Samsun'da dünyaya gelen ve doğuştan serebral palsi rahatsızlığı bulunan 34 yaşındaki Kader Dilek Erduran, hayata tutunmak için verdiği olağanüstü mücadeleyle dikkat çekiyor. Tıp dünyasının anne karnındayken sadece yüzde 1 yaşama ihtimali biçtiği Erduran, dünyaya geldikten sonra 45 gün kuvözde kalarak hayata adeta meydan okudu. Henüz bebek yaşlardayken babasını yitiren ve annesinin fedakâr desteğiyle hayata bağlanan Erduran, karşılaştığı tüm fiziksel engellere rağmen yaşam enerjisini asla kaybetmedi.
Beş yaşına basana kadar konuşma yetisini kazanamayan ve uzun süren zorlu tedavi süreçlerinden geçen Erduran, annesinin kararlı tutumu sayesinde bugün toplumsal hayata aktif bir şekilde katılıyor. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Sosyal Hizmetler bölümünde bir süre eğitim alan ve ilerleyen süreçte yeniden üniversite sınavına girmeyi planlayan azimli kadın, engellerin aşılması hususunda topluma örnek oluyor.
Hayata tutunma azmi ve annesinin fedakarlığı
Doktorların anne karnındayken 'yaşamaz' gözüyle baktığı Kader Dilek Erduran, annesinin kendisini aldırmayı kesinlikle reddettiğini ve büyük bir inançla arkasında durduğunu belirtti. Erduran, 'Yaşarsa da kaderim, ölüm varsa da almayın' diyen annesinin kendisinden bile fazla inat ettiğini vurguladı.
Beyninin oksijensiz kalması nedeniyle çocukluk yıllarında büyük zorluklar yaşadığını ifade eden Erduran, uzun soluklu özel eğitimler ve terapiler sayesinde kendini ifade etmeyi başardığını söyledi. Bebekliğinden itibaren fizik tedavi gördüğünü belirten Erduran, tekerlekli sandalyenin kendisi için asla bir pranga olmadığını, aksine bunu bir yaşam biçimi olarak kabul ettiğini dile getirdi.
Toplumdan beklentiler ve sosyal yaşam
Engelli bireylerin evlerine kapanmaması ve sosyal hayattan kopmaması gerektiğinin altını çizen Erduran, günlük yaşamda karşılaştıkları ön yargılara tepki gösterdi. Toplu taşıma araçlarında ve kamusal alanlarda bazı sıkıntılar yaşadıklarını anlatan Erduran, toplumdan acınası bakışlar istemediklerini açıkça ifade etti.
Sosyal hayattan kopmamak adına yaklaşık 10 yıldır el sanatlarından takı tasarımına kadar pek çok farklı kursa katılan Erduran, son olarak bitki, toprak ve çiçek ekimi kursuna başladıklarını söyledi. Bu tür etkinliklerin kendileri için harika birer sosyalleşme alanı olduğunu belirten Erduran, sağlığı elverdiği sürece projelerde yer almaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
(Kaynak ve Görsel: A Haber)
