"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,9589 %0.07
55,8121 %-0.26
6.222,90 %-3.56
3.849.817 %-0.55
İşçi Haber Sağlık 50 Yaş Altında Kanser Görülme Oranı Neden Artıyor?

50 Yaş Altında Kanser Görülme Oranı Neden Artıyor?

Onkoloji uzmanı Doç. Dr. Akın Öztürk, 50 yaş altı kanser oranının artışını ve nedenlerini açıkladı.

Okunma Süresi: 3 dk

Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Akın Öztürk, genç yaşlarda kanser görülme sıklığının arttığını belirterek, "1980'li yıllarda 50 yaşın altında kanser görülme oranı yüzde 3-6 seviyelerindeyken, günümüzde bu oranın yüzde 30'lara kadar çıktığı bildiriliyor. Hareketsiz yaşam, işlenmiş gıdaların tüketimi, obezite ve çevresel etkenler bu artışta rol oynayabiliyor" dedi.

Genç Yaşlarda Kanser Görülme Sıklığı Neden Artıyor?

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kanserin ortalama görülme yaşı 68 civarında iken, 50 yaş altındaki kanser vakalarındaki artış dikkat çekmektedir. Doç. Dr. Öztürk, beslenme alışkanlıkları, obezite, fiziksel aktivite eksikliği ve çevresel faktörlerin bu artışta etkili olabileceğini ifade etti.

Öztürk, özellikle beslenme alışkanlıklarının genç yaşlarda kanser görülme sıklığı üzerindeki etkisini vurgulayarak, "Beslenme, yaşam tarzımızın önemli bir parçası. Fast food tüketiminin artması, enerji içeriği yüksek ve işlenmiş gıdaların fazla tüketilmesi, bitkisel gıdaların ise yeterince tüketilmemesi, özellikle kolon ve meme kanseri başta olmak üzere bazı kanser türlerinin genç yaşlarda görülme sıklığındaki artışla ilişkili olabilir" diye konuştu.

Hareketsiz Yaşam ve Obezite ile Mücadele

Hareketsiz yaşamın kilo artışına yol açabildiğini ifade eden Doç. Dr. Öztürk, yağ dokusundaki artışın hormonal dengeleri etkileyebildiğini ve özellikle meme kanseri açısından önem taşıdığını kaydetti. Günümüzde fiziksel aktivitenin giderek azaldığını belirten Öztürk, "Bilgisayar başında uzun süre oturmak ve günlük yaşamda hareketin azalması, kilo artışına zemin hazırlayabiliyor. Hareketsiz yaşamın yanı sıra beslenme düzensizlikleri de sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor" dedi.

Beslenme alışkanlıklarıyla bağlantılı olarak obezitenin de önemli bir risk faktörü olduğuna işaret eden Öztürk, özellikle bel çevresindeki yağlanmanın sağlık açısından risk oluşturduğunu belirtti. Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolünün önem taşıdığını vurguladı.

Kanser Türleri ve Risk Faktörleri

Kadınlarda meme kanserinin, erkeklerde ise prostat kanserinin en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirten Doç. Dr. Öztürk, kolon ve akciğer kanserlerinin de her iki cinsiyette öne çıktığını söyledi. Genç yaşlarda özellikle meme, kolon ve pankreas kanserlerindeki artışın dikkat çektiğini ifade eden Öztürk, kanser gelişiminde birden fazla faktörün birlikte rol oynayabileceğini dile getirdi.

Kanser riskini azaltmak için yaşam tarzında yapılabilecek değişikliklere değinen Doç. Dr. Öztürk, işlenmiş ve şeker içeriği yüksek gıdaların tüketiminin sınırlandırılması, bitkisel gıdalara beslenmede daha fazla yer verilmesi ve düzenli egzersiz yapılmasının önemini vurguladı. Ayrıca, düzenli uyku, stresin yönetilmesi ve fiziksel aktivitenin artırılmasının sağlıklı yaşamın önemli unsurları olduğunu belirtti.

Erken Teşhis ve Tarama Programlarının Önemi

Kanserin erken teşhisinde tarama programlarının önemine dikkat çeken Doç. Dr. Öztürk, özellikle ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin hekimlerine danışarak tarama planlarını oluşturmaları gerektiğini belirtti. Kolon kanserinde kolonoskopi ve gaitada gizli kan testlerinin kullanılabildiğini ifade eden Öztürk, ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan kişilerde taramaların daha erken yaşlarda başlayabileceğini söyledi.

Meme kanseri açısından ailesinde hastalık öyküsü bulunan kişilerin de yaş ve risk durumlarına göre daha erken dönemde değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Öztürk, akciğer kanseri taramasında ise özellikle belirli risk kriterlerini karşılayan yoğun sigara içicilerinde düşük doz bilgisayarlı tomografinin kullanılabildiğini belirtti. Kanser riskini azaltmak ve hastalığı erken evrede tespit edebilmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi ve kişisel risklere uygun tarama programlarının uygulanması gerektiğini sözlerine ekledi.