Restoran ve kafelerde menü fiyatlarının artmasıyla birlikte birçok işletme, müşterilerin bilgisi dışında yüzde 10 ila 20 arasında “servis ücreti” yansıtmaya başlamıştı. Ancak bu kez, özellikle İstanbul’daki bazı işletmeler, adeta masalarına “taksimetre” koydu.
Odatv’den Zeynep Çakır’ın haberine göre, bazı kafelerde ilk siparişin ardından yeni sipariş verilmezse, müşterilerin hesaplarına her yarım saatte bir 50 TL ekleniyor. İşletmeler bunu “masa kullanım ücreti” olarak adlandırıyor. Artan maliyetleri gerekçe gösteren kafe sahipleri, uygulamanın zorunlu hale geldiğini savunuyor.
Ancak vatandaşlar bu yeni sistemi tepkiyle karşılıyor. “Bir çay bile içmeden para ödemek zorunda kalıyoruz” diyen müşteriler, oturmanın dahi ücretli hale gelmesinden rahatsız.
'TÜKETİCİYE HİZMET SUNULMADAN ÜCRET TALEP EDİLEMEZ'
Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal, söz konusu uygulamanın tüketici hukukuna açıkça aykırı olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Son dönemde bazı kafelerde ‘taksimetre’ veya ‘masa işgali’ adı altında ücret talep edilmesi, tüketici hukukuna açıkça aykırı bir uygulamadır. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre, tüketiciye herhangi bir hizmet sunulmadan bedel talep edilemez. Bu tür uygulamalar, haksız ticari uygulama kapsamındadır ve tüketicinin ekonomik davranış biçimini bozmaya yöneliktir.”
‘MENÜDE KÜÇÜK PUNTO BİLGİLENDİRME SAYILMAZ’
Koçal, işletmelerin bu tür ücretlendirmeleri önceden açık, anlaşılır ve görünür biçimde bildirmeleri gerektiğini hatırlattı:
“Bir işletme, oturmakla birlikte herhangi bir sipariş verilmediği halde ‘masa ücreti’ istiyorsa, ortada sunulmuş bir hizmet yoktur. Dolayısıyla bu bedel hukuken geçerli değildir. Ayrıca menüde veya girişte küçük puntolarla yazılmış ifadeler bilgilendirme sayılmaz; tüketicinin onayı olmadan böyle bir bedel tahsil edilemez.”
'KAFELER KAMUSAL ALANLARDIR, TİCARİ META DEĞİL'
TÜKODER Başkanı Koçal, kafelerin toplumsal yaşamın bir parçası olduğunu vurgulayarak işletmelere çağrıda bulundu:
“TÜKODER olarak, işletmelerin ticari kaygılarla tüketicinin özgür alanını daraltan, hizmete erişim hakkını kısıtlayan bu uygulamalardan vazgeçmeleri gerektiğini vurguluyoruz. Sosyal yaşamın parçası olan kafeler, tüketicinin nefes aldığı kamusal alanlardır; oturulan her masa ticari meta değil, toplumsal paylaşım alanıdır. Ticaret Bakanlığı ve yerel idareler bu tür ‘masa ücreti’ uygulamalarını denetlemelidir. Vatandaşlarımız da böyle bir durumla karşılaştıklarında bedeli ödememeli ve Tüketici Hakem Heyetlerine başvurmalıdır. Tüketiciye hizmet sunulmadan ücret talep edilmesi hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz.”
