Spor dünyasını hareketlendiren iddiaya göre; Kasımpaşa ve Eyüpspor kulüplerine kayyum olarak TMSF’nin atanması, her iki kulübün de nihai karar vericisinin aynı tüzel kişilik olması anlamına geliyor. TFF talimatları, bir kişinin veya kurumun aynı ligde yer alan birden fazla kulüp üzerinde "belirleyici etkisi" olmasını yasaklıyor.
Talimat Ne Diyor? (Madde 76 ve İlgili Maddeler)
TFF ve UEFA kuralları, müsabakaların dürüstlüğünü korumak adına şu temel prensibi gözetir:
- Hiçbir gerçek veya tüzel kişi, aynı ligde yer alan birden fazla kulübün yönetiminde söz sahibi olamaz.
- Bir kulübün hisselerinin çoğunluğuna sahip olan veya yönetimini kontrol eden bir yapı, aynı ligdeki başka bir kulüpte benzer bir yetkiye sahipse, bu durum etik ve hukuki bir engel teşkil eder.
'Aynı Ligde Yer Alamazlar'
Spor gazetecisi Hüseyin Özkök, TMSF'nin her iki kulüpte de kontrolü eline almasının bir "hak ihlali" ve talimatlara aykırılık oluşturduğunu savunuyor. Özkök’e göre; kulüplerin sahipleri veya yönetimini elinde bulunduran yapılar (kayyum olsa dahi) aynılaştığında, bu iki takımın aynı profesyonel ligde yarışması mümkün değil. Bu durumun tespiti halinde, kulüplerden birinin küme düşürülmesi veya lisansının askıya alınması gibi ağır yaptırımlar gündeme gelebilir.
Süreç Nasıl İlerleyecek?
Şimdi gözler TFF Yönetim Kurulu ve Hukuk Müşavirliği'ne çevrilmiş durumda. TMSF'nin devlet kurumu olması ve "geçici yönetim" sıfatıyla bu görevi yürütmesi bir savunma mekanizması oluşturabilir; ancak spor hukuku, "nihaî kararın tek elden çıkıp çıkmadığına" bakıyor. Eğer TFF, TMSF yönetimindeki bu iki kulübün varlığını "rekabete engel" olarak görürse, kulüplerin satış süreci hızlandırılabilir veya talimatlar gereği radikal kararlar alınabilir.
