ÖZEL HABER-DAMLA EROĞLU
Öğretmenler, farklı sınav süreçlerinden kaynaklanan mağduriyetler ve adaletsiz kontenjan dağılımları nedeniyle seslerini duyurmak için Ankara’da bir araya geliyor. Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu, 19 Ocak’ta Ankara'da Milli Eğitim Bakanlığı önünde buluşarak, öğretmenlerin hak taleplerini kamuoyuna aktaracak. Platform sözcüsü Nariç Sarıibrahimoğlu, atama, AGS uygulaması, kontenjan yetersizliği ve mülakat sistemi nedeniyle yaşanan mağduriyetleri dile getirdi.
'ücretli öğretmenlik uygulamasının tamamen kaldırılmasını talep ediyoruz'
Ücretli öğretmenlik uygulamasının öğretmen emeğini güvencesiz ve süresiz bir statüye dönüştürdüğünü vurgulayan Nariç Sarıibrahimoğlu, ''Öğrenciler açısından da eğitimde sürekliliği, sınıf bağını ve niteliği olumsuz etkiliyor. Aynı sorumluluğu taşıyan öğretmenler arasında bu denli büyük farkların olması, eğitimde adalet, eşitlik ve hak temelinde kurulmuş bir sistem anlayışıyla da bağdaşmıyor. Son dönemde Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’in farklı platformlarda yaptığı açıklamalarda, ücretli öğretmenlik statüsünün mevzuatta yer almadığı, bunun yerine ek ders ücreti karşılığında ihtiyaç olduğu dönemlerde bu uygulamanın ortaya çıktığı ifade edilmiştir. Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu olarak, öğretmen emeğinin güvenceli ve kadrolu istihdamla karşılık bulması gerektiğini savunuyor; bu doğrultuda ücretli öğretmenlik uygulamasının tamamen kaldırılmasını talep ediyoruz. Eğitimde ortaya çıkan ihtiyacın, alanında yeterli donanıma sahip, başarılı sıralamalar elde etmiş ve nitelikli öğretmenler aracılığıyla karşılanmasının, hem eğitim sisteminin sürdürülebilirliği hem de öğrencilerimizin eğitim hakkı açısından zorunlu olduğu kanaatindeyiz'' ifadelerini kullandı.

ÖZEL SEKTÖRDE ÇALIŞAN ÖĞRETMENLER İÇİN TABAN MAAŞ BEKLENTİSİ
Özel sektörde çalışan öğretmenler açısından da benzer bir adalet sorunu olduğunu belirten Sarıibrahimoğlu, ''Mevcut durum, eşit işe eşit ücret ilkesini zedeliyor. Öğretmenlik mesleğinin saygınlığını ve ekonomik güvencesini zayıflatıyor. Bu nedenle özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş uygulamasının yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Bizlerin öncelikli amacı, öğretmenlik onurunun yeniden inşa edilmesidir'' dedi.
'ENGELLİ ÖĞRETMENLERİMİZ 2024 EKPSS ATAMALARININ YAPILMAMASI KABUL EDİLEMEZ'
Yetersiz kontenjan sayıları nedeniyle mağdur edilen engelli öğretmenlere değinen Sarıibrahimoğlu, ''Engelli öğretmenlerimiz ise bu adaletsizlikten çok daha ağır biçimde etkilenmektedir. Engelli öğretmenlerin uzun süre bekletilmesi ve yetersiz kontenjanlarla karşı karşıya bırakılması bir lütuf meselesi değil, anayasal bir hak ihlalidir. Engelli öğretmen atamalarının ayrımcılığa uğramadan ve geciktirilmeden yapılması temel beklentilerimiz arasındadır. Hastane koridorlarında yaşam mücadelesi veren, buna rağmen mesleğine tutunan ve nitelikli öğretmenler olan engelli öğretmenlerimizin 2024 EKPSS kapsamında atamalarının yapılmaması kabul edilebilir değildir'' açıklamasında bulundu.

'atama sayıları ve kontenjan dağılımları ne yazık ki adil değil'
Platformun sözcüsü ve Felsefe Grubu Öğretmeni olan Sarıibrahimoğlu, 2024 KPSS'de Türkiye genelinde 86. sırada olmasına rağmen atanamadığını belirterek, ‘’Mevcut atama sayıları ve kontenjan dağılımları ne yazık ki adil değil. Branşlar arasında ciddi dengesizlikler bulunuyor. İhtiyaçtan uzak, şeffaflıktan yoksun ve en önemlisi öngörülebilirlik ilkesini zedeleyen planlamalar yapılmaktadır'' dedi.
Felsefe Grubu Öğretmenliği branşında yaşanan kontenjan ve atama mağduriyetini somut verilere dayandırarak açıklayan Sarıibrahimoğlu, şu ifadeleri kullandı:
''2022 KPSS’de 401 kontenjan verilmiş, bu sayı genel kontenjanın % 0,89’una denk gelmekte. 2023 KPSS’de 232 kontenjan ayrılmış, oran % 1,16 olmuştur. İlk kez girdiğim 2024 KPSS’de ise yalnızca 41 kontenjan verilmiş ve bu oran % 0,26’ya kadar düşmüştür.
Türkiye genelinde 86. sırada yer almama rağmen atanamamış olmam, bu plansızlığın öğretmenler üzerindeki somut sonucudur. Son 22 yılın ortalamasına bakıldığında bu branşa verilen kontenjan oranının yaklaşık % 1 civarında seyrettiği görülmektedir. 2024’te yaşanan bu ani düşüş, öğretmenlerin emeklerini ve gelecek planlarını doğrudan etkilemiştir.
Bu durum tek bir branşla sınırlı da değil. Benzer plansızlık ve düşük kontenjan oranları birçok branşta yaşanmış, aynı tablo 2025 AGS sürecinde de tekrar etmiştir. Bu nedenle öğretmenler önlerini görememekte, emeklerinin hangi koşullarda karşılık bulacağını öngörememektedir. Bu noktada Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’in konuya ilişkin açıklamalarının, sahada yaşanan gerçeklikle örtüşmediğini üzülerek ifade etmek istiyorum''

'2025 AGS’de Kontenjan Sayısı Son 22 Yılın En Düşüğü'
Akademi Giriş Sınavı'na (AGS) değinen Sarıibrahimoğlu, ''Her ne kadar mülakatların AGS sistemiyle kaldırıldığı ifade edilse de, 14 ay sürecek akademi uygulamasının kendi içinde nasıl bir eleme mekanizması barındıracağına dair net ve şeffaf bir açıklama bulunmamaktadır. Bu durum, öğretmenler açısından yeni belirsizlikler yaratmaktadır. Eğitimde liyakat, kişisel değerlendirmeler yerine ölçülebilir, nesnel ve denetlenebilir kriterlere dayanmalıdır. Öğretmen emeği, belirsiz süreçlere ve öznel uygulamalara teslim edilmemelidir'' açıklamasında bulundu.
2025 AGS kapsamında açıklanan genel kontenjan sayısının son 22 yılın en düşük seviyesinde olduğunu vurgulayan Sarıibrahimoğlu, ''2023 KPSS’de 20 bin, 2024 KPSS’de 15 bin, 2025 AGS’de ise yalnızca 10 bin kontenjan açıklanmıştır. Giderek azalan bu kontenjanlar, öğretmenlerin motivasyonunu ciddi biçimde düşürmektedir'' dedi.
'akademi uygulamasının kaldırılmasını talep ediyoruz'
2024 yılında KPSS'de yaşanan adaletsiz kontenjan dağılımlarının 2025 AGS'de de tekrar ettiğini hatırlatan Sarıibrahimoğlu, ''Akademi uygulaması öğretmenler için yeni bir belirsizlik alanı oluşturmuştur. Bu nedenle talebimiz, akademi uygulamasının doğrudan kaldırılması, bu süreçten doğmuş ve doğabilecek tüm mağduriyetlerin önüne geçilmesi ve mevcut mağduriyetlerin giderilmesidir. Eğer bu uygulama kaldırılmayacaksa, AGS nedeniyle mağdur edilen öğretmenler için ek kontenjan verilmesi, kontenjanların adil, ihtiyaç temelli ve şeffaf biçimde dağıtılması ve 14 aylık eğitim süresinin kısaltılması gerekmektedir'' ifadelerini kullandı.

ÖĞRETMENLER ORTAK MÜCADELE PLATFORMU 19 OCAK'TA ANKARA'DA TALEPLERİNİ DİLE GETİRECEK
Mülakat sistemi, atamalar ve kontenjan dağılımları nedeniyle mağdur olan binlerce öğretmen 19 Ocak'ta Ankara'da Milli Eğitim Bakanlığı önünde bir araya gelecek. Dayanışma mücadelesini büyütmek ve ortak bir irade ortaya koymak istediklerini vurgulayan Sarıbrahimoğlu, ''Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu’nun yetkili ekibi olarak şunu özellikle vurgulamak isterim: Mağduriyetler giderilmese dahi öğretmenler birlik ve beraberlik içinde mücadele edebilmeli, haklının hakkını birlikte arayabilmelidir. Çünkü bizler yalnızca kendi hakkımızı değil, aynı zamanda öğrencilerimize dayanışmanın, birlikte hak aramanın ve adalet duygusunun ne demek olduğunu da göstermek istiyoruz'' açıklamasında bulundu.
''En temel beklentimiz, eğitimin ve öğretmenlik mesleğinin hak ettiği değeri yeniden kazanmasıdır'' diyen Sarıibrahimoğlu, Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu olarak taleplerini şöyle sıraladı:
- 2023 KPSS ve 2024 KPSS’de mülakat mağduriyeti yaşayan 1611 ve 50 öğretmenin haklarının iade edilmesi,
- 2024 KPSS için adil ve hakkaniyetli ek atama ve kontenjan dağılımlarının yapılması,
- 2025 AGS kapsamında açıklanan, son 22 yılın en düşük genel kontenjan sayısının telafi edilerek ek kontenjan verilmesi ve branşlara adil bir dağılım yapılması,
- 2024 EKPSS ile atama bekleyen nitelikli engelli öğretmenlerimizin anayasal haklarının gecikmeksizin yerine getirilmesi ve eşitliğin sağlanması,
- Özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş uygulamasının yeniden hayata geçirilmesi.
Sarıibrahimoğlu son olarak, ‘’Tüm bu talepler yalnızca öğretmenlerin değil, öğrencilerimizin ve ülkemizin geleceği için adil, sürdürülebilir ve insan onuruna yakışır bir eğitim sistemi isteğinin ifadesidir'' dedi.
