Siber güvenlik alanında faaliyet gösteren Kaspersky Global Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT), Microsoft tarafınan sunulan güvenlik yamasındaki eksiklikleri hedef alan yeni nesil bir tehdit keşfetti. Yapılan son incelemelerde, BlackX adı verilen gelişmiş bir bootkit yazılımının Orta Asya bölgesindeki diplomatik misyonları hedef aldığı ve Kaspersky koruma sistemleri tarafından durdurulduğu açıklandı.
Uzmanların detaylı analizleri, bu zararlı yazılımın Windows işletim sistemlerinin önyükleme aşamasındaki kritik güvenlik duvarlarını aştığını gösterdi. Cihazların açılış sürecini manipüle eden bu tehdit, siber saldırganların kurbanların bilgisayarlarında uzun süre fark edilmeden barınmasına olanak tanıyan oldukça karmaşık bir altyapıya sahip bulunuyor.
BlackLotus Tehdidinin Modern Halı
Elde edilen bulgular, BlackX yazılımının 2022 yılında karanlık ağda ticaretine başlanan BlackLotus adlı zararlının güncellenmiş versiyonu olduğunu kanıtladı. Sistem açılışında sadece güvenilir kodların çalışmasını denetleyen Secure Boot mekanizmasını devre dışı bırakabilen yazılım, 'Baton Drop' olarak bilinen bilinen bir açıktan faydalanıyor.
Microsoft firmasının bu güvenlik açığına karşı bir yama yayımladığı bilinse de, korumanın tam olarak aktif hale gelmesi için yöneticilerin bazı manuel konfigürasyon adımlarını uygulaması şart koşuluyor. Bu adımları atlayan çok sayıda kurum ve kuruluş savunmasız kalırken, saldırganlar güncellenmiş sistemlerde dahi bu açıktan yararlanmayı başardı.
Bulut Hizmetleri Casusluk İçin Kullanılıyor
Saldırganların iç ağlara sızıp yönetici haklarını elde ettikten sonra BlackX bootkit yazılımını devreye soktuğunu belirten uzmanlar, faaliyetlerin güvenlik ekiplerinden gizlendiğini vurguladı. Bileşenlerin şifrelenmiş dosyalarla hedeflere aktarıldığı tespit edildi.
Zararlı yazılımın güvenlik kalkanlarını aşma girişimi Kaspersky çözümleri tarafından engellenirken, uzman Georgy Kucherin şu değerlendirmede bulundu: 'Grup, ticari olarak sunulan bir siber suç aracını uyarlayarak Windows'un önyükleme sürecini korumak için tasarlanmış güvenlik mekanizmalarını aşabildi. Bu hibrit yaklaşım, gelişmiş tehdit aktörlerinin yüksek değer taşıyan ağlar üzerinde kalıcı ve görünmez bir kontrol sağlamak için her şeyi sıfırdan geliştirmesine gerek olmadığını gösteriyor.'
(Kaynak ve Görsel: Yeni Şafak)
