Yapay zeka sohbet robotlarının günlük hayattaki entegrasyonu hız kesmeden sürerken, bu teknolojilerin adli vakalarda nasıl bir rol oynaması gerektiği sorusu küresel ölçekte tartışma yaratıyor. Kullanıcıların dijital asistanlarla gerçekleştirdiği yazışmaların soruşturma süreçlerinde delil olarak karşımıza çıkması, güvenlik güçleri ile teknoloji şirketleri arasındaki hukuki sınırların yeniden çizilmesini zorunlu kılıyor.
Suç soruşturmalarında yapay zeka yazışmaları delil oluyor
Dünya genelinde yaşanan çeşitli adli olaylarda, şüphelilerin veya tanıkların yapay zeka modelleriyle yaptığı diyaloglar soruşturmacıların elini güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor. ABD'nin Missouri eyaletinde 19 yaşındaki bir üniversite öğrencisi, kampüs otoparkındaki 17 araca zarar verdikten sonra ChatGPT'ye bu durumu itiraf ederek hapse girip girmeyeceğini sormuştu. Gencin cep telefonundaki yazışma geçmişinin mahkemede delil olarak sunulması, dijital asistan kayıtlarının yargı sürecindeki etkisini gözler önüne serdi.
Benzer şekilde Kanada'nın British Columbia eyaletinde şubat ayında meydana gelen ve 9 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının ardından hukuki süreç başlatıldı. Saldırganın yapay zeka modeliyle gerçekleştirdiği yazışmaları güvenlik birimleriyle paylaşmadığı gerekçesiyle modelin geliştiricisi Openaı şirketine dava açıldı. Yaşanan bu gelişmelerin ardından Openaı Üst Yöneticisi Sam Altman, polise zamanında bilgi verilmediği için özür dilemek zorunda kaldı.
Hukukçular ve uzmanlar yeni mekanizmaların eksikliğine dikkat çekiyor
Teknoloji devlerinin sunduğu bu sistemlerin avukat-müvekkil veya doktor-hasta ilişkisindeki gibi bir gizlilik zırhına sahip olmaması, yazışmaların kolluk kuvvetleriyle paylaşılabilmesine kapı aralıyor.
Ancak uzmanlar, algoritmaların insan iletişimindeki nüansları her zaman doğru anlayamayabileceğine ve yapay zekaya suç bildirim yükümlülüğü yüklemenin risklerine işaret ediyor.
Almanya'daki Goethe Üniversitesinde görev yapan hukukçu Matthew Trail, yapay zeka botlarının asıl amacının işlenmemiş suçları tahmin etmek olmaması gerektiğini vurguladı.
Kanunların henüz bu dijital duruma tam olarak uyum sağlayamadığını belirten Trail, şirketlerin sorumluluktan kaçınmak adına her şüpheli durumu ihbar etmesinin kullanıcı gizliliğini zedeleyebileceğini ve polis teşkilatının iş yükünü katlayabileceğini dile getirdi.
Etik tartışmalar ve gizlilik ilkeleri masada
Kanada'daki Thompson Rivers Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. Robert Diab ise önde gelen yapay zeka modellerinin kullanıcıların suça meyilli olduğunu tespit edebildiğini ifade etti.
Şirketlerin yakın zamana kadar yetkililerin ne zaman bilgilendirilmesi gerektiği konusunda net standartlara sahip olmadığını belirten Diab, güvenlik önlemleri ne kadar gelişirse gelişsin kötü niyetli kişilerin sistemi aşmanın bir yolunu bulabileceğini kaydetti.
(Kaynak ve Görsel: Anadolu Ajansı)
