Türkiye'nin saklı kalmış hikayeleri ve eşsiz rotaları
Türkiye'nin dört bir yanında, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, geçmişten bugüne taşıdıkları sıra dışı hikâyelerle de dikkat çeken köyler bulunuyor. Bazıları yüzlerce yıllık mimarisini korurken bazıları terk edilmiş evleriyle adeta açık hava müzesini andırıyor. Bu yerleşimlerin kimisi yüzyıllardır değişmeyen sokaklarıyla, kimi ise terk edilmiş yapıları ve sıra dışı geçmişiyle Türkiye'nin en ilginç rotaları arasında yer alıyor.
Hamsiköy ve Kuyucak Köyü'nün benzersiz kimliği
Trabzon'un Maçka ilçesinde, Zigana Dağı'nın kuzey eteklerinde bulunan Hamsiköy, ismiyle bile merak uyandıran yerleşimlerden biri. Köyün adı Arapça 'Hamse köy' ifadesinden geliyor ve aslında beş ayrı yerleşim yerinin ortak adı olarak kullanılıyor. Tarihi İpek Yolu'nun kuzey güzergâhında yer alan Hamsiköy, geçmişte yolcular için önemli bir konaklama noktasıydı. Bugün ise köy, sisli dağ manzaraları, tarihi konakları ve çeşmeleri kadar meşhur Hamsiköy sütlacı ile tanınıyor.
Isparta'nın lavantalarıyla özdeşleşen Kuyucak Köyü, özellikle yaz aylarında bambaşka bir görüntüye bürünüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın aktardığı bilgilere göre Kuyucak'ta yaklaşık 5 bin dekarlık alanda lavanta yetiştiriliyor. Köy, Türkiye'nin lavanta üretiminde önemli bir paya sahip olmakla kalmıyor, aynı zamanda görsel bir şölen sunuyor.
Antik çağdan günümüze taşınan miras: Kapıkırı ve Mustafapaşa
Muğla'nın Milas ilçesine bağlı Kapıkırı, sıradan bir köy görüntüsünün çok ötesinde bir geçmişe sahip. Çünkü köy sınırları içerisinde, antik çağın önemli kentlerinden Herakleia bulunuyor. Bafa Gölü'nün kıyısındaki bu yerleşim, bir zamanlar denizle bağlantılı olan Latmos Körfezi'nin bir parçasıydı.
Kapadokya'nın turistik merkezlerinden biraz farklı bir hikâyeye sahip olan Mustafapaşa, eski adıyla Sinasos olarak biliniyor. Ürgüp'e yaklaşık 5 kilometre mesafedeki köy, tarihi evleri ve dini yapılarıyla dikkat çekiyor. Mustafapaşa, 2021 yılında Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün En İyi Turizm Köyleri listesinde yer aldı.
Mübadele izlerini taşıyan Eski Doğanbey, Birgi ve Şirince
Aydın'ın Söke ilçesindeki Eski Doğanbey, geçmişte Rumca 'odalar' anlamına gelen Domatia adıyla anılıyordu. Dilek Dağları'nın eteklerine kurulan köy, mübadele döneminin izlerini günümüze taşıyor. Geç Osmanlı döneminin mimari özelliklerini koruyan yapıları sayesinde Eski Doğanbey, bugün adeta geçmişe açılan bir kapı görünümünde.
İzmir'in Ödemiş ilçesine bağlı Birgi, MÖ 3000'lere kadar uzanan tarihiyle Friglerden Osmanlı'ya kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yaptı. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde de yer alan Birgi, 2022 yılında Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından En İyi Turizm Köyleri arasına seçildi.
İzmir'in Selçuk ilçesine bağlı Şirince'nin hikâyesi, ismi kadar dikkat çekici. 1923'teki nüfus mübadelesi sonrasında büyük bir değişim yaşayan köy, bugün yüz yıllık Rum evleri, dar sokakları ve üzüm bağları ile öne çıkıyor. Şirince, 2023 yılında Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından En İyi Turizm Köyü seçildi.
Tarihi dokusuyla büyüleyen Cumalıkızık, Kayaköy ve Yörük Köyü
Bursa'nın eteklerinde bulunan Cumalıkızık, Osmanlı sivil mimarisinin önemli örneklerini günümüze taşıyor. Yaklaşık 700 yıllık geçmişe sahip olan köy, taş-ahşap-kerpiçten yapılmış evleri ve cumbalı yapılarıyla dikkat çekiyor.
Listenin en çarpıcı yerlerinden biri Fethiye'deki Kayaköy. Yamaçlara sıralanmış yüzlerce yapıdan oluşan köy, uzaktan bakıldığında adeta terk edilmiş bir şehir görüntüsü veriyor. Mübadele sonrasında boşalan köy, bugün tarihi atmosferiyle ziyaretçilerini ağırlıyor.
Safranbolu'ya yaklaşık 11 kilometre uzaklıkta bulunan Yörük Köyü ise 1997 yılında kentsel sit alanı ilan edilmiştir. 93 tescilli eserin bulunduğu köyde, tarihi konakların büyük bölümü geleneksel Safranbolu evlerini andırsa da kendine özgü mimari düzeniyle açık hava müzesini andırıyor.
(Kaynak: Sabah)
