HÜDA Partisi Genel Başkanı Yapıcıoğlu, ''Aile büyük bir saldırı altında. Bu anlamda anayasada ailenin korumasına yönelik bir hüküm konulması gereklidir. " dedi.

Yapıcıoğlu, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde yaptığı esnaf ziyaretinin ardından bir restoranda muhtar ve STK temsilcileriyle bir araya gelerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Halkın temsilcileriyle bir araya gelmenin bir anlamda halkla bir araya gelmek olduğunu ifade eden Yapıcıoğlu, kısa yoldan halkın sorun ve sıkıntılarına muttali olduklarına işaret etti.

Yapıcıoğlu, muhtarlarla ve STK temsilcileriyle buluşmadaki amaçlarının, görüş ve önerileri almanın yanı sıra partilerine yönelik eleştirileri de dinlemek olduğunu kaydetti.

"Aile büyük bir saldırı altında"

Aile kurumuna yönelik saldırılara dikkat çeken Yapıcıoğlu, şöyle konuştu:

Yeni 'Tinder Avcısı' Türkiye’den çıktı: Belçikalı profesörü dolandırdı Yeni 'Tinder Avcısı' Türkiye’den çıktı: Belçikalı profesörü dolandırdı

"Aile ile ilgili Anayasanın 41'inci maddesinde 'Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.' ifadesinde sadece 'aile korunacak' deniliyor ve 'özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi' ifadesiyle de açıkçası nüfus çok artmasın diyor. Bunun yanında eskiden aile de bir reis vardı. Şimdi reis yok, aile başsız.

İstanbul Sözleşmesi sözde aile içi şiddeti önlemeye yönelik sözleşmedir ama bunun uygulandığı memleketlerde pratik şunu göstermiştir ki sözleşme yürürlüğe girdiği andan itibaren kadına yönelik şiddet artmıştır. Türkiye'de de böyle oldu. Boşanmalar patladı, evlilikler azaldı. Bunun pek farklı sebepleri var. Şu anda küresel bir sistem var ve bu sistem anne babalara 'sadece biyolojik anne babalar olun' diyor. Belki marketlerde satılan piliçler gibi insanları da kuluçka makinalarında yetiştirmeyi kafalarına koymuşlar. 'Kadından yumurta, erkekten de sperm alacağız ve ne kadar insana ihtiyaç varsa o kadarını üreteceğiz' diye düşünerek ailelere 'siz çocuklarınızı yetiştirmeyin, biz yetiştireceğiz' diyorlar. Bu bir ütopya gibi gelebilir ama emin olun ki planları bu.

Bu kadar önemli bir şey anne babaya bırakılmayacak kadar değerli iken; adım adım ilerliyorlar. Eğitim 12 yıl olarak zorunlu kılınmış. O da yetmediği gibi 6 yaşındaki çocuklarımızı alıyorlar. Şimdi de diyorlar ki 5 yaş olsun. Yavaş yavaş indirecekler ve çocuk sütten kesildikten sonra çocuklarımızı alacaklar.

Şu anda Batıda tek ebeveynli aileler var. Yani anne ya da baba var, diğeri yok. Şu anda Avrupa toplumunda doğan çocukların yarısından fazlası evlilik dışı. Çoğu babasının kim olduğunu bilmiyor. Yarın nesiller karışacak, kardeşler birbirleri ile evlenecek. İngiltere gibi muhafazakâr bir toplumda evlilik dışı doğan çocukların sayısı ne önceki rakamla yüzde 51 oranında. O yüzden anayasaya ailenin ne olduğuna ilişkin en azından bir erkek ile bir kadının birlikteliğinden oluştuğuna dair bir madde konulmalı. Yoksa bunun bir sonraki adımı eşcinsel evlilikleri getirip içine koymak olacak. Gerçekten ailenin parçalanması, yok olması için adamlar dört bir yandan her vesileyi kullanıyorlar.

Süresiz nafaka için onlarca kişi bize gelip müracaat ediyor. Aile büyük bir saldırı altında, bu anlamda anayasada ailenin korumasına yönelik bir hüküm konulması gereklidir. Getirecekleri hüküm nedir? Şu anda da ailenin korumasına dair hüküm var ama aileyi korumuyor. Getirecekleri madde korur mu bilmiyorum. Ama mutlaka aileyi korunması gerekiyor."