Kuraklık nedeniyle 2025 yılının sonlarında su miktarı kritik seviyelere gerileyen İzmir'deki barajlar, kış ve bahar aylarındaki etkili yağışlardan olumlu yönde nasibini aldı. İzmir, yaz aylarında genel olarak az yağış alsa da, kentin su kaynakları için hayati önem taşıyan havzalarda bir toparlanma süreci başladı. Ege Bölgesi genelinde 2025 yılı yaz mevsimi yağışları, bir önceki yıla göre yüzde 46 oranında artsa da, İzmir çevresinde mevsimsel yağışlar normallerin yüzde 80 altında kalarak ciddi bir kuraklık sinyali vermişti.
Tahtalı Barajı'nda Büyük Değişim
Yaz mevsiminin ardından sonbahara giren kentte, yağışların kendini hissettirmesiyle birlikte su seviyelerinde gözle görülür bir artış kaydedildi. İzmir'in içme suyu ihtiyacının karşılanmasında en stratejik kaynaklardan biri olan Tahtalı Barajı, Aralık 2025'te yüzde 0,13 ile tarihinin en dip seviyesini görmüştü. Yeni yıla da yüzde 0,14 gibi çok düşük bir doluluk oranıyla giren baraj, kış ve ilkbahar aylarındaki yağışların etkisiyle hayati bir canlanma yaşadı. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün (İZSU) 18 Ekim tarihli güncel verilerine göre, barajdaki doluluk oranı yüzde 42,6 seviyesine ulaştı. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde bu oran sadece yüzde 2,5 seviyesinde ölçülmüştü.
Uzmanlardan Kuraklık Riski Uyarısı
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Fakültesi Havza Amenajmanı Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Özkan, bölgedeki durumu değerlendirdi. Ege Bölgesi'nde yaz mevsimi yağışlarında artış olsa da kuraklık riskinin devam ettiğini belirten Özkan, iklim salınımlarına bağlı olarak 4-5 yıllık periyotlarda kurak ve yağışlı dönemlerin birbirini izlediğini ifade etti. Sıcaklık artışlarının yağış rejimi üzerindeki dengeyi bozduğuna dikkat çeken Özkan, yağışların kısa süreli ve şiddetli gelmesinin su hasadı açısından dezavantaj oluşturduğunu belirtti.
Sürdürülebilir Su Yönetimi İçin Tavsiyeler
Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Özkan, barajların beslenmesi için kasım ayında başlayacak yağışların toprağı nemlendirmesinin ve ocak ile mart ayları arasındaki sürecin kritik olduğunu vurguladı. Buharlaşmanın artmasıyla su kaynaklarının korunmasının daha da zorlaşacağını belirten Özkan, 'Mevsim normallerinde 0,5 ile 2 derece aralığında bir sıcaklık artışı öngörülüyor. Eğer gelen yağışları toprağa ulaştırıp su kaynaklarına iletemezsek, buharlaşma ile ciddi su kaybı yaşanacaktır' açıklamasında bulundu. Ayrıca, taşkın risklerine karşı derelerin ve altyapı kanallarının düzenli temizlenmesi gerektiğini belirterek yerel yönetimlerin koordineli çalışmasının önemine dikkat çekti.
(Kaynak ve Görsel: Anadolu Ajansı)
