"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,8439 %-0.00
55,7916 %0.37
6.444,84 %-1.12
4.020.543 %0.49
İşçi Haber Sağlık En Tehlikeli İnsan Kimdir? Bilimsel Araştırmalar Ne Diyor?

En Tehlikeli İnsan Kimdir? Bilimsel Araştırmalar Ne Diyor?

Şiddet riskini inceleyen araştırmalar, geçmiş davranışların ve çevresel koşulların önemini vurguluyor.

Okunma Süresi: 4 dk

Bir insanın tehlikeli olup olmadığını belirleyen unsurlar arasında kişilik özellikleri, psikiyatrik hastalıklar ve geçmiş davranışlar önemli bir yer tutmaktadır. Bilimsel araştırmalar, gelecekteki şiddet riskinin değerlendirilmesinde geçmişteki saldırıların, ölüm tehditlerinin, kontrol davranışlarının ve çevresel koşulların kritik rol oynadığını ortaya koymaktadır.

Geçmiş Şiddetin Rolü Nedir?

Özellikle daha önce şiddet uygulamış olmak, sonraki şiddet davranışları açısından güçlü bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Araştırmalar, narsisizm, psikopatik eğilimler veya bipolar bozukluk gibi kavramların tek başına bir insanı tehlikeli olarak tanımlamak için yeterli olmadığını göstermektedir. Bilimsel açıdan önemli olan, bir kişinin yalnızca nasıl düşündüğü değil; geçmişte nasıl davrandığı, başkalarına yönelik tehditlerinin bulunup bulunmadığı ve davranışlarının zaman içinde nasıl değiştiğidir.

ABD'de yürütülen 34.653 kişilik bir araştırma, geçmiş şiddetin önemini vurgulamaktadır. Araştırmacılar Eric Elbogen ve Sally Johnson, psikiyatrik hastalıklar ile şiddet davranışları arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için katılımcıların verilerini karşılaştırmıştır. Çalışmada geçmiş şiddet davranışları, psikiyatrik hastalıklar, alkol ve madde kullanım bozuklukları ile sosyal koşullar ele alınmıştır.

Tehdit ve Kontrol Davranışlarının Önemi Nedir?

Şiddet riskinin değerlendirilmesinde kişinin yalnızca öfkeli olması veya sert konuşması yeterli bir gösterge değildir. Özellikle yakın ilişkilerde bazı davranışların çok daha ciddi sonuçlarla bağlantılı olduğu bilinmektedir. Trauma, Violence, & Abuse dergisinde yayımlanan bir meta-analizde, yakın partner cinayetiyle ilişkili risk faktörleri incelenmiştir. Araştırmacılar 17 çalışmadan elde edilen 148 etki büyüklüğünü değerlendirmiştir.

Çalışma, erkek failler tarafından gerçekleştirilen ve kadınların mağdur olduğu yakın partner cinayetlerine odaklanmıştır. En güçlü risk göstergeleri arasında daha önce boğma veya boğaz sıkma girişiminde bulunmak, silahla tehdit etmek veya silaha doğrudan erişimin bulunması, öldürme veya ağır zarar verme tehdidinde bulunmak ve karşı tarafın davranışlarını zorlayıcı biçimde kontrol etmeye çalışmak yer almaktadır.

Kişilik Özellikleri ve Şiddet Davranışları Arasındaki Bağlantılar Nelerdir?

Bir insanın tehlikeli olabileceği düşüncesi çoğu zaman narsisizm veya psikopati gibi kişilik kavramlarıyla ilişkilendirilmektedir. Psikolojide Karanlık Üçlü olarak bilinen model, narsisizm, makyavelizm ve psikopatik özellikleri kapsamaktadır. 2025 yılında Personality and Individual Differences dergisinde yayımlanan kapsamlı bir meta-analiz, bu özelliklerle suç davranışları arasındaki ilişkileri değerlendirmiştir. Araştırma, 15 ülkeden 39 çalışmayı ve toplam 15.862 kişinin verilerini içermektedir.

Sonuçlar, Karanlık Üçlü özellikleri ile suç davranışı arasında pozitif bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ancak, bir kişilik özelliği ile suç davranışı arasında ilişki bulunması, o özelliği taşıyan herkesin suç işleyeceği anlamına gelmemektedir. Narsisistik özellikler taşıyan bir kişinin kendisini üstün görmesi, eleştirilere aşırı duyarlılık göstermesi veya başkalarının takdirine ihtiyaç duyması, tek başına şiddet uygulayacağı anlamına gelmez.

Bipolar bozukluk da toplumda zaman zaman saldırganlık ve kontrolsüz davranışlarla yanlış biçimde eşleştirilebiliyor. Oysa bipolar bozukluk, kişinin duygudurumunda, enerji düzeyinde ve davranışlarında belirgin dönemsel değişimlere neden olabilen psikiyatrik bir hastalıktır. 34.653 kişiyi kapsayan ABD araştırmasında da bipolar bozukluk, şizofreni ve majör depresyon tanılarının tek başına gelecekteki şiddet davranışlarını bağımsız olarak öngörmediği bildirilmiştir.

Şiddet riski, geçmiş davranışlar, alkol ve madde kullanım bozuklukları ve diğer koşullarla birlikte değerlendirildiğinde daha anlamlı biçimde açıklanabilmektedir. Bu nedenle, psikiyatrik hastalık tanısından hareketle bir insanı tehlikeli olarak damgalamak bilimsel kanıtlarla bağdaşmamaktadır.

Araştırmalar, tek tek kişilik etiketlerinden çok somut davranışların incelenmesinin değerini ortaya koymaktadır. Kişinin geçmişte başkasına fiziksel zarar verip vermediği, öldürme veya ağır yaralama tehdidinde bulunup bulunmadığı, tehditlerini tekrarlayıp tekrarlamadığı ve karşısındaki kişinin davranışlarını zorla kontrol etmeye çalışıp çalışmadığı gibi sorular, tehlike değerlendirmesinde önem taşımaktadır. Bu sorular, kişilere tanı koymak için hazırlanmış bir test değil, bilimsel araştırmalarda öne çıkan davranışsal risk alanlarıdır.

Sonuç olarak, bilimsel çalışmalar, herkes için geçerli tek bir 'en tehlikeli insan' tipi tanımlamamaktadır. Tehlikenin anlaşılmasında kişilik etiketlerinden çok geçmiş şiddet, somut tehditler ve davranışların tırmanışı öne çıkmaktadır. Kişilik özellikleri veya psikiyatrik hastalıklar üzerinden bireysel tehlikelilik tanısı konulamaz. Şiddet riski profesyonel değerlendirme gerektirir.