Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Kutay Can Çamlıca, özellikle 40 yaşından önce başlayan ve 3 aydan uzun süren bel ve sırt ağrılarının ankilozan spondilit belirtisi olabileceğini ifade etti.
Sabahları 30 dakikadan uzun süren tutukluk, gece uykudan uyandıran ağrı ve hareketle azalan şikâyetlere dikkat çeken Çamlıca, erken tanının önemini vurguladı.
Ankilozan Spondilit Nedir ve Belirtileri Nelerdir?
Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan Dr. Kutay Can Çamlıca, ankilozan spondilitin genç erişkinlerde görülebilen kronik ve iltihaplı bir romatizmal hastalık olduğunu açıkladı. Bu hastalık, omurga ve leğen kemiği çevresindeki eklemleri etkileyerek hareket kısıtlılığına yol açabilmektedir.
Uzun süren bel ve sırt ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Çamlıca, hastalığın erken teşhisinin ve uygun tedavisinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Uzun Süren Ağrılar Hangi Belirtileri Gösterir?
Ankilozan spondilitin genellikle genç erişkinlik döneminde başladığını ifade eden Çamlıca, 40 yaşından önce ortaya çıkan ve 3 aydan uzun süren bel veya sırt ağrılarının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Çamlıca, hastalığın belirtilerini şöyle sıraladı: İstirahatle geçmeyen ve hareket etmekle azalan bel veya sırt ağrısı, 30 dakikadan uzun süren sabah tutukluğu, gece uykudan uyandıran ağrı, kalça veya topuk bölgesinde ağrı ile diğer eklemlerde ağrı ve şişlik ankilozan spondilit açısından değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında yer almaktadır.
Erken Tanı ve Tedavi Sürecinin Önemi Nedir?
Ankilozan spondilitin omurga ve sakroiliak eklemleri etkileyen kronik iltihaplı bir romatizmal hastalık olduğunu anlatan Çamlıca, erken tanı ve uygun tedavinin hastalığın kontrol altına alınmasında önemli rol oynadığını belirtti.
Çamlıca, erken tanı ve uygun tedavi ile hastalığın kontrol altına alınabileceğini, hareketliliğin korunması ve yaşam kalitesinin desteklenmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Düzenli fiziksel aktivitenin eklem ve omurga sağlığının korunmasında önemli olduğunu vurgulayan Çamlıca, uzun süre aynı pozisyonda kalınmaması ve sağlıklı vücut ağırlığının korunması gerektiğini söyledi.
Ankilozan spondilit tanısı alan kişilerin, hekim veya fizyoterapist tarafından önerilen egzersizleri düzenli yapmalarının tedaviye katkı sağladığını belirten Çamlıca, fizik tedavi uygulamalarının da tedavi planına uygun biçimde sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Hastalığın tedavisinin kişinin sağlık durumuna ve hastalığın özelliklerine göre planlandığını belirten Çamlıca, ilaç tedavisinin yanı sıra egzersiz, fizik tedavi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının da önemli olduğunu kaydetti.
Uzun süren bel ve sırt ağrılarında sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurgulayan Çamlıca, erken tanı, uygun tedavi ve düzenli hareketin eklem ve omurga sağlığının korunmasına katkı sağladığını sözlerine ekledi.
