Zayıflama ilaçlarının yaygınlaşması fast-food sektörünü dönüştürüyor. McDonald’s, GLP-1 benzeri zayıflama iğnesi kullanan müşteriler için yüksek proteinli ve düşük karbonhidratlı yeni menü seçeneklerini test etmeye başladı. Dünya genelinde hızla yayılan zayıflama ilaçları, tüketici alışkanlıklarını kökten değiştirirken, fast-food devleri de stratejilerini yeniden şekillendiriyor.
McDonald’s’ın Yeni Ürün Stratejisi Nedir?
McDonald’s CEO’su Chris Kempczinski, zayıflama iğnesi kullanan müşterilere yönelik protein odaklı yeni ürünlerin test edildiğini açıklayarak sektörün yeni yönünü gözler önüne serdi. McDonald’s, GLP-1 kullanan müşterilerin beslenme alışkanlıklarındaki değişime uyum sağlamak için menüsünü yeniden tasarlamayı planlıyor.
CEO Chris Kempczinski, şirketin özellikle yüksek protein içeren ürünleri test ettiğini doğruladı. Her ne kadar lansman tarihi ve ürün detayları açıklanmasa da, uzmanlar yeni menünün daha az karbonhidrat, daha yüksek protein oranı, daha düşük kalorili seçenekler ve sağlık odaklı alternatif sunumlar üzerine odaklanacağını öngörüyor.
Mevcut Menüde Hangi Ürünler Bulunuyor?
McDonald’s, halihazırda protein açısından zengin birçok ürüne sahip olduğunu vurguluyor. Örneğin, Sosisli McMuffin ve yumurta 27 gram protein, Double Cheeseburger 32 gram protein ve Double Quarter Pounder 50 gramdan fazla protein içeriyor. Ayrıca, müşteriler ekstra köfte veya yumurta ekleyerek protein miktarını daha da artırabiliyor.
Beslenme uzmanlarına göre McDonald’s’ın test ettiği veya edebileceği seçenekler arasında ızgara tavuk şeritleri, ekmek yerine marul ile servis edilen burgerler, karnabahar bazlı tortilla alternatifleri ve daha küçük ama yüksek proteinli burger seçenekleri yer alıyor. Bu ürünler, GLP-1 ilaçları kullanan ve iştahı azalan tüketiciler için daha uygun porsiyon ve besin dengesi sunmayı hedefliyor.
GLP-1 İlaçlarının Fast-Food Tüketimi Üzerindeki Etkileri Neler?
Morgan Stanley tarafından yapılan bir araştırma, GLP-1 ilaçlarının fast-food sektörü üzerindeki etkisini açıkça ortaya koydu. Araştırmaya göre GLP-1 kullanan kişiler, fast-food restoranlarına yüzde 77 daha az gidiyor, pizza tüketimini yüzde 74 azaltıyor ve alkol tüketimini yüzde 62 düşürüyor. Yüzde 22’si alkolü tamamen bırakıyor. Bu ilaçlar iştahı baskıladığı için tüketiciler daha az yemek yiyor ve daha sağlıklı seçeneklere yöneliyor.
ABD’de GLP-1 kullananların oranı hızla artıyor. Gallup araştırmasına göre GLP-1 ilaçlarını kullanan Amerikalıların oranı son 18 ayda iki katına çıktı ve şu anda yüzde 12,4 seviyesine ulaşmış durumda.
Diğer Fast-Food Zincirleri de Harekete Geçti
McDonald’s bu alanda ilk değil. Birçok büyük zincir benzer stratejiler uygulamaya başladı. Chipotle, yüksek proteinli burrito ve bowl menüleri ile düşük kalorili, yüksek proteinli salata seçenekleri sunuyor. Shake Shack, ekmeksiz, marula sarılmış burger menüsü ile dikkat çekiyor. Starbucks ise protein içeren latte ve soğuk köpük ürünleri ile bu trende katılıyor.
Uzmanlara göre GLP-1 ilaçları, fast-food endüstrisi için hem tehdit hem fırsat anlamına geliyor. Yeni dönemde öne çıkacak trendler arasında daha küçük porsiyonlar, daha yüksek protein oranı, daha düşük şeker içeriği ve sağlık odaklı menü seçenekleri yer alıyor.
