"Haberin İşçisi"
İstanbul
Kapalı
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,8267 %0.05
56,0199 %0.06
6.801,35 %-0.19
4.194.991 %1.97
İşçi Haber Sağlık Beyinde orta yaşla birlikte dikkat çeken değişim : 50-75 yaş arasında neler yaşanıyor ?

Beyinde orta yaşla birlikte dikkat çeken değişim : 50-75 yaş arasında neler yaşanıyor ?

Yeni araştırmalar, 50-75 yaşları arasında beynin hipokampusunda önemli değişiklikler olduğunu ortaya koyuyor.

Okunma Süresi: 4 dk

İnsan beyninin yaşlanma sürecini hücre düzeyinde inceleyen yeni bir araştırma, yaklaşık 50 ile 75 yaş arasında hipokampustaki bağışıklık hücrelerinde ve genomun düzenlenme biçiminde belirgin değişimler yaşandığını ortaya koydu.

Bulgular, yaş ilerledikçe Alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıklara yatkınlığın neden arttığını anlamaya yönelik yeni ipuçları sunuyor.

Yaşlanmanın beyin üzerindeki etkileri nelerdir?

Yaşlanmayla birlikte insan beyninde meydana gelen değişimleri inceleyen bilim insanları, orta yaştan itibaren özellikle öğrenme ve hafızada önemli rol oynayan hipokampusta dikkat çekici bir dönüşüm yaşandığını belirledi.

Science dergisinde yayımlanan araştırmada, 20 ile 95 yaşları arasındaki 40 nörolojik açıdan sağlıklı kişiden ölüm sonrası alınan hipokampus dokuları incelendi.

Hücre düzeyinde değişimler

Araştırmacılar, tek tek hücrelerde genlerin çalışmasını, DNA üzerindeki kimyasal değişiklikleri ve genomun hücre çekirdeği içerisindeki üç boyutlu yapısını birlikte analiz etti.

Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise yaklaşık 50 ile 75 yaşları arasında beynin bağışıklık sisteminde yaşanan değişim oldu.

Beynin bağışıklık hücrelerinde ne gibi değişiklikler gözlemlendi?

Araştırmacılar, beynin başlıca bağışıklık hücreleri olan ve embriyonik gelişim döneminden itibaren dokuda bulunan mikroglia hücrelerinin 50'li yaşlardan itibaren belirgin biçimde azaldığını tespit etti.

Aynı dönemde, bunların yerini moleküler özellikleri bakımından kanda bulunan bağışıklık hücrelerine benzeyen mikroglia benzeri hücrelerin giderek daha fazla aldığı görüldü.

İltihaplanma ile bağlantılı bulgular

Yeni hücre grubunda iltihaplanmayla ilişkili moleküler işaretlerin de daha yüksek olması, söz konusu değişimin yaşlanan beyinde görülen kronik inflamasyonla bağlantılı olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.

Araştırmacılara göre bulgu, embriyonik dönemde oluşan mikrogliaların insan beyninde yaşam boyunca aynı biçimde varlığını sürdürdüğü yönündeki yaygın görüşü de yeniden değerlendirmeyi gerektiriyor.

Kan-beyin bariyerindeki değişimler neler?

Çalışmada yalnızca bağışıklık hücrelerinde değişiklik saptanmadı. Yaş ilerledikçe hipokampusta bulunan astrositler, oligodendrosit öncü hücreleri ve damarların iç yüzeyini oluşturan endotel hücrelerinin bazı gruplarında da azalma görüldü.

Bunların bir bölümü sinir hücreleri arasındaki iletişimin düzenlenmesinde ve kan dolaşımındaki maddelerin beyin dokusuna geçişini sınırlayan kan-beyin bariyerinin korunmasında rol oynuyor.

Genomun üç boyutlu yapısındaki bozulmalar

Araştırmanın bir diğer önemli sonucu ise hücrelerin DNA'yı nasıl organize ettiğine ilişkin. İnsan DNA'sı hücre çekirdeğinin içinde gelişigüzel biçimde bulunmuyor; genlerin hangilerinin aktif ya da pasif olacağını etkileyen karmaşık bir üç boyutlu yapı içerisinde düzenleniyor.

Araştırmacılar, yaş ilerledikçe farklı beyin hücrelerinde bu üç boyutlu genom organizasyonunun giderek aşındığını belirledi.

Alzheimer hastalığı ile ilişkisi nedir?

Yaş, Alzheimer hastalığı ve diğer demans türleri açısından bilinen en önemli risk faktörlerinden biri. Ancak yaşlanmanın beyinde hangi biyolojik süreçler üzerinden hastalık riskini artırdığı halen tam olarak açıklanabilmiş değil.

Yeni çalışma, bağışıklık hücrelerindeki değişimin, artan inflamasyonun, damar sistemindeki dönüşümün ve genlerin düzenlenme biçimindeki bozulmanın birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Ancak araştırma 50 yaşından sonra bu değişikliklerin herkeste aynı biçimde gerçekleştiğini ya da doğrudan Alzheimer'a yol açtığını göstermiyor. Çalışma farklı yaşlardaki kişilerin ölüm sonrası beyin dokularının karşılaştırılmasına dayanıyor; aynı kişilerin yıllar boyunca takip edildiği bir araştırma değil.

Bu nedenle bulunan değişikliklerle demans arasındaki neden-sonuç ilişkisinin ortaya konulabilmesi için yeni çalışmalara ihtiyaç bulunuyor.

Araştırmacılara göre elde edilen hücresel harita, ilerleyen dönemde beynin yaşlanması sırasında hangi biyolojik mekanizmaların hedef alınabileceğini ve nörodejeneratif hastalıkların hangi aşamada ortaya çıkmaya başladığını anlamak için yeni çalışmaların önünü açabilir.