reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,9800 %0.06
51,0896 %-0.67
7.448,13 % -1,17
2.925.780 %0.319
İşçi Haber İzmir İzmir’deki sel faciasında ölen kardeşlerin ailesinden şok iddia: Bu bir kaza değil cinayet

İzmir’deki sel faciasında ölen kardeşlerin ailesinden şok iddia: Bu bir kaza değil cinayet

İzmir'in Menderes ilçesinde, sele kapılan otomobilde Balımnaz Türkkal (16) ve ablası Nergiz Türkkal'ın (21) yaşamını yitirdiği olaya ilişkin soruşturma sürüyor. Ölen kardeşlerin annesi Özlem Türkkal, "Bu bir kaza değil cinayet” derken, baba İlker Türkkal ise "Tahminim öldürülüp atıldılar" ifadelerini kullandı.

KAYNAK: DHA
Okunma Süresi: 5 dk

Menderes ilçesi Oğlananası Mahallesi Kısık Sanayi yolu’nda, Balımnaz Türkkal ve ablası Nergiz Türkkal ile Devran Y. (28) ve Tamer Demirdaş'ın (33) içinde olduğu otomobil, 5 Şubat akşamı dere üzerindeki köprüden geçerken iddiaya göre sele kapıldı. Sürüklenen otomobildeki Devran Y. ve sürücü Tamer Demirdaş kendi imkanlarıyla kurtuldu.

Arama Kurtarma Çalışmaları Başlatıldı ve Gözaltı Süreci

İhbar üzerine bölgeye İzmir Jandarma Komutanlığı Sualtı Arama Kurtarma Timi ve AFAD ekipleri sevk edildi. Devran Y. gözaltına alınırken, Demirdaş ise kaçtı. Eğitimli köpeklerin de kullanıldığı arama kurtarma çalışmalarında, Balımnaz ve ablası Nergiz Türkkal'ın cansız bedenlerine ulaşıldı. Türkkal kardeşler, Hacılarkırı Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Yakalama Kararı Bulunan Sürücü Tutuklandı

Jandarma ekipleri, hakkında 'Uyuşturucu imal ve satmak' ve 'Hırsızlık' suçlarından kaydı ile yakalama kararı bulunan ve sele kapılan otomobili kullandığı belirlenen Tamer Demirdaş'ı yakaladı. Demirdaş, jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. Devran Y. ise serbest bırakıldı.

Şüpheli Devran Y.’nin İfadesi Ortaya Çıktı

Şüphelilerden Devran Y. ifadesinde, “Konak Tepecik bölgesinden Balımnaz ve Nergiz’i aldık. Araçla Konak İnciraltı bölgesi taraflarında gezdik. Ardından aynı araçla Sarnıç bölgesi Yaşam Piknik Alanı’na geldik. Burada aramızda eğlendik. Saat 22.00 sıralarında Gaziemir istikametinden Torbalı istikametine doğru seyrediyorduk. Aracı yine Tamer sürüyordu.Sağ ön koltukta Nergis, sol arka koltukta ben oturuyordum. Balımnaz da yanımda oturuyordu. Menderes-Torbalı yolu üzerinde hızımız 20-30 kilometreydi. Yağış çok fazlaydı ve akıntı vardı. Sonrasında arazilerin bulunduğu bir ara sokağa girdik. Burada bir anda akıntıya kapıldık. Aracın sol ön ve sol arka camlarını açtık. Ben ve Tamer, araç sele kapılınca camdan atladık. Ancak Balımnaz ve Nergiz araçtan atlayamadı. Akıntıdan ne zaman çıktığımı hatırlamıyorum. Tam olarak çıkış yolu bulduğumda nerede olduğumu da bilmiyordum. Yolu bulduğumda gün ağarmıştı. Ardından Tamer'in evine gittim. Ailesi Tamer'in evde olmadığını ve gelmediğini söyledi. Bunun üzerine hemen Ayrancılar Jandarma Karakolu'na gittim, olayı izah ettim. ” dedi.

'can derdime düştüğüm için ne olduğunu anlayamadım'

Tamer Demirdaş da ifadesinde şunları söyledi:

"Hakkımda önceden tutuklamaya yönelik yakalama olduğu için çevirme olan yolları tercih etmiyorum. Bu yolu devamlı olarak kullanmaktaydım. Biz olay yerine vardığımızda yağmur çiseliyordu. Yol üzerinde biraz su birikintisi olmuştu ancak ben arabayla geçebileceğimi düşündüm. Hızım yaklaşık 10-20 kilometreydi. Su birikintisine doğru aracı sürdüm.

Tam su birikintisi üzerindeyken araç sağ ön kısmından batmaya başladı. Araç sağa doğru gitti. Aracın akıntıya kapıldığını fark edince sol ön yolcu koltuğunun bulunduğu camdan dışarı atladım. Devran da araçtan çıktı. Ben sele kapılmaya başlayınca kendisine tutunarak kurtuldum. Araçtaki kadınların da kaçıp, kendilerini kurtardıklarını düşündüm. O an kendi can derdime düştüğüm için ne olduğunu anlayamadım. Daha sonra arkadaşımın evine gidip, sığındım. Olaydan 5-6 saat sonra arkadaşım, yeğenime haber vermiş. Kendisi bizi almak için eve geldi. Jandarmaya haber verilmesini sağlayan kişi benim. Ayrıca Devran'ın kolluk görevlilerine başvurmasını da ben kendim istedim. Tutuklamaya yönelik yakalamam olduğu için kolluk kuvvetlerine kendim başvuramadım" diye konuştu.

Baba İlker Türkkal’ın Açıklamaları

Olayla ilgili soruşturma sürerken hayatını kaybeden Balımnaz ve Nergiz Türkkal kardeşlerin bakkal dükkanı işleten babaları İlker Türkkal, acılarının halen tazeliğini koruduğunu söyledi. Türkkal, "İki evladımı birden kaybettim. Küçük kızım, evli olan ablasının evinde kalıyordu. Devran ile yemeğe gitmek için evden çıkarken, ablasının da kendisiyle gelmesini istiyor. Ablasıyla birlikte arabaya biniyorlar. O sırada Tamer de onlarla. Menderes'in Oğlananası Mahallesi'ne gidip, bir restorana yemek yiyorlar. Sözüm ona İzmir'e dönüş yolunda, 'Kaza oldu' diyorlar. Orası, İzmir'e dönüş yolu değil. Olayla ilgili birçok şüphe oluştu kafamızda. Kaza yapan bir insan, 12 saat sonra avukatıyla neden karakola gider? İkincisi, biri 16 diğeri 21 yaşındaki bir kız çocuğunu, ölüme nasıl bırakıp gidebilirsin? Hangi vicdana ve merhamete sığar. O an otomobilden kendi imkanlarınla çıktığında, dizine kadar suyun geldiğini iddia ediyorsun. Ama onları çıkartamadığını söylüyorsun. Araba sürüklenmiş yani koskoca adamlar çıkarken ufacık çocukları çıkartamamışlar. Çıkartamadığınızı da kabul edelim. Çevredeki evlerden neden yardım istemediniz? Neden kendi yakınlarınızı olay sonrası arayıp eşya istediniz? Neden 112'yi aramadınız? Madem dereye uçtunuz da üstünüzde o telefon nasıl çalıştı? Kızım emniyet kemeri takmazdı. Cenazesi, emniyet kemeri takılı olarak bulundu. Mekan çıkışında montları üzerlerinde olan kızlarımın ikisinin de üstünde montları yoktu. Çantaları, cep telefonları da yok. Kızımın sadece cebinde çakmak çıkıyor. Yani tamamen orada ölüme terk edilmişler. Ya da öldürülüp oraya atıldı. Benim tahminim öldürülüp atıldılar. Ama nedenini hala daha öğrenemedik" dedi.

Devran Y. 'nin serbest bırakılmasına tepki gösteren İlker Türkkal, "Bir çukura veya lağıma kedi ya da köpek düşüyor biz ona seferber oluyoruz. Sen iki tane canı evinden alıp da ölüme bıraktığında nasıl serbest kalabilirsin? Sadece savcılarımızdan, hakimlerimizden bunun cevabını istiyoruz. Adalet istiyoruz" dedi.

Anne Özlem Türkkal’ın Açıklaması

Anne Özlem Türkkal ise "Yavrularımın ikisi de şu an yok. Olayın kaza olduğu söylendi ama ben öyle olduğunu zannetmiyorum. Benim gözümde bu bir cinayet. Kızlarımı ölüme terk ettiler. Kaza olduğunu söylüyorlar ama kendileri kurtuldu. Benim çocuklarımı neden orada bırakıp gittiler. Kendilerinin burnu bile kanamadı. Yetkililere sesleniyorum, ne olursunuz bu olayın peşini bırakmayın, araştırın. İki yavrumun neydi suçu, kabahati. Devran serbest bırakılmış, Tamer tutuklandı. 'Devran mağdur' dediler. Benim çocuklarım mağdur değil miydi? Bu bir kaza değil, cinayet" diye konuştu.

Kaynak: DHA