reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4128 %0.02
52,0813 %0.28
7.391,80 % -1,49
3.646.533 %-6.052
İşçi Haber Sağlık Nipah virüsü nereden kaynaklanıyor ve COVID-19 gibi bir pandemiye dönüşme ihtimali var mı?

Nipah virüsü nereden kaynaklanıyor ve COVID-19 gibi bir pandemiye dönüşme ihtimali var mı?

Nipah virüsü, çevresel yıkım ve zayıf sağlık sistemleriyle bağlantılı bir tehdit olarak ele alınmalı.

Okunma Süresi: 5 dk

Uzmanlar, Nipah virüsünün yalnızca bir sağlık sorunu olarak değil, aynı zamanda çevresel yıkım, insan davranışları ve zayıf sağlık sistemlerinin etkisiyle beslenen bir 'sosyal ve ekolojik' hastalık olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedirler.

Son haftalarda Hindistan'da bildirilen yeni Nipah virüsü vakaları, uzmanları bu ölümcül patojene karşı küresel hazırlıkların gözden geçirilmesi gerektiği konusunda yeniden düşünmeye yönlendirmiştir.

Nipah virüsünün yayılma dinamikleri nelerdir?

Uzmanlar, Nipah gibi virüslerin iklim değişikliğinin etkisiyle yayılabileceği konusunda uzun zamandır uyarılarda bulunuyor. Salgın Hastalıklara Hazırlık Yenilikleri Koalisyonu (CEPI), 2023'te yayınladığı bir raporda, yarasalarda bulunan en tehlikeli viral tehditler arasında Nipah virüsünün de bulunduğunu vurgulamıştır.

Nipah virüsü, ölümcül bir beyin iltihabına ya da ensefalite neden olabilmektedir ve şimdiye kadar ortaya çıkan salgınlarda enfekte olan her 10 kişiden 7'sini öldürmüştür. Griffith Üniversitesi'nden epidemiyolog Dicky Budiman, Nipah virüsünün çevresel yıkım ve insan davranışlarıyla bağlantılı bir hastalık olduğunu ifade etmektedir.

Nipah virüsünün bulaşma yolları nelerdir?

Nipah virüsü, başlıca doğal rezervuarı olan 'Pteropus' cinsi meyve yarasalarından insanlara geçiş yapabilmektedir. İnsanlar, yarasaların tükürük, idrar veya dışkısıyla kirlenmiş meyvelerin tüketilmesi ya da enfekte hayvanlarla doğrudan temas yoluyla bu virüsü kapabilirler.

Virüs, yakın temas halinde insandan insana da geçiş gösterebilmektedir; özellikle hasta bakımı sırasında sağlık çalışanları risk altındadır. Budiman, zayıf gıda güvenliği uygulamaları ve denetimsiz gıda tüketiminin virüsün yayılımını hızlandırabileceğini belirtmektedir.

Nipah virüsünün sağlık üzerindeki etkileri nelerdir?

Hastalık belirtileri başlangıçta ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, kusma ve boğaz ağrısı gibi grip benzeri semptomlar olarak ortaya çıkmaktadır. İlerleyen aşamalarda ise zatürre, solunum yetmezliği ve ensefalit görülebilmektedir. Ağır vakalarda bilinç kaybı, nöbet, koma ve ölüm riski yüksektir.

Hindistan’ın Batı Bengal eyaletinde ocak ayı içinde bildirilen vakalar, bu riskleri yeniden gündeme taşımıştır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, 25 Ocak itibarıyla bölgede iki doğrulanmış, üç şüpheli vaka bulunmaktadır. Bu vakaların bir kısmının sağlık çalışanı olması, hastane içi bulaş ihtimalini artırmaktadır.

Şu anda Nipah virüsüne karşı onaylanmış bir aşı veya spesifik antiviral tedavi bulunmamaktadır. Tedavi, yoğun bakım dahil olmak üzere destekleyici yöntemlere dayanmaktadır. Oxford Üniversitesi’nin Bangladeş’te yürüttüğü aşı denemeleri sürerken, bazı salgınlarda ribavirin ve remdesivir gibi ilaçlar denendi ancak etkinlikleri kesinleşmemiştir.

Uzmanlar, Nipah virüsünün iklim değişikliği, ormansızlaşma ve kentleşme gibi uzun vadeli süreçlerle yakından ilişkili olduğunu vurgulamaktadır. Bu nedenle yalnızca kriz anlarında devreye giren acil önlemler yeterli görülmemektedir. İnsan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan 'tek sağlık' yaklaşımının sürekli gözetim, istikrarlı finansman ve siyasi irade ile desteklenmesi gerektiği ifade edilmektedir.

Budiman, yarasalarla temasın azaltılması, ormanlık alanlardan toplanan meyvelerin iyice yıkanması, kontamine olabilecek gıdalardan kaçınılması ve sağlık tesislerinde hızlı izolasyon ile koruyucu ekipman kullanımının şart olduğunu belirtmektedir. Ayrıca havaalanlarında riskli bölgelerden gelen yolcular için taramanın güçlendirilmesi gerektiği ifade edilmektedir.

Uzmanlara göre, Nipah virüsünün şu an küresel bir salgına dönüşmemiş olması, mevcut stratejilerin yeterli olduğu anlamına gelmemektedir. Aksine, bu durum, harekete geçmek için daralan bir fırsat penceresi olarak değerlendirilmektedir.

Nipah virüsünün COVID-19 gibi bir pandemiye dönüşme ihtimali nedir?

Uzmanlar, COVID-19'un erken uyarı işaretlerini görmezden gelmenin bedelini açık bir şekilde gösterdiğini belirtmektedir. Bu ders, yalnızca pandemiler için değil, Nipah gibi 'sessiz' tehditler için de geçerlidir. Nipah, kriz tırmanmadan önce harekete geçme fırsatı sunmaktadır.

Mevcut bilimsel değerlendirmelere göre, Nipah virüsünün COVID-19 gibi küresel bir pandemiye dönüşmesi olasılığı düşük, ancak tamamen imkansız değildir. Virüsün yayılma dinamikleri ve evrim potansiyeli zaman içinde değişebilir. COVID-19'u küresel bir pandemiye dönüştüren en önemli özelliklerden biri, virüsün kişiden kişiye çok kolay yayılmasıdır.

Nipah virüsü ise şu anda insan-insan bulaşını sınırlı düzeyde göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü ve epidemiyologlar, Nipah'ın normal koşullarda bir kişiden ortalama 1’den az kişiye bulaştığını (R₀ < 1) belirtmektedir. Bu, bulaşın sürdürülebilir bir zincir oluşturma ihtimalinin COVID-19’a kıyasla çok daha düşük olduğu anlamına gelmektedir.

Nipah, COVID-19 gibi ağırlıklı olarak hava yolu ile yayılmamakta; daha çok yakın temas, vücut sıvıları veya hayvan kaynaklı temasla yayılmaktadır. Bu durum, pandemi olasılığını azaltan önemli bir faktördür. Ancak Stanford Üniversitesi’nden epidemiyolog Stephen Luby, virüs insan solunum sisteminde daha güçlü çoğalma eğilimi kazanacak bir adaptasyon geliştirebilirse, bulaşmada artış görülebileceğini ifade etmektedir.

Önemli bir nokta ise, Nipah’ın daha tehlikeli hale gelmesi için radikal biyolojik değişiklikler geçirmesi gerekmemektedir. Bulaşıcılıkta küçük artışlar, geciken tanılar ve yetersiz enfeksiyon kontrolü, yerel sağlık sistemlerini zorlamaya fazlasıyla yeterli olmaktadır. Mevcut bilgiler, klasik halk sağlığı önlemleriyle -erken tanı, izolasyon, temaslı takibi ve sağlık tesislerinde sıkı enfeksiyon kontrolü- salgınların kontrol altına alınabileceğini göstermektedir.

Ancak bu önlemlerin etkinliği, onları destekleyen sistemlere bağlıdır. Tanı kapasitesinin sınırlı olduğu, sağlık çalışanlarının aşırı yük altında bulunduğu ya da toplumsal güvenin zayıf olduğu ortamlarda, iyi bilinen virüsler bile hızla yayılabilmektedir. Hastaneler, koruyucu ekipman, eğitim ya da personel eksikliği olduğunda başlıca yayılım noktalarına dönüşebilmektedir.