Yeni bir bilimsel çalışma, yalnızca birkaç dakikalık kutu oyunu oynamanın dahi beyin üzerinde uzun vadeli ve kalıcı yararlar sağlayabileceğini ortaya koydu.
sayısal becerilerin gelişme ihtimali yüzde 76
Oregon Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmada, okul öncesi dönemden ikinci sınıfa kadar olan çocukları kapsayan ve sayı temelli kutu oyunları ile erken matematik becerilerini inceleyen 18 farklı çalışma mercek altına alındı. Araştırma sonuçlarına göre, oyuncuların oyun taşlarını doğrusal bir numara hattı boyunca ilerlettiği oyunlarda, sayısal becerilerin gelişme ihtimalinin yüzde 76 oranında arttığı belirlendi. Çalışmanın yazarlarından Gena Nelson, konuyu seçme nedenlerini erken matematik becerilerinin çocukların ilerleyen okul hayatındaki başarıları açısından güçlü bir gösterge olmasıyla açıkladı. Nelson ayrıca, sayı temelli kutu oyunlarının hem pratik hem de ekonomik araçlar olduğunu vurguladı.
İnceleme, doğrusal sayı içeren kutu oyunlarıyla yapılan kısa süreli oyunların; sayma, sayı farkındalığı ve nicelik kavrayışı gibi temel erken matematik yetkinliklerini önemli ölçüde artırabildiğini gösterdi.
kutu oyunları yetişkinler için de faydalı
Yaklaşık 20 yıllık deneyime sahip olan ve kendi şirketini yöneten beyin ve biliş uzmanı Natalie Mackenzie ise kutu oyunlarının yalnızca çocuklar için değil, yetişkinler için de faydalı olabileceğini belirtti. Mackenzie, bu oyunların dikkat süresini desteklediğini, hafızayı canlı tuttuğunu ve problem çözme yeteneklerini geliştirdiğini ifade etti.
The Independent’a konuşan Mackenzie, kutu oyunlarının beyinde aynı anda birçok bölgeyi ve sistemi etkin hale getirdiğini belirtti. Planlama, karar alma ve dürtü kontrolü gibi yürütücü işlevlerden sorumlu olan prefrontal korteksin; adım sayma, kuralları hatırlama ve hamleleri organize etme sırasında aktif rol oynadığını aktardı. Bunun yanı sıra, öğrenme ve hafıza merkezi olarak bilinen hipokampusun da dizilerin ve örüntülerin hatırlanması ile tekrar edilmesinde önemli bir işlev üstlendiğini söyledi.
Mackenzie ayrıca, bu oyunların görsel algı, mekânsal farkındalık ve fiziksel hareketi kapsayan çoklu duyusal girdiler sunduğunu, bunun da beyin gelişimini desteklediğini ifade etti. Özellikle genç ve esnek beyinler için bu tür uygulamaların büyük önem taşıdığını vurguladı.
Kaynak: The Independent Türkçe
