YÖK Başkanı Özvar, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla Orta Doğu Teknik Üniversitesinin (ODTÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP)" toplantısının açılışında konuştu.
Araştırma üniversitelerinin performansı değerlendiriliyor
Araştırma üniversitelerinin yıllık performanslarının değerlendirilmesi ve sıralanmasının yalnızca üniversiteler arasında bir başarı sırası oluşturma amacı taşımadığını dile getiren Özvar, bu değerlendirmenin üniversitelerin güçlü yönlerini ortaya koymalarına, geliştirmeleri gereken alanları belirlemelerine ve araştırma kapasitelerini artıracak politikaları güvenilir veriler ışığında oluşturmalarına imkan sağladığını belirtti.
Üniversitelerin topluma katkısı vurgulandı
Üniversitelerin eğitim, bilimsel yayın ve araştırma faaliyetleri kadar önem vermesi gereken bir diğer temel görevin topluma katkı sağlaması olduğuna, üniversitelerin kendilerini kampüslerle, sınıflarla ve laboratuvarlarla sınırlandırmaması gerektiğine dikkati çeken Özvar, üniversitelerin sahip oldukları bilgi birikimini ve araştırma kapasitesini toplumun ihtiyaçlarıyla buluşturması gerektiğini vurguladı.
Bu doğrultuda yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının, sanayi kuruluşlarının ve sivil toplumla kurulacak güçlü işbirliklerinin büyük önem taşıdığına işaret eden Özvar, özellikle araştırma üniversitelerinden, yürüttükleri projelerin bilimsel çıktılarının yanı sıra toplumsal etkisini gözetmelerini beklediklerini kaydetti.
Yükseköğretimde erişimden niteliğe geçiş hedefi
Türk yükseköğretim sisteminin başta gelen sorumluluğunun gençlere erişilebilir ve nitelikli bir eğitim imkanı sunmak olduğunu belirten Özvar:
"Türkiye, son yıllarda yükseköğretime erişim bakımından önemli bir mesafe katetmiş, üniversitelerimiz ülkemizin bütününe yayılmış ve yükseköğretim toplumun çok daha geniş kesimlerinin erişebildiği bir imkan haline gelmiştir. Bundan sonraki önceliğimiz, erişim konusunda elde ettiğimiz bu kazanımları korurken mevcut kapasitenin niteliğini daha da yükseltmektir." diye konuştu.
Müfredatlarda sadeleşme ve uygulamalı eğitim dönemi
YÖK Başkanı Özvar, üniversitelerin kontenjanlarını, öğretim elemanı sayısı, derslik ve laboratuvar imkanları, uygulama ve staj kapasitesi, mezunların istihdam durumu ve ülkenin insan kaynağı ihtiyacı gibi çok sayıda ölçütü birlikte değerlendirerek belirlediklerini bildirdi.
Mezun arzının ihtiyacın üzerine çıktığı alanlarda kontenjanları kademeli olarak azaltırken ihtiyaç duyulan alanlarda yeni kapasite oluşturduklarını vurgulayan Özvar, "Amacımız yükseköğretime erişimi daraltmak değil, niteliği artırmak, mevcut kapasiteyi daha dengeli ve rasyonel biçimde kullanmaktır." dedi.
Eğitimin niteliğini yükseltmek için programların içeriklerinin de gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizen Özvar, şunları kaydetti:
"Müfredatları gereksiz ders yükünden arındırmalı, temel bilgi ve yetkinlikler etrafında sadeleştirmeli, öğrencilerimize seçmeli ve disiplinler arası dersler için daha fazla alan açmalıyız. Öğrencilerimizin laboratuvarlarda, araştırma projelerinde, saha çalışmalarında ve iş yerlerinde daha fazla sorumluluk üstlenmelerini sağlamalıyız. Son dönemde hayata geçirdiğimiz İşletmede Mesleki Eğitim bu yönde atılmış son derece stratejik ve önemli bir adımdır."
ADEP kapsamında uluslararası işbirliği hedefleniyor
ADEP'in bu anlayışın mali ve kurumsal bakımdan en önemli araçlarından biri olduğunu kaydeden Özvar, program vasıtasıyla araştırma üniversitelerinin güçlü oldukları alanlarda derinleşmesini, Türkiye'nin kalkınma hedefleriyle uyumlu projeler geliştirmesini ve kamu kaynağını ölçülebilir bilimsel çıktılara dönüştürmesini önemsediklerini söyledi.
Prof. Dr. Özvar, araştırma üniversitelerine çok ciddi oranlara varan destekler verdiklerini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üniversitelerin dünyada saygın bir konuma gelmesi hususunda her zaman destek verdiğini vurgulayan Özvar, kendisinin ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda çalışmalara devam edildiğini belirtti.
Uluslararası doktora adayları Türkiye'ye çekilecek
YÖK'ün temel hedeflerinden birinin üniversitelerin uluslararası alanda daha görünür olması ve saygınlık kazanması olduğunu söyleyen Özvar, "Zaten üniversitelerimiz gerçekten saygın üniversitelerimiz ama uluslararası olarak da tanınması, bilinmesi ve uluslararası anlamda ortaya koydukları çıktılarla, ürünlerle kendilerinden söz ettirebilmeleri bizim en büyük hedefimizdir." dedi.
Bu yıl Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile mutabık kalarak ADEP kapsamındaki üniversitelerin başta Afrika, Türk dünyası ve İslam dünyası olmak üzere farklı coğrafyalardaki yükseköğretim kurumları ve araştırma merkezleriyle ortak projeler geliştirmelerini ve işbirliklerini artırmalarını beklediklerine dikkati çeken Özvar, şöyle konuştu:
"ADEP kapsamındaki projelerimizin yine üniversitelerimizin rektörleriyle ve araştırmacılarla hemfikir olarak bu projelerin bir kısmını uluslararası bilim insanlarına açmayı arzu ediyoruz ve bu projelerde onların da bu işbirliğin kapsamının içine alınmasını ve uluslararası işbirliğine dayalı olarak projelerin yürütülmesini üniversitelerimizden bekliyoruz.
Bu bizim için önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde belki en kritik işlerden bir tanesi olacaktır. Türk yükseköğretim kurumlarının uluslararası düzeyde iyileştirmeye en açık alanı uluslararası işbirliğine dayalı araştırma sayılarının artırılmasıdır. Ulusal anlamda uluslararası işbirliklerimiz son zamanlarda ciddi bir şekilde artmaktadır. Biz de bunları çok yakından gözlemliyoruz.
Bilhassa araştırma üniversiteleri kendi aralarında ciddi sayıda sayılabilecek bir işbirliği sergiliyorlar, fevkalade kıymetli. Ancak bunu bir aşama sonrasına taşıyabilmemiz lazım. Bu da ancak ülkemizin önce muhit çevresiyle, ondan sonra çok yakın kültürel işbirliği yakınlığı, içinde bulunduğu ülkelerin yükseköğretim kurumlarıyla mutlaka yakın işbirliği içerisine girmesi lazım."
Bugün itibarıyla Yükseköğretim Kanunu'nun Ek-46 ve Ek-34'üncü maddeleri kapsamında 571 uluslararası ve ulusal araştırmacının üniversitelere afiliye olduğunu söyleyen Özvar, bunun üniversite-sektör işbirliği bakımından çok kıymetli olduğunu bildirdi.
Lisans öğrencileri araştırma projelerine dahil edilecek
YÖK Başkanı Özvar, şöyle konuştu:
"Uluslararası doktora adaylarından en başarılı, en yeteneklilerini ülkemize ve üniversitelerimize çekme konusunda bir proje başlatacağız. Bu bakımdan üniversitelerimizin görünür ve cazip olması hususunda gayretlerinizi beklediğini ifade etmek isterim. Araştırma kapasitemize sadece doktora seviyesinde öğrencilerin değil, lisans düzeyinde başarılı öğrencilerin de daha lisans eğitimi devam ederken entegre edilmesi lazım.
Üniversitelerimizin en başarılı lisans seviyesindeki öğrencileri mutlaka araştırma projelerine 2'nci, 3'üncü ve 4'üncü sınıflarda entegre edilmelidir. Bu konuda bizim araştırma üniversiteleri liginde yeni bir belki başlık açıp bu konuyu değerlendirmeye alabileceğimizi şimdiden ifade etmek isterim.
Dolayısıyla araştırma, lisans sonrasında değil en geç 2'nci, 3'üncü sınıfta başlamak zorundadır. Bu bakımdan üniversitelerimizin bünyesinde kayıtlı kaybedilebilecek tek bir öğrenci yoktur. Her rektörümüz üniversitesinde kayıtlı her bir öğrenciyi kazanmak zorundadır. Hepsi bizim evlatlarımız, her birinden istifade etmek durumundayız."
Türkiye'nin ilk 100'de daha fazla üniversite hedefi
Uluslararası üniversiteler sıralamasında artık Türkiye'den ilk 300'e girebilen üniversitelerin yer aldığını aktaran Özvar, hedeflerinin 5 yıl içerisinde ilk 100'de devlet ve vakıf üniversitelerinden 2'şer yükseköğretim kurumunun yer almasını olduğunu bildirdi.
YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan'ın Türk üniversitelerinin yayın performansı, kalitesi ve atıf sayısı gibi konularda sunum gerçekleştirdiği toplantıda, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil de bir konuşma yaptı.
Kaynak: AA
