Son yıllarda 50 yaş altındaki bireylerde kolorektal kanser vakalarının artışı dikkat çekici bir şekilde gözlemlenmektedir. Bu duruma ilişkin yapılan yeni araştırmalar, beslenme alışkanlıkları, sigara kullanımı ve pestisit maruziyeti gibi çevresel faktörlerin, DNA üzerindeki epigenetik izlerle ilişkili olabileceğini ortaya koymaktadır.
Yeni Araştırmanın Bulguları Neler?
Vall d’Hebron Onkoloji Enstitüsü (VHIO) Hesaplamalı Biyoloji Grubu Başkanı José A. Seoane liderliğindeki araştırma, 21 Nisan 2026 tarihinde Nature Medicine dergisinde yayımlanmıştır. Çalışmada, 50 yaş altındaki ve üzerindeki kolorektal kanser hastalarının DNA metilasyon örüntüleri karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar, beslenme, sigara kullanımı ve çevresel maruziyetlerle bağlantılı epigenetik işaretlerde önemli farklılıklar olduğunu göstermektedir.
Erken Başlangıçlı Kolorektal Kanser Neden Artıyor?
Kolorektal kanser, dünya genelinde en sık görülen üçüncü kanser türü olup, kansere bağlı ölümlerin ikinci en önemli nedeni olarak kabul edilmektedir. Genellikle 50 yaşın üzerindeki bireylerde görülen vakaların yanı sıra, son yıllarda 50 yaşından önce ortaya çıkan erken başlangıçlı kolorektal kanser vakalarında belirgin bir artış yaşanmaktadır. Araştırmacılar, genç hastalarda görülen tümörlerin genetik olarak daha ileri yaştaki hastalardan önemli ölçüde farklı olmadığını, ancak çevresel ve yaşam tarzı faktörlerinin hastalığın gelişiminde etkili olabileceğini ifade etmektedir.
Epigenetik İzler ve Çevresel Faktörler
Çalışmada, bireylerin yaşamları boyunca maruz kaldıkları çevresel ve yaşam tarzı faktörlerini ifade eden “ekspozom” kavramı incelenmiştir. Bilim insanları, bu maruziyetlerin DNA dizisini değiştirmeden genlerin çalışma biçimini etkileyen kimyasal izler bırakabileceğini belirtmektedir. Araştırmada, DNA metilasyonundan elde edilen epigenetik işaretler kullanılarak çevresel ve yaşam tarzı faktörlerine ilişkin risk skorları oluşturulmuştur. Analizlerde, beslenme, tütün kullanımı ve pestisit maruziyeti ile ilişkili epigenetik işaretlerde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.
Pikloram ve Kolorektal Kanser İlişkisi
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, pikloram isimli herbisitle ilgili olmuştur. Araştırmacılar, pikloram maruziyeti ile erken başlangıçlı kolorektal kanser arasında güçlü bir korelasyon sinyali tespit ettiklerini bildirmiştir. ABD'deki kanser kayıtları ile bölgesel pestisit kullanım verilerinin karşılaştırılması sonucunda, pikloram kullanımı ile 50 yaş altında görülen kolorektal kanser vakaları arasında istatistiksel bir ilişki bulunmuştur. Bunun yanı sıra, pestisite yüksek düzeyde maruziyetle ilişkili tümörlerde, kolorektal kanser açısından kritik öneme sahip APC geninde daha az mutasyon bulunduğu gözlemlenmiştir.
Gelecekteki Araştırmalar ve Öneriler
Bilim insanları, pikloram maruziyetinin APC geninde mutasyon olmadan da kanser gelişimini teşvik edebileceği ihtimalini gündeme getirmiştir. Ancak, araştırmanın pikloramın doğrudan kansere neden olduğunu kanıtlamadığını vurgulamaktadır. Bu ilişkinin doğrulanabilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu belirtilmektedir. Araştırmanın sonuçlarına göre, epigenetik işaretler, insanların yaşamları boyunca maruz kaldıkları çevresel faktörleri geriye dönük olarak incelemek için önemli bir araç olabilir. Çalışmanın lideri José A. Seoane, çevresel maruziyetler ve yaşam tarzına bağlı faktörlerin daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini vurgulayarak, erken başlangıçlı kolorektal kanser riskinin azaltılmasında bireysel önlemler ve kamu politikalarının önemine dikkat çekmiştir.
