ÖZEL HABER-DAMLA EROĞLU
Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesine bağlı Kızılpınar Mahallesi’nde 29 Ağustos 2024 tarihinde Yiğit Saygın (18) ile Ali Mardin (19) arasında çıkan tartışma, kısa sürede kavgaya dönüştü. Olayın ardından amcası Hasan Saygın ile dedesi Hüseyin Saygın’ı da yanına alarak bölgeye yeniden gelen Yiğit Saygın, yanındaki pompalı tüfekle Mardin’e iki el ateş etti. Ağır yaralanan Mardin, kaldırıldığı Çerkezköy Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Jandarma tarafından yakalanan Yiğit Saygın, amcası Hasan Saygın ve dedesi Hüseyin Saygın çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Çerkezköy Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıklar hakkında müebbet hapis istemiyle dava açıldı.
23 Mayıs 2025 tarihinde görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti, “Olayın gelişimi ve darp unsurları” gerekçesiyle 3 sanık hakkında 15 yıl ceza verilmesine karar verdi. Ağırlaştırılmış müebbet cezası beklerken sanıkların 15 yıl ceza almalarına tepki gösteren Ali Mardin’in ailesi, adalet çağrısında bulundu.
19 YAŞINDAKİ ALİ MARDİN, iki EL ATEŞ EDİLEREK ÖLDÜRÜLDÜ
Söz konusu cinayetin işlendiği ana ilişkin görüntü ve ses kayıtlarının olmasına rağmen sanıkların 15 yıl ceza almasına tepki gösteren anne Derya Mardin, ''Olay yerine gelen amca, Ali hiçbir şey yapmamasına rağmen ‘Sen benim yeğenime ne yaptın?’ diyerek bir tokat atıyor. Bu zaten başlı başına bir suç. Daha sonra ise Yiğit Saygın, Ali'ye iki el ateş ediyor. İlk kurşunu sıktıktan sonra Ali'nin düştüğünü görüyor ve bir adım daha atıp ikinci kez ateş ediyor. Kol ve kasıklarında vurulduğu için Ali çok fazla kan kaybediyor. Ali kan kaybederken orada bulunan amca ve dede, çocuğuma müdahale edilmesine izin vermiyor. Ali'ye yardım etmek isteyen arkadaşlarının ellerine vuruyorlar. Arda Baki ve Enes Tosun bizim bu davadaki kilit noktalarımız. Onların bir şey sakladığını ya da eksik anlattığını düşünüyoruz. Böyle düşünmemizin dayanakları da var. Olayın bitiş saati ile ambulansın oraya geliş saati birbirini tutmuyor.

‘ÖLDÜRENLE ÖLDÜRMEYEN NASIL AYNI CEZAYI ALABİLİYOR?’
Sağlıkçı olan Arda Baki, 'Ben ambulansı aradım' dedi. Ama saatler tutmuyor. Bu dosyada çok fazla çelişki var. Tüm görüntü kayıtları, ses kayıtları, ifadeler var. Tüm bunlara rağmen mahkeme nasıl müebbet hapis cezası, hatta ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alması gereken kişilere 15 yıl ceza veriyor? Öldürenle öldürmeyen nasıl aynı cezayı alabiliyor? Biz 15 yıl yatacaklarını da düşünmüyoruz. 5-6 yıl yattıktan sonra çıkacak. Ceza almadığı için bu kez özgüveni artacak ve belki de başka insanların canını yakmaya devam edecekler. Olan yine masum insanlara ve gözü yaşlı ailelere olacak. Daha büyük bir özgüvenle dışarıda dolaşacak ve insanların canını tehdit edecek'' dedi.

‘DOSYADA ÇOK FAZLA ÇELİŞKİ VAR’
Dava sürecinde sanıkların çelişkili ifadelerde bulunduklarını anlatan anne Derya Mardin, ‘’Fakat tüm bu delillere ve itiraflara rağmen dosyada yanıltıcı bir durum var. Amca ve dedenin orada konuştuğu anlara ilişkin görüntüler var fakat savcı ve hâkim bunu iş birliği olarak görmüyor. İlk dosya ile son dosya arasında çok büyük çelişkiler var. İlk ifadelerinde her şeyi itiraf etmelerine rağmen daha sonra ifadelerini değiştiriyorlar. Şahıs önce amcasını arıyor, sonra dedesi geliyor. İkisi de bağ evinde konuşuyor. Tüm bunların görüntüleri ve kayıtları var. Fakat son mahkemede bunların tersini söylüyorlar. Ali'nin onu darbettiğini söyleyerek önce amcasını arıyor. Onların iddiasına göre dedeyi ise Yiğit'in halası arıyor. Telefon kayıtlarında ise Yiğit'in o saatlerde dedesini aradığı ortaya çıktı'' açıklamasında bulundu.

'Öldürmek amacıyla sıkmadım diyen biri, iki kez ateş etmez'
Yiğit Saygın'ın asıl amacının Ali'yi öldürmek olduğunu ve bunun için iki el ateş ettiğini söyleyen Derya Mardin, ''İki duruşmada da müebbet hapis cezası talep edilirken, 3. duruşmada ise 15 yıl hapis cezasına karar verildi. Ben zaten şok oldum. Sicili temiz olduğu gerekçesiyle bu karar verildi. 19 yaşındaki Ali'yi öldürmelerine rağmen tahliyelerini talep ettiler. ‘Aylardır boşuna yatıyoruz’ dediler. Benim oğluma iki el kurşun sıktılar ve müdahale edilmesine izin dahi vermediler. Öldürmek amacıyla sıkmadım diyen biri, iki kez ateş etmez. Öldürmek istemeseydi, bir kez vurduktan sonra olay yerinden giderdi. Ama o, bir adım daha yaklaşarak oğluma ateş etti. Bunları da ilk mahkemede itiraf ediyor. Fakat daha sonraki duruşmalarda çelişkili ifadeler veriyorlar. Neredeyse son duruşmada bizden özür bekleyecek haldelerdi'' tepkisinde bulundu.
‘Ben artık kulun değil, Allah’ın adaletine sığınıyorum’
Eylül ayında davaların yeniden başlamasıyla birlikte bu kararı üst mahkemeye taşıyacaklarını ve dosyanın yeniden incelenmesi gerektiğini talep edeceklerini belirten Derya Mardin, ''Bir sonraki mahkemede olayın nasıl başladığı ve nasıl sona erdiğine dair tüm süreç anlatılacak. Bunlar da zaten dosyada mevcut. Tüm delillere rağmen nasıl hakkımızı savunacağımızı bilemiyoruz. Her şey ortada olmasına rağmen 15 yıl ceza verdiler. Biz de bu kararın bozulması için bir üst mahkemeye taşıyacağız. Adaleti bulacağımıza inanmıyoruz. Her yolu deniyoruz, röportajlar veriyoruz, paylaşımlar yapıyoruz. Tüm detaylar dosyada var ama sesimizi mahkemeye duyuramıyoruz. Medya önünde olan insanlar bile adaleti bir türlü bulamıyor. Ben artık kulun değil, Allah’ın adaletine sığınıyorum. Ben, Allah’ın adaletine güveniyorum'' dedi.

MARDİN AİLESİ, KARARI BİR ÜST MAHKEMEYE TAŞIYACAK
Sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almalarını beklerken 15 yıl ceza almalarını beklemediklerini söyleyen anne Derya Mardin, davayı yürüten mahkeme heyetine tepki göstererek, ‘’Avukat, hâkim ve savcılarda da adalet olduğunu düşünmüyorum. Onlarda adalet olsaydı, tüm her şey ortada olmasına rağmen bu cezayı vermezlerdi. Onlarda önce kalp yok. Kalbi olmayan birinde vicdan olduğunu sanmıyorum. Bizim davamızda kararı kim verdiyse, hâkim ya da savcı, onlar da suçlu. Çünkü 19 yaşındaki bir genci öldürene ve bunu açıkça itiraf eden birine 15 yıl ceza veremezsin. Onların hakkı müebbet hapis cezası olmalıydı. Biz de bu kararı bir üst mahkemeye taşıyacağız ve oğlumuz için adaletin yerini bulması için elimizden geleni yapmaya çalışacağız'' açıklamasında bulundu.
