"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı az bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,7883 %0.08
56,1083 %-0.08
6.865,89 %0.94
3.917.998 %3.44
İşçi Haber Sağlık Diş sağlığı ile alzheimer arasındaki bağlantı nedir ?

Diş sağlığı ile alzheimer arasındaki bağlantı nedir ?

Ağız ve diş sağlığı ile beyin sağlığı arasındaki ilişki üzerine yapılan yeni bir araştırma, Alzheimer riskinin arttığını ortaya koydu.

Okunma Süresi: 3 dk

Yeni bir araştırma, ağız sağlığı ile bilişsel sağlık arasındaki olası bağlantıları incelemektedir. Japonya'da gerçekleştirilen çalışmada, yaklaşık 1.400 yetişkinin 10 yıl boyunca takip edilmesi sonucunda diş eti kanaması ve diş eti çekilmesi gibi periodontal sorunlarla demans riski arasında önemli bir ilişki tespit edilmiştir.

Bu araştırma, The Journal of Clinical Periodontology dergisinde yayımlanmış olup, diş eti sağlığının kötüleşmesinin demans türlerinin görülme riskini artırabileceğini göstermektedir. Özellikle, diş eti kanaması yaşayan bireylerde Alzheimer hastalığı riskinin yüzde 61 oranında daha yüksek olduğu belirlenmiştir.

Diş Eti Kanaması ve Demans Riski Nasıl Belirlenmiştir?

Yapılan araştırmada, 1.400 yetişkinin ağız ve diş sağlığı ile nörolojik sağlık durumu 10 yıl boyunca izlenmiştir. Sonuçlar, diş eti sağlığının kötüleştikçe bazı demans türlerinin görülme riskinin de arttığını ortaya koymuştur. En az diş eti kanaması yaşayan bireylerle karşılaştırıldığında, en fazla diş eti kanaması yaşayanların sonraki 10 yıl içinde herhangi bir demans türüne yakalanma riskinin yüzde 56 daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.

Özellikle Alzheimer hastalığı açısından bu risk daha da belirginleşmiştir. Yoğun diş eti kanaması yaşayan bireylerde Alzheimer gelişme riski yüzde 61 oranında artmıştır.

Diş Eti Çekilmesi ve Nörolojik Sağlık İlişkisi Nasıldır?

Çalışmada yalnızca diş eti kanaması değil, diş eti çekilmesi ve dişlerle diş etleri arasında oluşan cepler de incelenmiştir. En ciddi diş eti çekilmesine sahip katılımcılarda, herhangi bir nedene bağlı demans gelişme riskinin yüzde 59 daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, diş ve diş eti arasındaki ceplerin en derin olduğu bireylerde ise herhangi bir demans türünün ortaya çıkma riski yüzde 72 daha yüksek bulunmuştur.

Araştırmacılar, bu sonuçların kötü periodontal sağlığın demans gelişiminde olası bir rolü olabileceği düşüncesini desteklediğini ifade etmektedir.

Ağızdaki İltihap ve Beyin Üzerindeki Etkileri Nasıldır?

Diş eti kanaması ve diş çevresindeki derin cepler, aktif ve ilerleyen inflamasyonun göstergeleri olarak kabul edilmektedir. Araştırmacılar, bu inflamasyonun yalnızca ağızla sınırlı kalmayabileceği üzerinde durmaktadır. Uzun süre devam eden sistemik inflamasyonun kan-beyin bariyerinin işlevini olumsuz etkileyebileceği ve bu durumun inflamatuar maddelerin beyin dokusuna ulaşarak nöroinflamasyon ve sinir hücrelerinde hasara neden olabileceği öne sürülmektedir.

Ancak bu mekanizmanın henüz kesinleşmediği ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca, ağızdaki bazı mikroorganizmaların beyin sağlığıyla ilişkisi de araştırılmaktadır. Daha önce fareler üzerinde gerçekleştirilen deneylerde, belirli bir ağız bakterisiyle oluşturulan enfeksiyonun ardından bakterinin beyinde de tespit edildiği bildirilmiştir.

Daha Büyük Araştırmalara Neden İhtiyaç Duyulmaktadır?

Yeni araştırmanın önemli yönlerinden biri katılımcıların uzun süre takip edilmesi olsa da bazı sınırlılıkları bulunmaktadır. Araştırmada toplam 267 herhangi bir nedene bağlı demans vakası görülmüş, vasküler demans vakalarının sayısı ise yalnızca 51'de kalmıştır. Bu nedenle, diş eti kanamasının farklı demans türleriyle neden farklı düzeylerde ilişkili olabileceği konusunda kesin bir sonuca ulaşılamamıştır.

Bulguların daha büyük ve farklı topluluklardan oluşan çalışmalarla doğrulanması gerekmektedir. Araştırmacılara göre, ağız ve beyin sağlığı arasındaki bağlantı gelecekte daha güçlü kanıtlarla doğrulanırsa, periodontal sağlığın korunması demans riskinin azaltılmasına yönelik önleyici yaklaşımlardan biri olabilir. Şu anda çalışma, düzenli ağız ve diş bakımının önemine dikkat çeken yeni bir veri olarak değerlendirilmektedir.