bir nesli değerlendirmek için çok çalışılması gerektiğini vurguladı.

Futbolu kendisine gol olduğunda camdan atlayan halasının oğlunun sevdirdiğini anlatan Vural, “Ben Kolağzı Sokak’ta doğmuş, Orhan Camii’nde dini eğitimi almış bir vatandaşım. Sakarya’nın yerlisiyim. Sakarya isminin geçtiği her yerde duygulanır ve onurlanırım. 6-7 yaşlarında halamın oğlu Fenerbahçe gol atınca camdan aşağı atlardı. Bizi futbol hastası yapan kişi odur. Ali Koç, Fenerbahçeli olduğumu söylemiş fakat ben Sakaryaspor’luyum. Futbol adamı olmaktan mutluyum. Futbol sadece spor olayı değildir. Harika bir sosyal olaydır. Her sosyal sınıftan insanın bir araya gelip birbirine sarıldığı bir olaydır. Biz de bu sosyal olayı yönetmeye çalışanlardan biriyiz. Türkiye’nin her bölgesinde çalıştım, bazı şehirlerde birden fazla çalıştım. Müthiş bir ülkedeyiz, müthiş bir kültüre sahibiz. Halkımız müthiş yardımsever. Türkiye’de 20 milyon çocuk var. Genç potansiyel var, dinamizm var. Harika statlar ve tesisler yapıldı. Çalışıp, bunu değerlendirmeliyiz. Çok fazla ülkede bulunduğum için doğrusuyla yanlışıyla kıyaslayabiliyorum. Her alanda nitelikli birey yetiştirmek gerekiyor, bunun için yapılacak işler var, bildiğimiz kadarıyla anlatıyoruz” dedi.

"TÜRKİYE BU ALANDA ÖNEMLİ BİR BİRİME SAHİP" 

Yılmaz Vural, Türkiye’nin spor alanında önemli imkânlara sahip olduğunu ifade ederek, “Eskiden krallık döneminde köylülerin güçlü olan çocuklarını arenada toplayıp birbirine kırdırıp birinci olana bir torba altın verirdi. Halk deşarj olurdu orada. İngilizlerde yıllar sonra bu anlamda futbolu çıkardı. Halkı deşarj etmek için futbolu icat etti. Gol oluyor, rektör öğrenciye sarılıyor, gol oluyor patron işçiye sarılıyor. Sosyal sınıfları birleştiriyor. Mesela dünya üçüncüsü olup yurda döndüğümüzde üstü açık otobüsle taksime gittik. Her sınıftan, her düşünceden, her dinden, dilden, ırktan insan aynı sevinci yaşadık. Her şeyi unutuldu ve insanlar ortak paydada buluştu. Futbol insanlara her şeyi unutturarak ortak paydada buluşturdu. Futbol böyle büyük bir güç unsurudur. Küme düşme hattındaki takımlara gitmek zor. Bize de sürekli böyle takımlar denk geliyor. Zoru yönetmek zorunda kalıyoruz. Bazılarını kurtarıyoruz, bazılarını da kurtaramıyoruz. Zor bir iş ama biz zoru seviyoruz” diye konuştu.