Türkiye Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Sosyal Dayanışma Vakfı, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) nezdinde yürütülen futbolda bahis ve şike soruşturmasına ilişkin TFF Balgat Ofisi önünde bir basın açıklaması yaptı. Vakfın basın sözcüsü ve eski hakem Serdar Çakman, son dönemde hakemler aleyhine oluşan algıya ve alınacak kararlara dair camianın görüşlerini kamuoyuyla paylaştı.
‘Hakemler potansiyel suçlu ilan edildi’ tepkisi
Serdar Çakman, açıklamasında, soruşturmanın ülke gündeminin başlıca başlıklarından biri haline geldiğini belirterek, bu süreçte hakem camiasına yönelik “haksız ve üzücü iftiralar” ortaya atıldığını söyledi. Çakman, amaçlarının bu haksızlıkların son bulmasına katkı sağlamak olduğuna vurgu yaparak şöyle konuştu; “TFF tarafından futbol kamuoyuna, eşitlik ilkesi çerçevesinde; futbolcular, temsilciler ve TFF mensuplarına yapılan uygulamanın biz hakem ve gözlemcilere de yapılmasını istiyoruz. Camiamızın, yargısız infaz ile potansiyel suçlu gibi ilan edilmesine yönelik tepkimizi bu basın açıklamasıyla dile getirmek zorunda kaldık.”
Eski TFF başkanları döneminde izlenen uygulamalara da dikkat çeken Çakman, hakemlerin yıllar boyunca yasal bahis şirketlerine yönlendirildiğini hatırlattı; “Özellikle hakemlerimiz, günümüzden önceki TFF Başkanları Yıldırım Demirören ve Nihat Özdemir döneminde, yasal bahis şirketlerine üye yapılmaya teşvik edilmiş, maçların bu platformlar üzerinden takip edilmesi istenmiştir. Bu uygulamanın hiçbir sakıncası olmadığı da özellikle belirtilmiştir. Yıllardan beri süren bu uygulamaya rağmen, ortaya çıkan sakıncalı durumun düzeltilmesi için TFF tarafından herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır.”
‘371 hesap tespit edildi, genç hakemler 18–19 yaşında üye yapıldı’
Serdar Çakman, soruşturma kapsamında ortaya çıkan tabloyu rakamlarla anlatarak, genç hakemlerin durumuna ayrı bir parantez açtı. Çakman, “Bahis oynamakla suçlanan genç hakemlerimizin 371’inin bahis hesaplarının bulunduğunu, bu sitelere üye oldukları belirlenen 152 hakemin ise yasal bahis oynadıklarının TFF tarafından tespit edildiğini” aktardı.
TFF yönetmeliklerine göre, hakemlerin yasal ya da yasa dışı hiçbir şekilde bahis oynayamayacağının altını çizen Çakman, buna rağmen sürecin arka planında genç yaşta atılmış adımların bulunduğunu ifade etti; “Genç hakemlerimizin önemli bir kısmı 18–19 yaşında, hayata ve meslek mücadelesine tam anlamıyla başlamadan, konunun ciddiyetini ve hangi davranışın yönetmeliklere aykırı olduğunu idrak etmeden bu sitelere üye olmuş, bazıları da bahis oynamıştır. Bugün bu isimlerin bir bölümünün lisansları bu nedenle haksız yere iptal edilmiştir.”
Çakman, Vakfın duruşunu da netleştirerek, bahsi ‘alışkanlık haline getirip’ çıkar ve kazanç temin eden hakem ve gözlemcilerin kesinlikle yanında olmadıklarını, bu konuda TFF ve adli mercilerin yaptırımlarına katıldıklarını vurguladı. Ancak buna karşılık, sadece verilen bonuslarla ve sınırlı sayıda bahis oynayan hakemlerle, bu işi sürekli hale getirerek yönetmeliklere aykırı kazanç sağlayanların aynı kefeye konulmasının adil olmadığını söyledi.
Bahis sitelerine üyeliklerin teknik yönüne de dikkat çeken Çakman, “Bu platformlara üye olduktan sonra, üyelik iptalinin hukuken mümkün olmadığı, bu nedenle arkadaşlarımızın kayıtlarının sistemlerde görünmeye devam ettiğini” belirtti. Eski TFF başkanları tarafından bu üyeliklerin bizzat teşvik edildiğinin unutulmaması gerektiğini vurguladı. Bu çerçevede, mevcut TFF yönetmeliklerine işaret eden Çakman, klasman düşürülmesi, ihtar, görevden uzaklaştırma ve sezon sonuna kadar maç verilmeme gibi yaptırımların yönetmelikte zaten yer aldığını hatırlattı ve şunları kaydetti:
“Biz Vakıf olarak, mevcut yönetmelikte yer alan bu diğer cezaların uygulanmasını talep ediyoruz. Yani, hakemlik kariyerini tamamen bitiren en ağır yaptırımlar yerine, yönetmelikte düzenlenmiş daha orantılı disiplin hükümlerinin devreye sokulmasını istiyoruz.”
‘Kurunun yanında yaş yanmasın, genç hakemlere bir defaya mahsus af’
Serdar Çakman, hakemlik görevini doğası gereği “adil olma mecburiyeti” ile yürüttüklerini belirterek, aynı adalet anlayışını TFF’den de beklediklerini sözlerine ekledi. Merkez Hakem Kurulu’na da eleştiride bulunan Çakman, açıkladıkları pek çok hususun, MHK tarafından en ince ayrıntısına kadar bilinmesine rağmen bugüne kadar kamuoyuna açık ve net bir duyuru yapılmadığını, bu nedenle kurulun, varlığını borçlu olduğu hakem camiasının yanında durmaktan adeta çekinir bir görüntü sergilediğini söyledi. Çakman, hakemlik ailesi adına şeffaflık vurgusu yaparak, “Camia olarak veremeyeceğimiz hiçbir hesabımız yoktur” ifadelerini kullandı.
Temsilcilik yapısına da değinen Çakman, sayısı 350’ye yaklaşan temsilcilik müessesesinde görev yapanların önemli bölümünün üst düzey yönetici statüsünde olduğuna işaret etti ve bu gruba yönelik ayrıcalıklı uygulamaların bilinen bir gerçek olduğunu dile getirdi. Tüm bunlara rağmen, Vakfın TFF’nin ve adli makamların vereceği kararlara prensip olarak saygılı olduğunu belirten Çakman, temel itirazlarının “kurunun yanında yaşın da yanmaması” gerektiği noktasında toplandığını söyledi.
Bu çerçevede Vakfın talebini de net bir dille ortaya koyan Çakman, yasal olmayan bahis oynamayan, sadece bahis şirketlerince bonus olarak tanımlanan küçük tutarlarla sınırlı biçimde bahis oynayan hakemler için bir defaya mahsus af çağrısında bulundu: “Dileğimiz, yasal olmayan bahis oynamayan, sadece bonuslarla sınırlı bahis işlemi yapan hakemlerimizin bir defaya mahsus affedilmeleri ve haklarında verilmiş kararların, emsal teşkil edecek şekilde, TFF’nin diğer unsurlarına da eşit ve hakkaniyetli biçimde uygulanmasıdır.”
Çakman, son olarak, adaletin tüm paydaşlar için aynı ölçüyle işletilmesini, hakem ve gözlemciler hakkında verilecek kararların da eşitlik ilkesi gözetilerek yeniden değerlendirilmesini istedi.
